OFİS
OFİS
FABRİKA
FABRİKA 2
+90 555 396 32 04 Pzt - Cm 09:00 - 18:00 Gaziantep Üniversitesi Teknopark Şahinbey/Gaziantep
0342 238 31 38 Pzt - Cm 09:00 - 17:00 Sanayi mah. 60214 No Cad. No:51/1 Şehitkamil/Gaziantep
+90 506 969 84 96 Pzt - Cm 08:00 - 17:00 Küsget Sanayi Sitesi D Blok 60034, Nolu Cd No:20
Uluslararası Standart
TSE - CE - ISO
Yerli Üretim
MADE IN Türkiye
Memnuniyet
%100 Mutlu Müşteri
TEKLİF AL

Sıkça Sorulan Sorular

Beton Kürleme Buhar ihtiyacı Ne Kadardır ?

Beton Kürleme Buhar ihtiyacı Ne Kadardır ?

sizlerden gelen ve kapasite miktarının hesaplaması genellikle zor olan beton kürleme kapasite ihtiyacını 4-6 bar işletme basıncında ve 1m3beton/saat beton kürlemek için 20kg/h buhara ihtiyaç vardır.

Endüstriyel Enerji Nedir?

Bir cisimde bulunan ve ortaya bir iş çıkarmaya yarayan güce denir. Dünyada hayat, evrendeki enerji sayesinde meydana gelmiştir.

Bu enerjinin çoğu güneşten gelir. Güneş enerjisi toplu olarak kömürde, tahtada, benzinde birikmiş olarak bulunur. Güneş, yeryüzündeki suların buharlaşıp yağmur olarak yağmasını, böylece bir enerji kaynağı olan akarsuların oluşumunu da sağlar. İnsanlık, yeni enerji kaynaklarının keşfiyle paralel olarak ilerlemiştir.

Enerji, birincisi kütle olan fizik biliminin İki önemli unsurundan biridir. Fizik bilginleri enerjiyle kütlenin aynı fikrin İki ayrı durumu olduğunu ileri sürerler. Enerjinin birçok şekillerini kimyasal değişmeler sayesinde elde etmek mümkündür. En önemli enerji kaynaklarından biri de, atom çekirdeğinde bulunur. Bir sistemin enerjisi, o sistemin yapabileceği azami iştir. İş, fizikte bir cisme, bir kuvvetin tesiri ile yol aldırma, yerini değiştirme şeklinde tarif edilir.

İş (W), kuvvet (F) ve kuvvetetkisiyle cismin aldığı yol (x) ile gösterilirse, W= F.x olur. Kuvvet tatbik edilen cisimlerin hızları değişir. Bütün hareketli cisimler, hıza sahip oldukları için, aynı zamanda yukarıdaki iş tarifinden gidilerek enerjiye sahip oldukları da çıkarılabilir. Yani, hıza sahip olan cisimler zinde bir kuvvetin sahipidirler. Bu kuvvetle iş yapabilirler.

Hızla çarpışan iki şişenin birbirini kırması, sahip oldukları enerji sebebiyledir. Hareketli cisimlerin sahip oldukları bu enerjiye “kinetik enerji” denir. Kinetik enerji, o cismin kütlesi ile hızının karesinin çarpımının yarısına eşit olur (E= 1/2 mv2 ). Sürtünmesiz bir ortamda duran bir cisim bir (F) kuvvetinin etkisiyle harekete geçer ve bir (x) yolu sonunda (v) hızını kazanırsa, kuvvetin yaptığ iş, cismin kazandığı kinetik enerjiye eşit olur (F.x= 1/2 mv2 ). Eğer kuvvet, hareketli cisme tesir etti ise, o zaman o cisim üzerine yapılan iş, o cismin kinetik enerjisindeki değişmeye eşittir.

enerji

Potansiyel enerji: Cisimlerin durumları sebebiyle iş yapabilecek halde olmalarıdır. Yer çekimi potansiyel enerjisi, yerin çekim kuvveti etkisindeki cisimlerin, yerden belli bir yükseklikte bulunmaları ile sahip oldukları enerjidir. Yapabilecekleri iş, kütlelerin, yerçekimi ivmesi ve bulundukları yüksekliğin çarpımıyla verilir. Potansiyel enerji= m.g.h ifadesinde, g yerçekimi ivmesini gösterir ve değeri sabittir. Esnek cisimler kuvvet tatbiki ile sıkışma ve uzama yapabildikleri için, potansiyel enerjiye sahip olabilirler. Yani, bir kuvvet sebebi ile üzerlerine yapılan işi, potansiyel enerji olarak depo edebilirler.

Bir yayın biriktirdiği potansiyel enerji, esnekliğini gösteren sabit bir sayı ile uzama ve sıkışma miktarının karesinin çarpımının yarısı ile verilir. E= 1/2 k.x2 formülünde k sabitine, yay sabiti denir ve yayın sertlik derecesini gösterir. Kinetik enerjiye ve potansiyel enerjiye mekanik enerji denir. Mekanik enerji korunumludur. Aralarında değişme olabilir. Yüksekteki bir taş düşerken, potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.

Hareketli bir cisim bir yayı sıkıştırırken, kinetik enerji, yayın biriktirdiği patansiyel enerji haline geçer. Düşen bir su kütlesinin potansiyel enerjisi, kinetik enerjihaline dönüşür. Bu kinetik enerji bir türbini döndürebilir. Bu türbinin dönme mili, bir su kabı içindeki karıştırıcıyı da döndürürse, kap içindeki suyun, sıcaklık derecesinin yükseldiği görülür. Suyun kazandığı ısı, türbini döndüren suyun kinetik enerjisidir.

O halde ısı da bir enerjidir. Isınan cisimler iş yapabilirler. Gaz dolu bir kabın altı ısıtıldığında kabın kapağının yükseldiği görülür. Böylece ısı enerjisi potansiyel enerjiye dönüşmüştür. T sıcaklığındaki bir cismin sahip olduğu enerji, 1/2 K.T2 formülü ile verilir. K Boltzmann sabitidir. İzafiyet teorisinde, her maddenin bir enerjiye karşılık geldiği gösterilmiştir. Bir cismin kütlesinin, ışık hızının karesi ile çarpımı o maddenin enerji karşılığını verir (E= M.C2 ).

Modern fizik, enerji naklinin (transferinin) çok küçük miktarlar (enerji paketleri) halinde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu küçük miktarlara (enerji paketlerine) kuvant denir. Bu hale de enerjinin kuvantumlu oluşu denir. En geniş manada enerjinin korunumlu olması, isim değiştirse de enerji miktarının değişmemesi demektir. Mesela kütle yok olmakta, fakat kütlenin karşılık geldiği enerji, ısı enerjisine dönmektedir.

Enerji kanunları
Güneşin yaydığı elektromagnetik dalgalar enerji taşırlar. Bu sebepten güneş önemli bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinin sanayideki yayılma miktarı 4×10 33 erg’dir. Güneşte, elektronlarını yüksek sıcaklık sebebi ile kaybetmiş olan hidrojen atomları birbirleri ile nükleer reaksiyonlara girerek, Helyum çekirdeği haline gelmekte ve reaksiyondaki kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkmaktadır.

Bu enerji radyasyon yoluyla güneş etrafına yayılmaktadır. Jeolojik devirler boyunca toprak altında kalan canlı organizmalar, bugün çıkarılıp ısıya çevrilerek enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Bitki artıkları “maden kömürü” tabakalarını ve linyit yataklarını meydana getirmiştir. Diğer canlı organizmalar da petrol ve tabii gaz haline gelmişlerdir. Belli bir yükseklikteki su, yüksekliği nispetinde bir potansiyel enerjiye sahiptir. Bu potansiyel enerjiye “hidrolik enerji kaynağı” denir. Bu kaynaktan elektrik enerjisi elde edilir. Bütün enerji şekilleri iki bölüme ayrılır:

Potansiyel enerji
Bir cismin bulunduğu yer veya durumdan dolayı edindiği enerji miktarıdır. Bir cismin yerini veya durumunu değiştirmekle, o cismin ilk durumunda yapacağından daha çok iş yapabilmesi sağlanmışsa, cisme bir potansiyel verilmiş demektir.

Kinetik enerji
Cisimlerde, hareket halinde olmalarından dolayı bulunan enerjidir. Yüksekten dökülen su, bir değirmen tekerleğine çarptığında, bu cisimlerdeki potansiyel enerji (gizli güç), kinetik enerjiye (devrimsel güç) e çevrilebilir. Enerji daima bir şekilden ötekine çevrilebilir. Enerji değişimlerine tabiatta de çok rastlanır. Evrendeki enerji miktarı hiç bir zaman kaybolmaz. Enerjilerin dönüşümünün incelenmesi, «Enerjinin Korunması Kanunu» nu meydana getirmiştir. »Bu ilkeye göre, «enerji kendiliğinden var olmaz, kendiliğinden kaybolmaz».

Nükleer enerji
Atomun kütle kaybına karşılık gelen enerjidir. Nükleer reaksiyonlarda, kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkar.

Rüzgar enerjisi
Yani basınç farkları sebebiyle hava moleküllerinin kazandıkları kinetik enerji ve (gel-git) denilen suların yükselmesi ve alçalması da enerji kaynağı olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dalgalar ve denizlerin dip ve yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı da bir enerji kaynağıdır.

Jeotermal enerjisi
Yer kabuğundaki kızgın magma tabakasındaki ısı enerjisidir. Bu tabakaya temas eden su, yüksek basınçlı buhar halinde yeryüzüne çıkar veya çıkarılır.

Elektrik enerjisi
Enerji naklinde elektrik enerjisi kullanılır. Bu alternatörün rotorunun dönme eksenine bağlı türbin (su veya buhar türbini), başka bir enerjiyle (barajlarda yüksekten düşen su ile veya termal ve nükleer santrallarda buhar kazanlarındaki buhar basıncı ile) döndürülürse, elektrik enerjisi elde edilir. Elektrik enerjisi aynı zamanda güneş pillerinden de elde edilmektedir.

Enerjinin biçimleri
Enerji birçok biçimde var olabilir: Doğa bilimlerinin içerisinde, çeşitli enerji biçimleri tanımlanabilir.

kimyasal enerji :Yemek, pil vb. maddelerdeki depolanmış enerjidir.
Isı enerjisi : Atomların hareketinin enerjisidir.
Potansiyel enerji: Bir maddenin durumuna göre sahip olduğu enerjidir (yokuştaki tekerlek, esnetilmiş lastik veya havada tutulan top gibi).
Kinetik enerji: Bir maddenin bir yerden başka bir yere gitmek veya dönmek için ihtiyaç duyduğu enerji türüdür.
Manyetik enerji: Potansiyel enerji ile kinetik enerjinin toplamıdır.
Elektrik enrjisi: Elektronların hareketlerinden kaynaklanan enerjidir.
Manyetik enerji: Sadece metallerin sahip olabildiği, atomların dizilimine bağlı çekme veya itme hareketine dönüşebilen enerjidir.
Nükleer enerji: Atomların içlerinde sakladıkları enerjidir.
Işık enerji: Maddelerden yansıyıp görüntü oluşturan enerjidir.
Ses enerjisi: Canlıların duyma organı tarafından algılanabilen enerji türüdür.
Yukarıdaki liste, enerjinin muhtemel listesi tamamlamak zorunda değildir. Ne zaman doğa bilimcileri enerji korunumu yasası ile çelişen bir olay keşfederlerse, durumu açıklayacak yeni biçimler eklenebilir.

Isı ve iş, sistemin özelliklerini göstermemeleri fakat transfer edilen enerji süreçlerinde olmalarından dolayı özel durumlardır. Genellikle, bir cisimde ne kadar ısı ya da işin bulunduğunu ölçemeyiz fakat bunun yerine belirli yollarla, verilen durumun olduğu sırada, sadece cisimler arasında transfer edilenin ne kadarının enerji olduğudur.

Enerjinin çeşitleri sınıflandırılabilir. Yukarıda sıralananların bazıları listede olanların diğerlerini içerebilir ya da kapsayabilir. Depolanan enerjinin çeşitleri potansiyel enerji olarak adlandırılan doğanın temel kuvvetlerine bağlıdır. Potansiyel enerji, özel bir kuvvet çeşidinin ( kuvvet alanı, alan) etkisi altında olan cisimlerin ya da parçacıkların düzeni içerisinde kaydedilmesidir. Bunlar yer çekimsel enerji ( kütlelerin bir yer çekimsel alan içerisinde toplanması yoluyla depolanan enerji), nükleer enerjinin farklı çeşitleri ( nükleer ve zayıf kuvvetten yararlanarak depolanan enerjidir.), elektriksel enerji ( elektrik alandan…), ve manyetik enerji ( manyetik alandan…).

Diğer alışılmış enerji çeşitleri kinetik ve potansiyel enerjinin karışımının değişimidir. Bir örnek: genellikle makroskobik düzeyde kinetik ve potansiyel enerjinin toplamı mekanik enerjidir. Maddeler içerisindeki elastik enerji ayrıca atomlar ve moleküller arasındaki elektriksel potansiyel enerjiye bağlıdır. Kimyasal enerji elektriksel potansiyel enerji haznesinden salınan ve depolanan ve molekülleri ya da atomik çekirdekleri etkileşime sokan enerjidir.

Klasik mekanik, bir alan içerisindeki konum işlevi olan potansiyel enerji, hızın bir işlevi olan hareket (kinetik) enerji üzerinden hesaplamalar yapar. konum ve hız bir gözlemci çerçevesinde seçilmelidir. Gözlemci çerçevesini tanımlamak için gerekli olan şeylerden biri sıfır noktasıdır.Bu sıklıkla, Dünya’nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.

Hareket ya da potansiyel enerjinin bütün biçimleri sınıflandırılmaya girişilmiştir. Richard Feynman şunun altını çizer:

Potansiyel ve hareket enerjisinin bu tanımı uzunluk ölçüsünün tanımına bağlıdır. Örneğin; biri, ısıl potansiyel ve hareket enerjisini içermeyen, makroskobik potansiyel ve hareket enerjisinden bahsedebilir. Ayrıca, kimyasal potansiyel enerji makroskobik bir kavramla adlandırılır. Daha yakın incelemeler atomik ve yarı atomik ölçekte, onun gerçekten potansiyel ve hareket enerjisinin toplamı olduğunu gösterir. Benzer yorumlar nükleer potansiyel enerji ve diğer enerji biçimlerinin en yaygın olanlarına uygulanır. Eğer çeşitli uzunluk ölçekleri ayrıştırılırsa, uzunluk ölçeğindeki bu bağımlılık, genelde olduğu gibi problemli değildir. Fakat, farklı uzunluk ölçekleri gruplandırıldığı zaman karmaşa yükselebilir. Örneğin, sürtünme makroskobik işi mikroskobik ısıl enerjiye dönüştürdüğü zaman böyle olur.

Enerji, çeşitli verimlerde farklı biçimler arasında dönüştürülebilir. Bu arasında dönüştürülen ögelere enerji düşürücü denir.

Enerji transferi
Enerji olgusu ve transferi en doğal olayı açıklama ve tahmin etmede hayati önem taşır. Enerjinin bir biçimi sık sık isteyerek bir diğerine dönüştürülebilir. Örneğin; bir batarya kimyasal enerjiden elektrik enerjisine; bir baraj, yer çekimsel potansiyel enerjiden hareket eden suyun kinetik enerjisine ve sonunda elektrik jeneratörü aracılığıyla elektrik enerjisine dönüşür.

Enerjinin emek ve ısının iki temel kanunuyla – Carnot teoremi ve termodinamiğin ikinci kanunu- nasıl etkili bir şekilde diğer biçimlere dönüştürüleceği konusunda katı sınırlar vardır. Bir motor çalışması için kullanıldığında bu sınırlar özellikle kanıt olacaktır. Bazı enerji transferleri oldukça etkili olabilir.

Enerji transferinin yönü ( hangi enerji türü hangi enerji türüne dönüşür) genellikle entropi ( var olan tüm serbestlik derecesi içinde eşit enerji dağılımı) göz önünde tutularak tarif edilir. Pratikte bütün enerji dönüşümleri küçük ölçekte imkanlıdır fakat belirli büyük dönüşümler imkanlı değildir çünkü enerji ya da maddenin rastgele daha konsantre biçimlere ya da küçük alanlara taşınacağı istatiksel açıdan pek mümkün değildir.

Big Bang’den bu yana var olan çeşitli potansiyel enerji türleri, tetikleyici bir mekanizma var olduğunda sonradan “ serbest bırakılmış” olan ( kinetik ya da radyan enerji gibi daha aktif enerji türlerine dönüştürülmüş) evrendeki enerji dönüşümlerinin karakterini oluşturmuştur. Uranyum ve toryum gibi ağır izotoplarda saklı bulunan enerjinin nükleosentez yoluyla açığa çıkarıldığı radyoaktif çözülme bu sürecin örneklerinden biridir. Nükleosentez, ağır elementlerin Güneş sistemi ve Dünya’ya dahil edilmesinden önce, süpernova yer çekimi çöküşünden çıkan yer çekimsel potansiyel enerjiyi ağır elementlerin yaratılmasında depolayan bir süreçtir. Bu enerji nükleer fisyon bombalarında ya da sivil nükleer enerji üretiminde tetiklenir ve serbest bırakılır.

Benzer olarak, kimyasal patlama durumunda, kimyasal potansiyel enerji çok kısa bir zaman diliminde kinetik ve ısıl enerjiye dönüşür. Buna başka bir örnek ise sarkaçtır. Sarkacın en yüksek noktasında kinetik enerji sıfırdır ve yer çekimsel potansiyel enerjisi en yüksek düzeydedir. En aşağı noktasında ise kinetik enerjisi maksimumdur ve potansiyel enerjisindeki azalmaya eşittir. Eğer sürtünme ve diğer kayıplar göz ardı edilirse,bu süreçler arasında enerji dönüşümü kusursuz olacaktır ve sarkaç sonsuza kadar salınımına devam edecektir.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ NEDİR?
Enerji verimliliği, binalarda yaşam standardı ve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan, birim hizmet veya ürün miktarı başına enerji tüketiminin azaltılmasıdır.

EİE‘nin eğitim, etüt ve bilinçlendirme çalışmaları ile bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %20 ve ulaşım sektöründe %15 olmak üzere dört Keban Barajı inşaa edebilecek yaklaşık 7,5 milyar TL değerinde enerji tasarruf potansiyelimiz olduğu tespit edilmiştir.

Isıtma, aydınlatma ve ulaşım ihtiyaçlarımızı karşılarken, elektrikli ev eşyalarımızı kullanırken, kısacası günlük yaşantımızın her safhasında enerjiyi verimli kullanmak suretiyle, ihtiyaçlarımızından kısıtlama yapmadan aile bütçesine, ülke ekonomisine ve çevremizin korunmasına katkı sağlamamız mümkündür.

Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?
En önemli enerji kaynağı olan petrol ve kömür gibi fosil yakıtlar hızla tükeniyor.
• Enerji üretim ve tüketim süreçlerinde ortaya çıkan sera gazı emisyonları küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en önemli nedenleri arasındadır.
• Kullandığımız enerjinin %70‘ini yurtdışından döviz ödeyerek satın alıyoruz.
• Evimizde ve ulaşımda tükettiğimiz enerjinin faturası aile bütçemizin en önemli kalemlerindendir.
Enerji faturalarımızı düşürmek ve aile ekonomisi katkıda bulunmak, ülkemizin enerjide dışa
bağımlılığı azaltmak ve gelecek nesillere yaşanılabilir bir çevre bırakmak için enerjiyi verimli
kullanalım.
Binalarımızda alacağımız bazı önlemler ve enerji tüketim alışkanlıklarımızdaki küçük değişiklikler bizlere çok şeyler kazandıracaktır.

Endüstri nedir?
İnsanların bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere ham maddeleri, yapılmış eşya haline getiren işlerin bütünüdür.

Sanayi, hammaddeden mamul madde meydana getirmek için yapılan faaliyetler ve kullanılan araçlar olarak tanımlanabilir. Geniş anlamda sanayi kar , sağlayıcı her türlü mal ve hizmet üretimini ifade eder. Zaten sanayi deyince akla hemen fabrika gelir. Fabrika, sanayi işlemlerinin yürütüldüğü binadır.

Fabrikada hepsi birbiriyle bağlantılı olmak üzere çok sayıda işlem belli bir düzen dahilinde yürütülür. Böyle bir tesisin sahibi veya yöneticisine sanayici denir. Kural olarak sanayici kendi parasıyla yatırım yapar. Dolayısıyla kapitalist kavramına dahil edilebilir. Ancak sanayici kendisini işadamı olarak görür. Ve başkalarına iş sağlayan müteşebbis olarak tarif edilmeyi tercih eder. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, imalat en önemli faaliyet, sanayici de toplumda en önemli işleve sahip insan konumundadır.

Tarihte devrim diye adlandırılan çok sayıda gelişme vardır. Ancak bunların hiçbiri 18. asrın sonlarına doğru İngiltere’de yaşanan sanayi devrimi kadar ferdi ve toplumu şekillendirmemiştir. Sanayi devrimi sayesinde elle yapılan üretimin yerini makinelerle yapılan imalat almış ve bunun sonucunda tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmiştir.

Ondan sonra ekonomik ve sosyal gelişmelerin hızı ve çapı giderek yükselmiş ve bugünkü karmaşık ekonomik ve sosyal topluma ulaşılmıştır. Ekonomik faaliyetler arasında tasnif yapıldığında sanayi ile diğer sektörler birbirinden tamamen farklı işler olarak dile getirilir. Gerçekten bu faaliyetler ilk bakışta sanayiden farklı hatta sanayi ile alakasız olarak görülür.

Ancak söz konusu işleri imalat sanayiinden tefrik etmenin hakikatlere ne kadar uyduğu tartışmalıdır. İmalatın özü, girdilerin çıktılara dönüştürülmesidir. Biraz daha açarsak imalat işgücü, hammadde, malzeme ve teknoloji gibi üretim faktörlerinin makine ve tezgahlarda somutlaşan imalat süreçleri vasıtasıyla mamul mala dönüştürülmesidir. Ancak A’dan Z’ye incelendiğinde sanayinin neredeyse tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığı anlaşılır. Şöyle ki, mesela mamul üretimi için gerekli hammaddenin tedarikçiden alımı tam anlamıyla ticarettir. Ayrıca mamul malların paraya çevrilmesi, ciddi düzeyde pazarlama ve satış faaliyetini gerektirir.

Bu arada uluslararası pazara yönelen imalatçı ihracatçı firmalar, otomatikman dış ticaretçi olur. Malların depolanması, istenilen yerlere zamanında ve sağlam bir biçimde nakli hep sanayiciliğin içindedir. İşletme faaliyetinin her safhasında sanayici işinin finansmanını sermaye ve dış kaynaklarla en sağlıklı bir şekilde planlamak ve yürütmek zorundadır. Zaman zaman ortaya çıkan ihtiyaç fazlası parasını likitle verimli menkul değerlere yatırması karlılık bakımından elzemdir. Toparlarsak, üretim çalışmaları arasında yürütülen iç ve dış ticaret, pazarlama-satış, muhasebe, finans, lojistik, mali yatırım gibi işler imalatın ayrılmaz parçasını teşkil eder.

Diğer taraftan imalat işinde en önemli işlerden biri dizayn (tasarım) işlemidir. Dizayn yepyeni bir mamul meydana getirmek veya mamulde işe yarar bir yenilik ortaya koymaktır. Diğer bir deyişle tasarım mutlaka yaratıcılığı gerektiren sanatsal bir uğraştır. Bu nedenle sanayiciliğin sanatı da içerdiğini söylemekte sakınca yoktur. Özetlersek sanayi, çok yönlü olumlu etkileriyle bir numaralı ekonomik faaliyettir. Bu özelliğiyle de her türlü destek ve teşvike fazlasıyla layıktır.

Endüstriyel işletme nedir ?
Elektrik üretim faaliyeti gösteren lisans sahibi tüzel kişiler dışındaki yıllık toplam enerji tüketimleri bin TEP ve üzeri olan, ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmelerdir.

Sözlükte “enerji” ne demek?
1. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan iş yapabilme yetisi, erke.
2. Vücuda canlılık verdiği kabul edilen etkin güç.
3. Belirli bir eyleme dönüşebilecek yeti, gizilgüç.

ENDÜSTRİYEL ENERJİNİN KULLANILDIĞI ALANLAR
Endüstriyel Enerji Sanayi de , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji , Gaziantep sanayisinde Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji üzerine çalışan firmalar , Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji ne için kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olur , Endüstriyel Enerji ne sıklıkla kullanılır , Endüstriyel Enerjiyi verimli kullanma yolları , Enerji tasarrufunda Endüstriyel Enerji , Buhar kazanında Endüstriyel Enerji , kızgın yağ kazanında Endüstriyel Enerji , Kızgın su kazanında Endüstriyel Enerji , Kalirofer kazanlarında Endüstriyel Enerji , verimli enerji çeşitleri , Endüstriyel Enerjiyi verimliliğini arttıran etmenler , Enerji verimliliği nedir , yeşil enerji nedir , Endüstriyel Enerji kapasite hesaplama , Endüstriyel Enerji nerelerde kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olurdu , Endüstriyel Enerjiyi arttıran faktörler nelerdir , ne için Endüstriyel Enerji kullanmalıyız , Endüstriyel Enerji üzerine çalışma yapan firmalar kimlerdir , Buhar kazanın verimliliğini nasıl artırabilirim , Endüstriyel Enerjide verimlilik nedir , Endüstriyel Enerjide verim nasıl hesaplanır , Endüstriyel Enerji verime etki eden faktörler nelerdir , Endüstriyel Enerji buhar kazanlarında ne kadar etkilidir , buhar kazanı satan firmalar kimlerdir , kızgın su kazanı satan firmalar kimlerdir , kalifer kazanı satan firmalar kimlerdir , doğalgaz kazanı satan firmalar kimlerdir , sıcak su kazanı satan firmalar kimlerdir , kazan dairesi bakımı yapan firmalar , kazan dairesinde ne gibi bakımlar yapılır, kazan dairesinde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir , buhar kazanın patlama riski varmıdır , kızgınyağ kazanı patlar mı , kızğınyağ kazanında dikkat edilmesi geren etkenler nelerdir , kazan dairesi peryodik bakımı nedir , kazan dairesinde yapılması gereken etkenler nelerdir , neden Endüstriyel Enerji kullanmamız gereklidir , su şartlandırma ne işe yarar , kazan dairesinde neden yumuşak su kullanmalıyız , Endüstriyel Enerjide tasarrufa gidilecek etkenler nelerdir , Endüstriyel Enerji nasıl kontrol edilir , Endüstriyel Enerji tasarruf projeleri , Endüstriyel Enerjililiği iş birliği nelerdir , Endüstriyel Enerjide enerji verimliliği toplantısı ne zaman yapılır , ısı kayıbını engelleyen etmenler nelerdir , Enerji verimliliği ne işe yarar , Aktif Endüstriyel Enerji nedir ve ne işe yarar , Endüstriyel Enerji verimliliğini arttırma etkenleri nelerdir , enerji verimliğiği nedir ve nasıl arttırılır , Endüstriyel Enerji kapasitesi nasıl hesaplanır , Efektif Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji üretimi yapan firmalar kimlerdir , Doğalgaz da Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Endüstriyel Enerji de elektrik tüketimi nasıl etkiler , Endüstriyel Enerji seminerleri ne zaman yapılır , otomasyonlu Endüstriyel Enerji nedir , ortadoğu türk Endüstriyel Enerji çalışmaları nelerdir , Endüstriyel Enerji proje taahut yapan firmalar kimlerdir , Endüstriyel Enerji de güncel iş olanakları nelerdir , Endüstriyel Enerji hakkında bilinmeyenler hizmetler nelerdir , hangi sektörlerde Endüstriyel Enerji kullanılır , çevre teknolojisinde Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Atık enerji de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , sanayi ve enerji verimliliğin de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmalıdır , Endüstriyel fanlar nedir ve nerelerde kullanılılır , OSB de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Türkiye de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmaktadır , Halıcılar için Endüstriyel Enerjinin önemi nedir , kaliteli enerji nedir ve nasıl üretilir , buhar kazanı satan firmalar arasında öncü firmalar kimlerdir , buhar kazanı almak istiyorum , buhar kazanı alırken nelere dikkat etmeliyim .

Dünya´da Buhar Kazanların Önemi - Tarihçe

Buhar makinesi,buharın içinde var olan ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren bir dıştan yanmalı motordur.Buhar makineleri, lokomatifler , buharlı gemiler , pompalar buharlı traktörler ve endüstriyel devreler olabilir.

Bir buhar makinesi basınç altında buhar üretmek için suyu kaynatacak bir kazana ihtiyaç duyar. Herhangi bir ısı kaynağı kullanılabilir, fakat genelde odun, kömür veya petrol türevi yakıtların yakılmasından elde edilen ateş kullanılır.

Çalışma prensibi olarak, ısı enerjisini alan su buharlaşarak genişler ve bir odacığa alınır, odacık soğutulduğunda sıvı hale geçen buhar vakum yaratır böylece mekanizmaların hareket alması ile mekanik enerjiye yani işe dönüşür.

İçindekiler
İlk örnek

Buhar gücünün ilk faydalı uygulaması
Buhar makineleri◦3.1 Savery makinesi
Newcomen makinesi
Watt makinesi
Buhar türbinleri

Buhar makinesinin verimi
Buharlı ulaşım araçları Buharlı gemiler
Buharlı Lokomotifler
Buharlı otomobil

Buhar makinesi tipleri
Bağlantılar
Kaynaklar

İlk örnek

İskenderiyeli Heron’un yaptığı ilk örnek türbin
Bilinen ilk buhar makinesi diyebileceğimiz örnek Mısırlı mühendis Heron’nun birinci yüzyılda 50 yıllarına doğru mısır iskenderiye’de uçları birbirlerine göre zıt yönleri gösteren iki eğik tüpün yerleştirildiği oyuk bir küreden yaptığı türbin’dir. Kürede su kaynatıldığında buhar borulardan dışarı çıkmakta günümüzde etki tepki kanunu dediğimiz şeyin sonucunda kürenin dönmesine yol açmakta idi. Hero buharlı bir türbin ya da motor icat etmesine rağmen toplumda bir etki yaratmadığından bunu motor aygıtının icadı olarak görülmemektedir

Buhar gücünün ilk faydalı uygulaması
Buhar gücünün Heron tarafından uygulamasından sonra 1679 yılında ilk faydalı uygulama Fransız fizikçi Denis Papin‘den (1647-1712) geldi. İçinde suyun kaynadığı ve biriken buharın suyun kaynama noktasını yükselttiği sıkıca kapanan bir kapağı olan düdüklü tencere icat edilmişti. Papin’in dikkat ettiği şey daha yüksek ısıda kemikler yumuşuyor ve et daha çabuk pişiyordu. Tencereye buhar basıncının çok yükselmesine karşın bir de güvenlik vanası eklenmişti.

Buhar makineleri

Buhar motorunun çalışması
Savery makinesi
1698 yılında, İngiliz mühendis Thomas Savery (1650-1715), ilk ticari olarak satılan buhar makinesini yapmıştır. Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır. Madencinin Arkadaşı olarak tanınmaktaydı.

Çalışma prensibi ise şöyledir:

Buhar kazanından gelen buhar odacığa dolar. Odacık buhar ile doluyken üzerine soğuk su döküldüğünde suya dönüşen buhar vakum yaratır; böylece odacıktaki su seviyesi yükselir. Vana yardımıyla odaya buhar dolduğunda iş yapılmış olur yani madenden su çekilmiş olur. Bu makinede vanalar insan gücüyle sırayla kapatılıp açılması gerekmektedir.

Yüksek basınçla çalıştığından o günün teknolojisine göre bu tip bir buharı güvenli biçimde kullanacak düzeyde değildi. Ayrıca gerekli buharı oluşturmak için suyu ısıtmada çok fazla yakıt gerekliydi. Bu tip makinaların öncülü olan Savery’nin makinası verimi düşük olduğundan fazla kullanılmadı fakat kendinden sonra gelen makinalar için temel teşkil etti.

Newcomen makinesi
Ana madde:

Newcomen makinesinin şematik gösterimi
-Buhar; pembe, su; mavi ile gösterilmiştir.
-Açık vanalar yeşil, kapalı olanlar kırmızıdır.
1712′ de İngiliz mühendis Thomas Newcomen (1663-1729) yeni bir tür buhar makinesi geliştirdi. Bu makinenin Savery Makinesinden en büyük avantajı pistonun bir zincir yardımıyla tahterevalli benzeri bir tür kaldıraca tutturulmuş olmasıydı. Bu kaldıracın diğer ucu ise bir tür tulumbaya bağlanmıştı. Piston silindirin en üst noktasında iken silindirin içine gönderilen soğuk su buharı yoğunlaştırıyordu. Böylece atmosferik basınç pistona aşağıya doğru kuvvet uyguladığı anda su madenden yükseliyordu. Buhar pistona dolunca bu çevrim tekrar ediyordu. Ayrıca daha az tehlikeliydi. Yine de makine istenilen verime ulaşamamış ve yakıt tüketimi azalmamıştı.

Watt makinesi
1764 yılında bozulan Newcomen makinalarından biri onarılması için İskoçyalı mühendis James Watt’a verildi.Makinayı onaran watt aynı zamanda randımanı düşük bu makineyi geliştirmek de istedi. Arkadaşı İskoç kimyacı Joseph Black’tan gizli ısıyı öğrenmiş olan Watt aynı odayı sürekli ısıtıp soğutmanın ne kadar israflı bir şey olduğunu anladı ve aklına iki oda yapmak fikri geldi. Biri sürekli sıcak, diğeri de sürekli soğuk tutulacaktı. Buhar işini yaparken sıcak odada bulunacaktı ve su haline getirilmesi gerektiğinde supaplar sistemiyle soğuk odaya alınacaktı.

Watt 1781 yılına gelindiğinde makinasını iyice geliştirmiş ve pistonun ileri geri hareketini ustalıkla bir tekerleğin dönme hareketine çeviren mekanik aletleride icat etmişti. Watt’ın makine tarihi ve makine mühendisliğine katkıları çok büyük önem taşır.

Buhar türbinleri
1884 yılında İngiliz mühendis Charles Algernon Parsons (1854-1931) ilk başarılı buhar türbinini yapmıştır. Bu sayede yüksek hızlı gemi yapımı kolaylaşmış. jeneratörlerin de kullanılması kolaylaşmıştır.

Buhar makinesinin verimi
James Watt’ın geliştirmesine rağmen buhar makinalarının verimi halen %7 civarında idi kalan %93 boşa giden ısı olarak kayboluyordu.

Buhar makinasının verimini inceleyen ilk kişi Fransız fizikçi Nicolas Leonard Sadi Carnot’tur (1796-1832) 1824 yılında yayımladığı Ateşin Tahrik Kuvveti Üzerine isimli kitabında buhar makinasının maksimum veriminin en sıcak halindeki buhar ile en soğuk halindeki suyun sıcaklığı arasındaki farka bağlı olduğunu gösterdi. Carnot ısı ve işin birbirlerine dönüşmesi yolunu ilk olarak ele alan kişi olduğundan Termodinamik biliminin kurucusu kabul edilmektedir.

Buharlı ulaşım araçları
Buharlı Gemiler
1787 yılına kadar buharlı motorlar sadece su pompalarını ve tekstil makinalarını çalıştırmak için kullanılmıştı. 22 Ağustos 1787 yılında ise Amerikalı mucit John Fitch (1743-1798) ilk vapuru Delaware Nehri’ne indirmiştir. Bir süre Philaderphia ile Trenton arasında düzenli vapur yolculuğu yapılmasını sağlamıştır.Fakat Fitch ticari anlamda başarı kazanamamıştır. 1807 yılına gelindiğinde ise yine Amerikalı mucit olan Robert Fulton saatte 8 km hızla giden adını Clermont koyduğu kırk metre uzunluğundaki vapurları Hudson Nehri’nde işletmeye başladı. Bu sefer Fitch’in tersine ticari başarı kazanıldığından Fulton vapuların mucidi kabul edilmektedir. 1809 yılında ise Moses Rogers komutası altındaki Phoenix okyonusa açılan ilk buharlı vapur oldu. 1811 yılında Mississippi Nehri üzerinde işleyen ilk gemi New Orleans faaliyete geçti.

Okyanusu aşan ilk gemi ise 1819 yılında Georgia Savannah’tan İngiltere’deki Liverpool’a beşbuçuk haftada ulaşan Savannah isimli gemi oldu. Yolculuğun büyük kısmı yelkenlerin açılması ile bitirildiğinden aslında buharlı gemi sayılmazdı.

1827 yılında Türbinlerin ve gemi pervanesinin keşfedilmesi sonucu , pervanenin yan çarktan daha etkili olduğu anlaşıldı ve gemi teknolojisi hızla gelişti

Buharlı Lokomotifler

Buharlı lokomotifin çalışması
İlk buharlı motorların gemilerde kullanılmasından sonra 1804 yılında Richard Trevithick bir vagonun şasesi üzerine sabit bir buhar motoru yerleştirerek dünyanın ilk buharlı lokomotifini üretti. Yaptığı özel yolda lokomotifini hareket ettirerek gösteri düzenlemiş fakat bundan ticari bir kazanç elde edememiştir.

1825 yılına gelindiğinde ise İngiliz mucit George Stephenson geliştirilmiş buharlı motorlardan faydalanarak ilk buharlı lokomotif denebilecek ve adına Rocket dediği aracı yaptı.

Buharlı otomobil[değiştir | kaynağı değiştir]

Bilinen ilk örnek Fransız mühendis Nicolas Joseph Cugnot tarafından yapılan Fardier’dir. Nicholas Joseph Cugnot küçük ölçekte yaptığı iki kazanlı Newcomen makinesini üç tekerlekli bir arabaya yükleyerek 1769 yılında deneme yapmıştır. Fakat buharlaşma yoluyla azalan kazan suyunu yenileyecek bir sistem olmadığından araç 15 dakikada bir durmak ve su ikmali yapıp suyun kaynamasını beklemek gerekmekteydi.

Buharlı otomobil

Bilinen ilk örnek Fransız mühendis Nicolas Joseph Cugnot tarafından yapılan Fardier’dir. Nicholas Joseph Cugnot küçük ölçekte yaptığı iki kazanlı Newcomen makinesini üç tekerlekli bir arabaya yükleyerek 1769 yılında deneme yapmıştır. Fakat buharlaşma yoluyla azalan kazan suyunu yenileyecek bir sistem olmadığından araç 15 dakikada bir durmak ve su ikmali yapıp suyun kaynamasını beklemek gerekmekteydi.

Buhar makinesi tipleri

Buhar makineleri iki ana başlıkta sınıflandırılabilir.
•1 ) Teknoloji kullanımına göre
1.1) Pistonlu buhar makinaları

1.2) Türbinli buhar makinaları

2) Uygulama alanlarına göre
2.1) Durağan (Sabit) buhar makineleri

2.1.1) Sarımlı,dönen milli motorlar ve frekanslı olarak duran ve tersine hareket edebilen basit uygulamalar

.2.1.2) Nadiren duran ve tersine hareket ihtiyacı olmayan güç sağlayan motorlar.(Tüm termal güç istasyonları, değirmenler, fabrikalar.)

2.2) Araç Motorları

2.2.1) Buharlı bot ve gemiler

2.2.2) Buharlı lokomotif

2.2.3) Buharlı otomobil

2.2.4) Buharlı iş makineleri

2.2.4.1) Buharlı yol silindiri

2.2.4.2) Buharlı traktör

Kızgın Yağ Tesisatı Yapımında Dikkat Edilecek Hususlar

Kızgın Yağ Tesisatı Yapımında Dikkat Edilecek Hususlar
1.Termik Yağ Genleşme Tankı : Tesisattaki (kazan dahil) toplam termik yağ hacminin en az %30 hacminde olmalıdır. Genleşme tankının çapı mümkün olduğunca küçük (atmosferle temas eden yüzeyin küçük olması için) olmalı ve tank dik silindirik şekilde yerleştirilmelidir.
2.Rezerve Yağ Tankı : En az tesisattaki bütün termik yağ hacminin 1.5 katı hacimde olmalıdır.
3.Termik Yağ Sirkülasyon Pompaları : Yüksek sıcaklıklar için özel dizayn edilmiş, tercihen hava soğutmalı, çelik döküm veya sfero döküm olmalıdır.
4.Termik Yağ Doldurma Pompaları : Oda sıcaklığında termik yağın viskozitesine göre dizayn edilmiş, dişli pompalar kullanılabilir.
5.Vanalar, Çekvalfler, 3-Yollu Vanalar : Termik yağın çalışma sıcaklığına dayanıklı olmalı, iç parçalarında bakır veya bakır alaşımları kullanılmamalıdır. Vanalar PN16 sfero döküm veya PN25/40 çelik döküm olmaldır.
6.Filtreler : Tesisatta yağ ile birlikte taşınan katı maddeleri tutarlar. Zaman zaman temizlenmeleri gerekir. Filtre yüzeylerini mümkün olduğunca büyük seçmek temizlenme sıklığının azaltılması bakımından uygun olur. Filtrenin kirlenmesi ile oluşacak direnci görebilmek ve müdahale edebilmek için filtre giriş ve çıkışına mutlaka birer manometre bağlanmalıdır.
7.Termik Yağ Seviye Göstergesi : Termik yağın genleşme tankındaki sıcaklığı ve karakteristiklerine uygun olmaldır.
8.Boru Tesisatı ve Ekleme Parçaları : Bütün boru ekleme parçaları çelik olmalıdır. 300 C altında alaşımsız çeliklerin kullanılmasına müsaade edilir. Borulamada karbonlu (örneğin ASTM A-53 ve ASTM A-106) veya St. 35.8 Dikişsiz çelik çekme boru kullanılabilir. Dökme demir hiçbir zaman kızgın yağ tesisatlarında kullanılmaz. (Kırılma, çatlama, yağ sızdırma tehlikesinden dolayı) Boru tesisatına uygun şekilde meyil verilmeli ve hava toplanma ihtimali olan yerlerde bir hava tahliye borusu ve vanası konulmalıdır. Yağın siküle ettiği borular taşyünü ile yeterli kalınlıkta izole edilmelidir.
9.Enstrumanlar : Güvenlik ve kontrol için kızgın yağ sisteminde aşağıdaki enstrumanlar mutlaka bulunmalıdır.
a. Brulör kumanda termostadı
b.Maksimum sıcaklık termostadı
c.Diferansiyel presostad veya akış kontrol otomatiği (flow switch), yağ sirkülasyonu yavaşladığında veya yağ sirkülasyon pompası devreden çıktığında brulörü durdurur.
d.Genleşme tankı asgari yağ seviye kilidi, Yağ seviyesi belirli bir seviyenin altına düştüğü zaman alarm vererek brulörü devreden çıkarır.
e.Baca termostadı : Herhangi bir sebeple yağ sirkülasyonu durdurğunda: baca gazı sıcaklığı yükseleceğinden, brulörü devreden çıkarır.
10.Sistemde Kullanılacak Termik Yağ : Mineral yağlardan yapılan; yüksek sıcaklıklarda özelliğini kaybetmeyen, korozif özelliği olmayan, ısıl kararlılığı (ısı taşımka özelliği) bozulmayan mineral yağlar tercih edilmelidir.
11.Genleşme Tankı : Sistemdeki termik yağın hava ile temas ettiği tek yerdir. Oksidasyon olmaması için tank içindeki yağın sıcaklığı 60 C yi geçmemelidir. Tesis bu durumu garanti edecek şekilde yapılmalıdır. Tanktaki yağın hava ile temas eden yüzeyini azaltmak için ; genleşme tankını dik silindirik tank şeklinde imal ederek bina dışına sirkülasyon pompasının basmasında sorun teşkil etmeyecek şekilde tesisatın en üst noktasından daha yüksek bir noktaya monte edilmelidir. Genleşme tankı izole edilmemelidir. (ancak don tehlikesi olan yerlerde kapalı bir mahal içine alınabilir.) Tesisatın genleşme tankı ile irtibatı, sirkülasyon pompasının emişinden önce ve 1 1/2″ – 2 ” çapında izolasyonsuz boru ile sağlanır.
12.Termik Yağ Depolama Rezerv Tankı : Rezerv tankını : tesisattaki bütün yağın doğal akışla boşalacağı bir derinliğe koyunuz. Mümkünse üzerine bir seviye göstergesi veya petrometre koyunuz. Yağı sisteme bir el pompası veya dişli pompa ile en alt noktadan doldurmaya başlayınız. Sistemde hava tutma ihtimali olan yerlerde bir hava tahliye sistemi koyarak, bunların yağ doldurma işlemi sırasında açık olmasını sağlayınız.
13.Boru Uzaması : Yüksek sıcaklıklardan dolayı kızgın yağ tesisatındaki borularda meydana gelebilecek genleşmelerin dikkate alınmalıdır. Kazan, vana gibi tesisat elemanlarının bağlantılarında bu uzamalar daha da öenm kazanır. Küçük çaptaki boruların elastikiyeti bazen bu uzamaları kompanze edebilir. Ancak büyük çaplı borularda ve özellik boru hattı üzerinde fazla armatür varsa mutlaka belirli aralıklarda kompansatör kullanılmalı ve borular uygun yerlerden sabitlenmelidir.
14.Hava Tahliye Sistemi : Sistemin en üst noktalarına toplanan buharın ve gazın tahliye edilmesi için önlem alınmalıdır.
15.Blöf Yapma : Tesisat içindeki bütün yağ ve diğer maddeleri boşaltmak için uygun bir yere böf tesisatı yapılmalıdır.
16.Kızgın Yağ Kazan Daireleri : Ana binadan ayrı, bağımsız ve zemine yapılmış olmalı. Girş kapısının haricinde bir acil çıkış kapısına (yangına dayanıklı malzemeden yapılmış) haiz olmalıdır.
17.Havalandırma : Kazan dairesine yakma havasından fazla hava sirkülasyonu sağlayacak bir alt hava girişi ve bir üst kirli hava çıkışı olmalıdır.

Kızgın Yağ Tesisatı Devreye Alma Prosedürü

1.Basınç Testi : Kızgın yağ kazanı ve bütün tesisat en az 6 bar basınçta termik yağ veya hava ile basınç testine tabi tutulmalıdır. Basınç testi hava ile yapılıyorsa test işlemi bitiminde hava tamamen boşaltılmalıdır.
2.Termik Yağ Doldurma : Tesisatta hava tutulmasını engellemek için tesisatın en alt noktasından dolum pompası (dişli pompa) vasıtası ile sisteme termik yağ basılmaya başlanır. Bu esnada hava tahliye vanaları açıktır. Buralardan hava tahliyesi bitip yağ gelmeye başlayınca vanalar kapatılır. Termik yağ genleşme tankının 1/3’üne kadar (minimum seviye) doldurulur. Sirkülasyon pompası yağ soğuk vaziyette 4 saat çalıştırılarak siztemde oluşması muhtemel havanın tahliyesi sağlanır.
3.Devreye Alma : Termik yağ sıcaklığı 90 C’ye çıkıncaya kadar sıcaklık yükselme hızı 40 C/saat olarak yükseltilir. 90 C ile 120 C arasında sıcaklık yükselmesi 10-15 C/saat’ten fazla olmamalıdır. Bundan sonra sistem normal çalışma sıcaklığında 6 saat çalıştırılır. Sistem soğutulur. Filtrelerde birikmiş olan yabancı maddeler temizlenir.
4.Termik Yağ Testi : Periyodik olarak sistemdeki yağdan aşağıdaki şekilde numune alarak kontrol ediniz. Değiştirilme noktasına gelmişse termik yağı değiştiriniz.
a.İlk test ilk çalıştırmadan sonra yapılır.
b.İkinci kontrol 100 çalışma saati veya ikinci ay bitiminde yapılmalıdır.
c.Üçüncü ve dördüncü kontroller, 2000 çalışma saatinden sonra veya 6 ayda bir kontrol edilmelidir.
d.Bundan sonraki bütün kontroller her 3000 çalışma saati veya her yıl düzenli olarak yapılmalıdır.
5.Termik Yağ Testi Nasıl Yapılmalıdır : Yağ alımı 1 kgdan az olmayacak şekilde saydam bir kaba ve sistem soğukken yapılır. Sistem soğukken sirkülasyon pompası 10-15 dakika çalıştırılıp durdurulur ve dönüş hattındaki numune alma vanasından bir miktar yağ akıttıktan sonra numune alınır. İlk testte (ilk çalıştırmadan sonraki) numune kabının içindeki termik yağın temiz olup olmadığına bakılır. Kirlenme tespit edilirse sistemdeki yağ boşaltılıp filtre edilerek tekrar doldurulur. Sistemdeki yağın testinde pislenme, oksidayon ve bozulma işaretleri aranır.
6.Termik Yağın Bozulma İşaretleri
a.Pislenme : tesisattan alınan numune termik yağın içindeki artıklar yağın ısıl kararlılığını, ısı taşıma kapasitesini ve ısı transfer kabiliyetini azaltır. Ayrıca kaynak çapağı gibi yabancı cisimler sirkülasyon pompaları ve vanalar gibi tesisat elemanlarında hasara neden olabilir.
b.Oksidasyon : Termik yağ sıcaklığı 60 C geçtiğinde hava ile temas ederse oksidasyona uğrar. Viskozitesi artar. Akışkanlığı ve ısı transfer kapasitesi azalır.
c.Isıl Bozulma : Termik yağ kazan içinde aşırı ısınıp sıcaklığı 350-400 C yi geçtiğinde (bunun genel sebebi kazan içinde yağ hızının durması veya çok yavaşlaması olabilir) bozulmaya başlar. (Cracking). Bo yağın iiçinde siyah noktalar (ziftleşme) halinde görülür. Bu bozulma akışkanın kalınlaşmasına, akma kabiliyetinin azalmasına, sistemdeki yağ devresinde direncin artmasına, daha ileri seviyede kazan ısıtma yüzeylerine sıvanarak ısı transferinin engellenmesine ve buralarda ısı yığılmasına ve delinmeler neticesinde yangın çıkmasına sebep olabilir. Aşırı kirlenmiş ve ısıl bozulmaya uğramış termik yağın derhal değiştirilmesi gerekir.

Buhar Kazanı Çeşitleri

Alev Duman Borulu Kazanlar:

Alev duman borulu kazanlarda, yanma sonucu ortaya çıkan sıcak alev ve duman gazları

boruların içerisinden sevk edilir ve bu esnada boruların etrafındaki suyun sıcaklığı yükseltilir ve kaynama ile birlikte buhar elde edilir. Genelde 30 t/h ve 30 bar işletme değerlerinin üzerine çıkıldığında bu tip kazanların kullanılması yaygın değildir. Piyasada yaygın olarak kullanılan alev duman borulu kazan tiplerinden, üç geçişli (skoç tip) ve üç geçişli yarım silindirik kazanlardan ve iki geçişli radyasyon tipi kazanlardan aşağıda kısaca bahsedilmiştir.

Üç Geçişli Skoç Tip Buhar Kazanları:

İşletme verimi ve uzun dayanıklılığı ile bu tip kazanlar bütün dünyada yıllardır en yaygın olarak kullanılan ve tercih edilen kazanlar olmuşlardır. Alev duman gazlarının kazan içerisinde üç geçiş yapması dolayısıyla baca çıkış gazları sıcaklığının düşürülmesi ve ısıtma yüzeyinin yeterli büyüklükte olması bu kazanların verimliliğini ön plana çıkarmıştır. Ayrıca cehennemlikli yapısı ile kazanın tamir edilebilme özelliği vardır. Bu sayede yıllar içerisinde oluşacak eskime ve aşınmalar giderilmekte ve kazan çalışmaya devam edilebilmektedir. Bu tip kazanlarda katı – sıvı ve gaz yakıt kullanmak mümkündür.

İki Geçişli Karşı Basınçlı Buhar Kazanları:

Düşük maliyetli ve küçük ebatlı kazanlardır. Isıtma yüzeyleri daha düşüktür ve yeterli

kapasiteye ulaşabilmek için baca çıkış sıcaklıkları yükseltilmiştir. Düşük maliyetli olmaları sebebiyle piyasada yaygın olarak kullanılmışlardır. Enerji, çevre ve ekonomik faktörlerin değerlendirilmesindeki gelişmelere paralel olarak kullanımları azalmaktadır.

Yarım Silindirik Tip Buhar Kazanları:

Özellikle katı yakıt kullanılan tesislerde ve işletme basıncı 5 bar’a kadar olan yerlerde en

uygun kazan tipi, yarım silindirik kazanlardır. Geniş yanma ocağı ve ızgara yüzeyi ile katı yakıtta sorunsuz ve verimli yanma sağlar. Ayrıca sıvı veya gaz yakıta çevrilmeleri

mümkündür.

Hibrit Tip Ön Ocaklı Buhar Kazanları

Yüksek basınç ve buhar miktarlarında katı yakıtlı sistemler için ideal olan kazan tipidir. Su borulu ön ocak ve alev duman borulu arka kazan kısmından meydana gelen kazanlarda katı yakıtla 20 t/h ve 20 bar değerlerine çıkılabilmektedir.

Buhar Kazanları İle İlgili Önemli Bazı Tanımlar:

1- Isıtma Yüzeyi: Kazan veya herhangi bir ısı değiştirici (eşanjör) için temel ölçülendirme kriterlerinden biridir ısıtma yüzeyi. Özellikle kazan alınırken veya seçilirken ısıtma yüzeyi kavramının bilinmesinde müşteri açısından büyük fayda bulunmaktadır. Isıtma yüzeyi esasen kazanın büyüklüğünü ve kapasitesini belirtmekte kullanılır. Isıtma yüzeyi kazan içerisinde sıcak alev ve duman gazlarının ısıtılacak olan su ile temas ettiği yüzeylerin toplam alanı anlamına gelmektedir. Bir kazanın ısıtma yüzeyi ne kadar büyükse kazan kapasitesi de o kadar büyük demektir. Kazandaki ısıtma yüzeyi genel olarak içerisindeki alev duman borularının yüzey alanı, külhan ve cehennemlik ile aynaların sıcak gazlarla temasta olduğu alanlar toplanarak bulunabilir.

2- Buhar Kalitesi: Doymuş buhar içerisinde bulunan su miktarının ölçülmesi amacıyla

kullanılan bu tanım şu formülün açılımı olarak 0 ile 1 arasında bir değere tekabül eder.

Kalite = Doymuş Buhar Miktarı (kg) / [ Doymuş Buhar + Su miktarı ] (kg). Özellikle kuru buhar istenen proseslerde bu değerin 1 e yakın olması istenir.

3- F&A 100 C ve Gerçek Buhar Miktarı: Kazanlardan alınan buhar miktarı tanımlanırken F&A 100 C (from and at 100 C) 100 C derecede 1 bar doymuş buhar üretebilme kapasitesi çoğu katalog ve etiket değerlerinde yer almaktadır. Gerçek buhar miktarı ise istenen basınç değerinde gerçekten elde edilebilecek buhar miktarını vermektedir.

Örneğin 10,5 bar da 5000 kg/h gerçek buhar üreten bir kazan F&A 100 C de 5870 kg/h buhar üretebilir. Bu tanım endüstride eşdeğer bir birim oluşturmak adına kullanılmaktadır.

4 – Kazanlarla ilgili bazı ipuçları: Aşağıda özellikle endüstride yaygın olarak kullanılan alev duman borulu 3 geçişli (skoç tip) kazanlarla ilgili bazı ipuçlarını verilmiştir.

CE Belgesi Nedir ?

CE İşareti malların serbest dolaşımını sağlayabilmek amacıyla Avrupa Birliği’nin, 1985 yılında oluşturduğu”Yeni Yaklaşım” çerçevesinde uygulanan bir sağlık ve güvenlik işaretidir. AB genelinde kullanılmış olan değişik uygunluk işaretleri yerine AB direktiflerine uygunluğu belirten tek tip bir AB işareti kullanılması amaçlanmıştır.
CE İşareti üzerine iliştirildiği ürünün insan, hayvan ve çevre açısından sağlıklı ve güvenli olduğunu gösteren Avrupa Birliği’nin Yeni Yaklaşım Direktiflerine uygunluk işaretidir. Şu an sayısı 25’i bulan Yeni Yaklaşım Direktiflerinden biri veya bir kaçı kapsamına giren bir ürünün CE İşareti taşımadan AB pazarına girebilmesi mümkün değildir. Yeni Yaklaşım Direktiflerine uygunluğu kanıtlamada imalatçıların direktiflerle ilgili harmonize standardlara uygun üretim yapmalarının büyük önemi bulunmaktadır. Standartlara uymak zorunlu
olmamakla birlikte, standartlara uygun üretim yapılması halinde, direktiflere de uygun üretim yapıldığının varsayılması üreticinin standartlara uymasını teşvik etmektedir.

CE işareti; bir kalite simgesi olmayıp üzerine iliştirildiği ürünün ilgili yönetmeliğin tüm gereklerini karşıladığı anlamına gelen ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında malların serbest dolaşımını sağlamak amacıyla ortaya çıkan bir işarettir.
“CE” uygunluk işareti aşağıdaki şekle sahip olan ” CE ” baş harflerinden oluşur:

Eğer “CE” uygunluk işareti küçültülür veya büyültülür ise, yukarıdaki çizimde verilen oranlara sadık kalınmalıdır.

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ Onaylanmış Kuruluş Numarası: 1783’dir.

“CE” uygunluk işaretini müteakip, işlemleri yapan onaylanmış kuruluşun kimlik numarası yer almalıdır. Örneğin TSE için; “CE 1783” şeklindedir.

Baca Gazı Isı Seviyesi

Baca gazından 20’C düşmesi, Kazanın %1 daha fazla verimli olması demektir.

Enerji Nedir?

Bir cisimde bulunan ve ortaya bir iş çıkarmaya yarayan güce denir. Dünyada hayat, evrendeki enerji sayesinde meydana gelmiştir.

Bu enerjinin çoğu güneşten gelir. Güneş enerjisi toplu olarak kömürde, tahtada, benzinde birikmiş olarak bulunur. Güneş, yeryüzündeki suların buharlaşıp yağmur olarak yağmasını, böylece bir enerji kaynağı olan akarsuların oluşumunu da sağlar. İnsanlık, yeni enerji kaynaklarının keşfiyle paralel olarak ilerlemiştir.

Enerji, birincisi kütle olan fizik biliminin İki önemli unsurundan biridir. Fizik bilginleri enerjiyle kütlenin aynı fikrin İki ayrı durumu olduğunu ileri sürerler. Enerjinin birçok şekillerini kimyasal değişmeler sayesinde elde etmek mümkündür. En önemli enerji kaynaklarından biri de, atom çekirdeğinde bulunur. Bir sistemin enerjisi, o sistemin yapabileceği azami iştir. İş, fizikte bir cisme, bir kuvvetin tesiri ile yol aldırma, yerini değiştirme şeklinde tarif edilir.

İş (W), kuvvet (F) ve kuvvetetkisiyle cismin aldığı yol (x) ile gösterilirse, W= F.x olur. Kuvvet tatbik edilen cisimlerin hızları değişir. Bütün hareketli cisimler, hıza sahip oldukları için, aynı zamanda yukarıdaki iş tarifinden gidilerek enerjiye sahip oldukları da çıkarılabilir. Yani, hıza sahip olan cisimler zinde bir kuvvetin sahipidirler. Bu kuvvetle iş yapabilirler.

Hızla çarpışan iki şişenin birbirini kırması, sahip oldukları enerji sebebiyledir. Hareketli cisimlerin sahip oldukları bu enerjiye “kinetik enerji” denir. Kinetik enerji, o cismin kütlesi ile hızının karesinin çarpımının yarısına eşit olur (E= 1/2 mv2 ). Sürtünmesiz bir ortamda duran bir cisim bir (F) kuvvetinin etkisiyle harekete geçer ve bir (x) yolu sonunda (v) hızını kazanırsa, kuvvetin yaptığ iş, cismin kazandığı kinetik enerjiye eşit olur (F.x= 1/2 mv2 ). Eğer kuvvet, hareketli cisme tesir etti ise, o zaman o cisim üzerine yapılan iş, o cismin kinetik enerjisindeki değişmeye eşittir.

enerji

Potansiyel enerji: Cisimlerin durumları sebebiyle iş yapabilecek halde olmalarıdır. Yer çekimi potansiyel enerjisi, yerin çekim kuvveti etkisindeki cisimlerin, yerden belli bir yükseklikte bulunmaları ile sahip oldukları enerjidir. Yapabilecekleri iş, kütlelerin, yerçekimi ivmesi ve bulundukları yüksekliğin çarpımıyla verilir. Potansiyel enerji= m.g.h ifadesinde, g yerçekimi ivmesini gösterir ve değeri sabittir. Esnek cisimler kuvvet tatbiki ile sıkışma ve uzama yapabildikleri için, potansiyel enerjiye sahip olabilirler. Yani, bir kuvvet sebebi ile üzerlerine yapılan işi, potansiyel enerji olarak depo edebilirler.

Bir yayın biriktirdiği potansiyel enerji, esnekliğini gösteren sabit bir sayı ile uzama ve sıkışma miktarının karesinin çarpımının yarısı ile verilir. E= 1/2 k.x2 formülünde k sabitine, yay sabiti denir ve yayın sertlik derecesini gösterir. Kinetik enerjiye ve potansiyel enerjiye mekanik enerji denir. Mekanik enerji korunumludur. Aralarında değişme olabilir. Yüksekteki bir taş düşerken, potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.

Hareketli bir cisim bir yayı sıkıştırırken, kinetik enerji, yayın biriktirdiği patansiyel enerji haline geçer. Düşen bir su kütlesinin potansiyel enerjisi, kinetik enerjihaline dönüşür. Bu kinetik enerji bir türbini döndürebilir. Bu türbinin dönme mili, bir su kabı içindeki karıştırıcıyı da döndürürse, kap içindeki suyun, sıcaklık derecesinin yükseldiği görülür. Suyun kazandığı ısı, türbini döndüren suyun kinetik enerjisidir.

O halde ısı da bir enerjidir. Isınan cisimler iş yapabilirler. Gaz dolu bir kabın altı ısıtıldığında kabın kapağının yükseldiği görülür. Böylece ısı enerjisi potansiyel enerjiye dönüşmüştür. T sıcaklığındaki bir cismin sahip olduğu enerji, 1/2 K.T2 formülü ile verilir. K Boltzmann sabitidir. İzafiyet teorisinde, her maddenin bir enerjiye karşılık geldiği gösterilmiştir. Bir cismin kütlesinin, ışık hızının karesi ile çarpımı o maddenin enerji karşılığını verir (E= M.C2 ).

Modern fizik, enerji naklinin (transferinin) çok küçük miktarlar (enerji paketleri) halinde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu küçük miktarlara (enerji paketlerine) kuvant denir. Bu hale de enerjinin kuvantumlu oluşu denir. En geniş manada enerjinin korunumlu olması, isim değiştirse de enerji miktarının değişmemesi demektir. Mesela kütle yok olmakta, fakat kütlenin karşılık geldiği enerji, ısı enerjisine dönmektedir.

Enerji kanunları
Güneşin yaydığı elektromagnetik dalgalar enerji taşırlar. Bu sebepten güneş önemli bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinin sanayideki yayılma miktarı 4×10 33 erg’dir. Güneşte, elektronlarını yüksek sıcaklık sebebi ile kaybetmiş olan hidrojen atomları birbirleri ile nükleer reaksiyonlara girerek, Helyum çekirdeği haline gelmekte ve reaksiyondaki kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkmaktadır.

Bu enerji radyasyon yoluyla güneş etrafına yayılmaktadır. Jeolojik devirler boyunca toprak altında kalan canlı organizmalar, bugün çıkarılıp ısıya çevrilerek enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Bitki artıkları “maden kömürü” tabakalarını ve linyit yataklarını meydana getirmiştir. Diğer canlı organizmalar da petrol ve tabii gaz haline gelmişlerdir. Belli bir yükseklikteki su, yüksekliği nispetinde bir potansiyel enerjiye sahiptir. Bu potansiyel enerjiye “hidrolik enerji kaynağı” denir. Bu kaynaktan elektrik enerjisi elde edilir. Bütün enerji şekilleri iki bölüme ayrılır:

Potansiyel enerji
Bir cismin bulunduğu yer veya durumdan dolayı edindiği enerji miktarıdır. Bir cismin yerini veya durumunu değiştirmekle, o cismin ilk durumunda yapacağından daha çok iş yapabilmesi sağlanmışsa, cisme bir potansiyel verilmiş demektir.

Kinetik enerji
Cisimlerde, hareket halinde olmalarından dolayı bulunan enerjidir. Yüksekten dökülen su, bir değirmen tekerleğine çarptığında, bu cisimlerdeki potansiyel enerji (gizli güç), kinetik enerjiye (devrimsel güç) e çevrilebilir. Enerji daima bir şekilden ötekine çevrilebilir. Enerji değişimlerine tabiatta de çok rastlanır. Evrendeki enerji miktarı hiç bir zaman kaybolmaz. Enerjilerin dönüşümünün incelenmesi, «Enerjinin Korunması Kanunu» nu meydana getirmiştir. »Bu ilkeye göre, «enerji kendiliğinden var olmaz, kendiliğinden kaybolmaz».

Nükleer enerji
Atomun kütle kaybına karşılık gelen enerjidir. Nükleer reaksiyonlarda, kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkar.

Rüzgar enerjisi
Yani basınç farkları sebebiyle hava moleküllerinin kazandıkları kinetik enerji ve (gel-git) denilen suların yükselmesi ve alçalması da enerji kaynağı olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dalgalar ve denizlerin dip ve yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı da bir enerji kaynağıdır.

Jeotermal enerjisi
Yer kabuğundaki kızgın magma tabakasındaki ısı enerjisidir. Bu tabakaya temas eden su, yüksek basınçlı buhar halinde yeryüzüne çıkar veya çıkarılır.

Elektrik enerjisi
Enerji naklinde elektrik enerjisi kullanılır. Bu alternatörün rotorunun dönme eksenine bağlı türbin (su veya buhar türbini), başka bir enerjiyle (barajlarda yüksekten düşen su ile veya termal ve nükleer santrallarda buhar kazanlarındaki buhar basıncı ile) döndürülürse, elektrik enerjisi elde edilir. Elektrik enerjisi aynı zamanda güneş pillerinden de elde edilmektedir.

Enerjinin biçimleri
Enerji birçok biçimde var olabilir: Doğa bilimlerinin içerisinde, çeşitli enerji biçimleri tanımlanabilir.

kimyasal enerji :Yemek, pil vb. maddelerdeki depolanmış enerjidir.
Isı enerjisi : Atomların hareketinin enerjisidir.
Potansiyel enerji: Bir maddenin durumuna göre sahip olduğu enerjidir (yokuştaki tekerlek, esnetilmiş lastik veya havada tutulan top gibi).
Kinetik enerji: Bir maddenin bir yerden başka bir yere gitmek veya dönmek için ihtiyaç duyduğu enerji türüdür.
Manyetik enerji: Potansiyel enerji ile kinetik enerjinin toplamıdır.
Elektrik enrjisi: Elektronların hareketlerinden kaynaklanan enerjidir.
Manyetik enerji: Sadece metallerin sahip olabildiği, atomların dizilimine bağlı çekme veya itme hareketine dönüşebilen enerjidir.
Nükleer enerji: Atomların içlerinde sakladıkları enerjidir.
Işık enerji: Maddelerden yansıyıp görüntü oluşturan enerjidir.
Ses enerjisi: Canlıların duyma organı tarafından algılanabilen enerji türüdür.
Yukarıdaki liste, enerjinin muhtemel listesi tamamlamak zorunda değildir. Ne zaman doğa bilimcileri enerji korunumu yasası ile çelişen bir olay keşfederlerse, durumu açıklayacak yeni biçimler eklenebilir.

Isı ve iş, sistemin özelliklerini göstermemeleri fakat transfer edilen enerji süreçlerinde olmalarından dolayı özel durumlardır. Genellikle, bir cisimde ne kadar ısı ya da işin bulunduğunu ölçemeyiz fakat bunun yerine belirli yollarla, verilen durumun olduğu sırada, sadece cisimler arasında transfer edilenin ne kadarının enerji olduğudur.

Enerjinin çeşitleri sınıflandırılabilir. Yukarıda sıralananların bazıları listede olanların diğerlerini içerebilir ya da kapsayabilir. Depolanan enerjinin çeşitleri potansiyel enerji olarak adlandırılan doğanın temel kuvvetlerine bağlıdır. Potansiyel enerji, özel bir kuvvet çeşidinin ( kuvvet alanı, alan) etkisi altında olan cisimlerin ya da parçacıkların düzeni içerisinde kaydedilmesidir. Bunlar yer çekimsel enerji ( kütlelerin bir yer çekimsel alan içerisinde toplanması yoluyla depolanan enerji), nükleer enerjinin farklı çeşitleri ( nükleer ve zayıf kuvvetten yararlanarak depolanan enerjidir.), elektriksel enerji ( elektrik alandan…), ve manyetik enerji ( manyetik alandan…).

Diğer alışılmış enerji çeşitleri kinetik ve potansiyel enerjinin karışımının değişimidir. Bir örnek: genellikle makroskobik düzeyde kinetik ve potansiyel enerjinin toplamı mekanik enerjidir. Maddeler içerisindeki elastik enerji ayrıca atomlar ve moleküller arasındaki elektriksel potansiyel enerjiye bağlıdır. Kimyasal enerji elektriksel potansiyel enerji haznesinden salınan ve depolanan ve molekülleri ya da atomik çekirdekleri etkileşime sokan enerjidir.

Klasik mekanik, bir alan içerisindeki konum işlevi olan potansiyel enerji, hızın bir işlevi olan hareket (kinetik) enerji üzerinden hesaplamalar yapar. konum ve hız bir gözlemci çerçevesinde seçilmelidir. Gözlemci çerçevesini tanımlamak için gerekli olan şeylerden biri sıfır noktasıdır.Bu sıklıkla, Dünya’nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.

Hareket ya da potansiyel enerjinin bütün biçimleri sınıflandırılmaya girişilmiştir. Richard Feynman şunun altını çizer:

Potansiyel ve hareket enerjisinin bu tanımı uzunluk ölçüsünün tanımına bağlıdır. Örneğin; biri, ısıl potansiyel ve hareket enerjisini içermeyen, makroskobik potansiyel ve hareket enerjisinden bahsedebilir. Ayrıca, kimyasal potansiyel enerji makroskobik bir kavramla adlandırılır. Daha yakın incelemeler atomik ve yarı atomik ölçekte, onun gerçekten potansiyel ve hareket enerjisinin toplamı olduğunu gösterir. Benzer yorumlar nükleer potansiyel enerji ve diğer enerji biçimlerinin en yaygın olanlarına uygulanır. Eğer çeşitli uzunluk ölçekleri ayrıştırılırsa, uzunluk ölçeğindeki bu bağımlılık, genelde olduğu gibi problemli değildir. Fakat, farklı uzunluk ölçekleri gruplandırıldığı zaman karmaşa yükselebilir. Örneğin, sürtünme makroskobik işi mikroskobik ısıl enerjiye dönüştürdüğü zaman böyle olur.

Enerji, çeşitli verimlerde farklı biçimler arasında dönüştürülebilir. Bu arasında dönüştürülen ögelere enerji düşürücü denir.

Enerji transferi
Enerji olgusu ve transferi en doğal olayı açıklama ve tahmin etmede hayati önem taşır. Enerjinin bir biçimi sık sık isteyerek bir diğerine dönüştürülebilir. Örneğin; bir batarya kimyasal enerjiden elektrik enerjisine; bir baraj, yer çekimsel potansiyel enerjiden hareket eden suyun kinetik enerjisine ve sonunda elektrik jeneratörü aracılığıyla elektrik enerjisine dönüşür.

Enerjinin emek ve ısının iki temel kanunuyla – Carnot teoremi ve termodinamiğin ikinci kanunu- nasıl etkili bir şekilde diğer biçimlere dönüştürüleceği konusunda katı sınırlar vardır. Bir motor çalışması için kullanıldığında bu sınırlar özellikle kanıt olacaktır. Bazı enerji transferleri oldukça etkili olabilir.

Enerji transferinin yönü ( hangi enerji türü hangi enerji türüne dönüşür) genellikle entropi ( var olan tüm serbestlik derecesi içinde eşit enerji dağılımı) göz önünde tutularak tarif edilir. Pratikte bütün enerji dönüşümleri küçük ölçekte imkanlıdır fakat belirli büyük dönüşümler imkanlı değildir çünkü enerji ya da maddenin rastgele daha konsantre biçimlere ya da küçük alanlara taşınacağı istatiksel açıdan pek mümkün değildir.

Big Bang’den bu yana var olan çeşitli potansiyel enerji türleri, tetikleyici bir mekanizma var olduğunda sonradan “ serbest bırakılmış” olan ( kinetik ya da radyan enerji gibi daha aktif enerji türlerine dönüştürülmüş) evrendeki enerji dönüşümlerinin karakterini oluşturmuştur. Uranyum ve toryum gibi ağır izotoplarda saklı bulunan enerjinin nükleosentez yoluyla açığa çıkarıldığı radyoaktif çözülme bu sürecin örneklerinden biridir. Nükleosentez, ağır elementlerin Güneş sistemi ve Dünya’ya dahil edilmesinden önce, süpernova yer çekimi çöküşünden çıkan yer çekimsel potansiyel enerjiyi ağır elementlerin yaratılmasında depolayan bir süreçtir. Bu enerji nükleer fisyon bombalarında ya da sivil nükleer enerji üretiminde tetiklenir ve serbest bırakılır.

Benzer olarak, kimyasal patlama durumunda, kimyasal potansiyel enerji çok kısa bir zaman diliminde kinetik ve ısıl enerjiye dönüşür. Buna başka bir örnek ise sarkaçtır. Sarkacın en yüksek noktasında kinetik enerji sıfırdır ve yer çekimsel potansiyel enerjisi en yüksek düzeydedir. En aşağı noktasında ise kinetik enerjisi maksimumdur ve potansiyel enerjisindeki azalmaya eşittir. Eğer sürtünme ve diğer kayıplar göz ardı edilirse,bu süreçler arasında enerji dönüşümü kusursuz olacaktır ve sarkaç sonsuza kadar salınımına devam edecektir.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ NEDİR?
Enerji verimliliği, binalarda yaşam standardı ve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan, birim hizmet veya ürün miktarı başına enerji tüketiminin azaltılmasıdır.

EİE‘nin eğitim, etüt ve bilinçlendirme çalışmaları ile bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %20 ve ulaşım sektöründe %15 olmak üzere dört Keban Barajı inşaa edebilecek yaklaşık 7,5 milyar TL değerinde enerji tasarruf potansiyelimiz olduğu tespit edilmiştir.

Isıtma, aydınlatma ve ulaşım ihtiyaçlarımızı karşılarken, elektrikli ev eşyalarımızı kullanırken, kısacası günlük yaşantımızın her safhasında enerjiyi verimli kullanmak suretiyle, ihtiyaçlarımızından kısıtlama yapmadan aile bütçesine, ülke ekonomisine ve çevremizin korunmasına katkı sağlamamız mümkündür.

Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?
En önemli enerji kaynağı olan petrol ve kömür gibi fosil yakıtlar hızla tükeniyor.
• Enerji üretim ve tüketim süreçlerinde ortaya çıkan sera gazı emisyonları küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en önemli nedenleri arasındadır.
• Kullandığımız enerjinin %70‘ini yurtdışından döviz ödeyerek satın alıyoruz.
• Evimizde ve ulaşımda tükettiğimiz enerjinin faturası aile bütçemizin en önemli kalemlerindendir.
Enerji faturalarımızı düşürmek ve aile ekonomisi katkıda bulunmak, ülkemizin enerjide dışa
bağımlılığı azaltmak ve gelecek nesillere yaşanılabilir bir çevre bırakmak için enerjiyi verimli
kullanalım.
Binalarımızda alacağımız bazı önlemler ve enerji tüketim alışkanlıklarımızdaki küçük değişiklikler bizlere çok şeyler kazandıracaktır.

Endüstri nedir?
İnsanların bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere ham maddeleri, yapılmış eşya haline getiren işlerin bütünüdür.

Sanayi, hammaddeden mamul madde meydana getirmek için yapılan faaliyetler ve kullanılan araçlar olarak tanımlanabilir. Geniş anlamda sanayi kar , sağlayıcı her türlü mal ve hizmet üretimini ifade eder. Zaten sanayi deyince akla hemen fabrika gelir. Fabrika, sanayi işlemlerinin yürütüldüğü binadır.

Fabrikada hepsi birbiriyle bağlantılı olmak üzere çok sayıda işlem belli bir düzen dahilinde yürütülür. Böyle bir tesisin sahibi veya yöneticisine sanayici denir. Kural olarak sanayici kendi parasıyla yatırım yapar. Dolayısıyla kapitalist kavramına dahil edilebilir. Ancak sanayici kendisini işadamı olarak görür. Ve başkalarına iş sağlayan müteşebbis olarak tarif edilmeyi tercih eder. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, imalat en önemli faaliyet, sanayici de toplumda en önemli işleve sahip insan konumundadır.

Tarihte devrim diye adlandırılan çok sayıda gelişme vardır. Ancak bunların hiçbiri 18. asrın sonlarına doğru İngiltere’de yaşanan sanayi devrimi kadar ferdi ve toplumu şekillendirmemiştir. Sanayi devrimi sayesinde elle yapılan üretimin yerini makinelerle yapılan imalat almış ve bunun sonucunda tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmiştir.

Ondan sonra ekonomik ve sosyal gelişmelerin hızı ve çapı giderek yükselmiş ve bugünkü karmaşık ekonomik ve sosyal topluma ulaşılmıştır. Ekonomik faaliyetler arasında tasnif yapıldığında sanayi ile diğer sektörler birbirinden tamamen farklı işler olarak dile getirilir. Gerçekten bu faaliyetler ilk bakışta sanayiden farklı hatta sanayi ile alakasız olarak görülür.

Ancak söz konusu işleri imalat sanayiinden tefrik etmenin hakikatlere ne kadar uyduğu tartışmalıdır. İmalatın özü, girdilerin çıktılara dönüştürülmesidir. Biraz daha açarsak imalat işgücü, hammadde, malzeme ve teknoloji gibi üretim faktörlerinin makine ve tezgahlarda somutlaşan imalat süreçleri vasıtasıyla mamul mala dönüştürülmesidir. Ancak A’dan Z’ye incelendiğinde sanayinin neredeyse tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığı anlaşılır. Şöyle ki, mesela mamul üretimi için gerekli hammaddenin tedarikçiden alımı tam anlamıyla ticarettir. Ayrıca mamul malların paraya çevrilmesi, ciddi düzeyde pazarlama ve satış faaliyetini gerektirir.

Bu arada uluslararası pazara yönelen imalatçı ihracatçı firmalar, otomatikman dış ticaretçi olur. Malların depolanması, istenilen yerlere zamanında ve sağlam bir biçimde nakli hep sanayiciliğin içindedir. İşletme faaliyetinin her safhasında sanayici işinin finansmanını sermaye ve dış kaynaklarla en sağlıklı bir şekilde planlamak ve yürütmek zorundadır. Zaman zaman ortaya çıkan ihtiyaç fazlası parasını likitle verimli menkul değerlere yatırması karlılık bakımından elzemdir. Toparlarsak, üretim çalışmaları arasında yürütülen iç ve dış ticaret, pazarlama-satış, muhasebe, finans, lojistik, mali yatırım gibi işler imalatın ayrılmaz parçasını teşkil eder.

Diğer taraftan imalat işinde en önemli işlerden biri dizayn (tasarım) işlemidir. Dizayn yepyeni bir mamul meydana getirmek veya mamulde işe yarar bir yenilik ortaya koymaktır. Diğer bir deyişle tasarım mutlaka yaratıcılığı gerektiren sanatsal bir uğraştır. Bu nedenle sanayiciliğin sanatı da içerdiğini söylemekte sakınca yoktur. Özetlersek sanayi, çok yönlü olumlu etkileriyle bir numaralı ekonomik faaliyettir. Bu özelliğiyle de her türlü destek ve teşvike fazlasıyla layıktır.

Endüstriyel işletme nedir ?
Elektrik üretim faaliyeti gösteren lisans sahibi tüzel kişiler dışındaki yıllık toplam enerji tüketimleri bin TEP ve üzeri olan, ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmelerdir.

Sözlükte “enerji” ne demek?
1. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan iş yapabilme yetisi, erke.
2. Vücuda canlılık verdiği kabul edilen etkin güç.
3. Belirli bir eyleme dönüşebilecek yeti, gizilgüç.

ENDÜSTRİYEL ENERJİNİN KULLANILDIĞI ALANLAR
Endüstriyel Enerji Sanayi de , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji , Gaziantep sanayisinde Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji üzerine çalışan firmalar , Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji ne için kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olur , Endüstriyel Enerji ne sıklıkla kullanılır , Endüstriyel Enerjiyi verimli kullanma yolları , Enerji tasarrufunda Endüstriyel Enerji , Buhar kazanında Endüstriyel Enerji , kızgın yağ kazanında Endüstriyel Enerji , Kızgın su kazanında Endüstriyel Enerji , Kalirofer kazanlarında Endüstriyel Enerji , verimli enerji çeşitleri , Endüstriyel Enerjiyi verimliliğini arttıran etmenler , Enerji verimliliği nedir , yeşil enerji nedir , Endüstriyel Enerji kapasite hesaplama , Endüstriyel Enerji nerelerde kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olurdu , Endüstriyel Enerjiyi arttıran faktörler nelerdir , ne için Endüstriyel Enerji kullanmalıyız , Endüstriyel Enerji üzerine çalışma yapan firmalar kimlerdir , Buhar kazanın verimliliğini nasıl artırabilirim , Endüstriyel Enerjide verimlilik nedir , Endüstriyel Enerjide verim nasıl hesaplanır , Endüstriyel Enerji verime etki eden faktörler nelerdir , Endüstriyel Enerji buhar kazanlarında ne kadar etkilidir , buhar kazanı satan firmalar kimlerdir , kızgın su kazanı satan firmalar kimlerdir , kalifer kazanı satan firmalar kimlerdir , doğalgaz kazanı satan firmalar kimlerdir , sıcak su kazanı satan firmalar kimlerdir , kazan dairesi bakımı yapan firmalar , kazan dairesinde ne gibi bakımlar yapılır, kazan dairesinde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir , buhar kazanın patlama riski varmıdır , kızgınyağ kazanı patlar mı , kızğınyağ kazanında dikkat edilmesi geren etkenler nelerdir , kazan dairesi peryodik bakımı nedir , kazan dairesinde yapılması gereken etkenler nelerdir , neden Endüstriyel Enerji kullanmamız gereklidir , su şartlandırma ne işe yarar , kazan dairesinde neden yumuşak su kullanmalıyız , Endüstriyel Enerjide tasarrufa gidilecek etkenler nelerdir , Endüstriyel Enerji nasıl kontrol edilir , Endüstriyel Enerji tasarruf projeleri , Endüstriyel Enerjililiği iş birliği nelerdir , Endüstriyel Enerjide enerji verimliliği toplantısı ne zaman yapılır , ısı kayıbını engelleyen etmenler nelerdir , Enerji verimliliği ne işe yarar , Aktif Endüstriyel Enerji nedir ve ne işe yarar , Endüstriyel Enerji verimliliğini arttırma etkenleri nelerdir , enerji verimliğiği nedir ve nasıl arttırılır , Endüstriyel Enerji kapasitesi nasıl hesaplanır , Efektif Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji üretimi yapan firmalar kimlerdir , Doğalgaz da Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Endüstriyel Enerji de elektrik tüketimi nasıl etkiler , Endüstriyel Enerji seminerleri ne zaman yapılır , otomasyonlu Endüstriyel Enerji nedir , ortadoğu türk Endüstriyel Enerji çalışmaları nelerdir , Endüstriyel Enerji proje taahut yapan firmalar kimlerdir , Endüstriyel Enerji de güncel iş olanakları nelerdir , Endüstriyel Enerji hakkında bilinmeyenler hizmetler nelerdir , hangi sektörlerde Endüstriyel Enerji kullanılır , çevre teknolojisinde Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Atık enerji de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , sanayi ve enerji verimliliğin de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmalıdır , Endüstriyel fanlar nedir ve nerelerde kullanılılır , OSB de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Türkiye de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmaktadır , Halıcılar için Endüstriyel Enerjinin önemi nedir , kaliteli enerji nedir ve nasıl üretilir , buhar kazanı satan firmalar arasında öncü firmalar kimlerdir , buhar kazanı almak istiyorum , buhar kazanı alırken nelere dikkat etmeliyim .

Kızgın Yağ Kazanı Satan Firmalar

KIZGIN YAĞ İLE ISITMA SİSTEMLERİ
Kaynama sıcaklıkları 260 oC ile 390 oC arasında değişen ısı transfer yağları kullanılan ısıtma sistemleridir.

Tekstil, ağaç, otomotiv ve kimya sanayi gibi tesislerde endüstriyel ısıtma, kurutma ve pişirme gibi yüksek çalışma sıcaklıklarına ihtiyaç olan proseslerde, eskiden yüksek basınçlı buhar veya kızgın su kullanılırdı. Şimdi ise aynı maksat için 300 oC sıcaklıklara kadar, kızgın yağlı ısıtma sistemleri tercih edilmektedir.

Proses ihtiyacı yüksek sıcaklık uygulamalarında kızgın yağ tercih edilmesinin en önemli nedeni; yüksek sıcaklık karşılığı olan buhar basıncının yüksek olmasıdır. Bu nedenle yüksek buhar basıncında çalışma riskini ortadan kaldırmak için kızgın yağ kazanları kullanılmaktadır.

Sistemde en üst noktadaki basınç maksimum 1 bar, sistem yüksek basınçlı olmadığından daha güvencelidir, korozyon etkisi yoktur. Sistemin toplam maliyeti, genel olarak buharlı veya kızgın sulu sistemden daha azdır. Tesis lokal olarak ve sadece yüksek sıcaklık isteyen proses için kurulur.

Bu tip akışkanların, su ve buhara göre başlıca üstünlükleri şunlardır:

1. Atmosferik basınçta yüksek kaynama sıcaklığına sahip oluşları dolayısıyla 350 oC sıcaklığa kadar “basınçsız” tesisler kurmak mümkündür.

2. Korozyon ve taşlama eğilimi olmadığından ısı taşıyıcının ön-hazırlama tesisine ihtiyacı yoktur.

3. Katılaşma esnasında hacmi artmadığından donmanın vereceği zararlar söz konusu değildir.

Kızgın Yağdan İstenen Özellikler:
1. Atmosferik basınçtaki kaynama sıcaklığı yüksek olmalıdır.

2. Katılaşma ( donma ) sıcaklığı düşük olmalıdır.

3. İyi bir ısıl kararlılığa sahip olmalıdır.

4. Tüm sıcaklıklarda (hata ilk çalıştırma anında bile ) düşük vikoziteye sahip olmalıdır.

5. Isı transfer özellikleri iyi olmalıdır.

6. Buhar olarak kullanıldığında, buharlaşma gizli ısısı yüksek olmalıdır.

7. Kullanıldığı cihazların malzemeleri için korozyon eğilimi düşük olmalıdır.

8. Kokusuz ve zehirsiz olmalıdır.

9. Yabancı maddelere karşı hassasiyeti düşük olmalıdır.(örneğin oksijene karşı)

10. Sistemin sızdırması durumunda çevreye vereceği zarar riski minimum olmalıdır.

11. Yangın riski minimum olmalıdır.

12. İmha imkânları kolay olmalıdır.

13. Fiyatı ucuz olmalıdır.

Buhar Kazanları Kullanım Neden Ve Kullanım Alanları

Buharın Kullanılma Nedenleri
• İdeal bir ısı taşıyıcı olması

• Küçük çaplı borularla daha fazla ısı taşıyabilmesi

• Çevre dostu olması(yani temiz olması)

• Geri kazanımı ile enerji tasarufu sağlanabilir

• Akışkanın taşınması kendi bsıncıyla gerçekleşir.

Pompaya gerek yoktur. dolayısıyla maliyeti düşüktür.

• Sıcaklık kontrolünü çok hassas bir biçimde gerçekleştirmek mümkündür.

• Buhar tesisattaki korozyon riskini azaltır.

• Isı kayıpları azdır yani ideal bir ısı taşıyıcısıdır. Küçük çaplı borular ile iletilmesi

nedeniyle ısı kayıpları diğer sistemlere göre daha azdır. Termodinamik özellikleri iyidir.

• Yatırım gideri azdır, küçük çaplı boru kullanılır, yalıtım az yapılır, ucuz montaj.

• Buhar emniyetlidir yani alevlenme özelliği yoktur. Steril bir akışkandır.

• Buhar çevre dostudur. Saf maddedir.

Dezavantajı ise; yüksek enerji ve basınç olduğundan korunması yapılmalıdır.

Buharın Kullanım Alanları
• Petrokimyada

• Termik santrallerinde elektrik üretiminde (Buhar türbinleri)

• Sterilizasyon amacı ile ilaç ve gıda endüstrisinde

• İnşaaat malzemelerin endüstrisinde

• Buharlı ısıtma sistemleri (kalorifer tesisatlar)

• Rafinerilerde

• Kimyasal prosesler

• Gıda endüstrisinde

• Sterilizasyon (ambalaj ve gıda)

• Gübre endüstrisinde

• Kauçuk ürünlerinde ve imalatında

• İnşaat malzemeleri endüstrisinde

• Kağıt endüstrisinde

• Ahşap işletmesi ve şekillendirilmesi

Daha bir çok yerde kullanılmaktadır.

Reküperatör Nedir

Reküperatör atık ısıyı geri kazanmak için kullanılan ters akışlı bir ısı eşanjörüdür.

Karşı akışlı akışkanların birbirine ısı transfer etmeleri mantığına dayanır.

Örnek olarak plakalı eşanjörleri verebiliriz.

Ticari mekanlarda; atılan kirli havanın ısısını, dışarıdan emilen taze havaya transfer eder. Bu işlemi ek bir enerji harcamadan gerçekleştirir. Dışarı atılan havadan dolayı mekana gereken ısıtma enerjisini en az %45 civarında azaltır.

Atılan kirli havanın ısı yükü, ısı borulu bir eşanjör vasıtası ile emilen taze havaya geçirilir. Her iki sıcaklık farkının %55’i kadar bir ısı yükü geri kazanılır.

Üzerinde bulunan kontrol ünitesi sayesinde, yaz ve kış aylarında taze ve kirli hava sıcaklıklarının farkı 20C ve üzerinde olduğunda otomatik devreye girer.

İstenildiği durumlarda sadece mekanın havasını dışarı atmak veya sadece dışarıdan taze hava emmek için de kullanılabilir.

Isı eşanjöründe, emiş ve eksoz havasının cihazda geçiş yolları tamamen ayrıdır. Bu sebeple eksoz havasında bulunan bakteri ve kokular, emiş havasına karışmazlar.

Üzerinde bulunan filtreler sayesinde havayı temizler.

Opsiyonel olarak, ek filtreler de koymak mümkündür. Örneğin, davlumbazdan çıkan yağlı ve kokulu havadan, yağ dumanı ve kokuyu yok etmek için aktif karbon filtre konulabilir.

Kullanım Alanları:
Lokantalar

Kafeler ve Kahvehaneler

Barlar

Gece Klüpleri

Sinema Salonları

Toplantı Salonları

Kapalı otoparklar

Alışveriş Merkezleri

İş Merkezleri

Otomobil Servisleri

İmalathaneler

Seralar

Tavuk Çiftlikleri

Ağıllar

Basınçlı Kompresör Odaları

Endüstriyel kazanlar

Kazan Çeşitleri Nelerdir

Doğal Dolaşımlı Kazanlar

Alev Borulu Kazanlar;
Yakıtın yanmasıyla oluşan kızgın gazlar, borular içinden geçer ve buharlaştırılacak su

borularının dışında bulunursa böyle kazanlara alev borulu kazanlar denir.

Değişken olmakla birlikte kazanın 2/3’ü su, 1/3’ü ise buhar hacmi olarak düzenlenir.

Alev Borulu Kazanların Başlıca Özellikleri Şunlardır:

• Su hacminin büyük oluşu nedeniyle önemli miktarda suyu depo ederler.

• Tüm buhar kazanlarında en önemli kontrol ve denetim noktası su seviyesidir.

• Yakıtların yakıldığı külhan veya ocağın bir tarafı dışında tümü suyla çevrili olması

nedeniyle ısı kayıpları az ve kazan verimi yüksek olur.

• Her zaman için yumuşatılmış su kullanılması önerilir.

• Isıtma yüzeyleri küçük en fazla 250 m2 dolaylarında ve saatte ürettikleri buhar miktarı 7,5 ton civarındadır. Isıtma yüzeyi ocakla baca arasında akan gazların içinde temas ettiği

yüzeylerdir. (30 t/h ve 30 bar basınca kadar piyasada mevcuttur.)

Buhar tutma süreleri çok uzundur, buhar rezerv haznesi fazla olduğu için ani çekişlerde

ve ara duruşlarda tekrar tam yüke girme süreleri kısadır. (Buhar tutma süresi: kazana su

alınıp fayrap edildikten sonra, işletme basıncında buhar elde edilinceye kadar geçen süre).

• Ürettikleri buharın basınç ve sıcaklığı düşüktür. Bu basınç maksimum 30 bar işletme

basıncına kadar üretilebilmektedirler.

Buhar Kazanı İle İlgili Temel Kavramlar

Temel kavramlar:

Doyma sıcaklığı: Verilen basınçta suyun kaynamaya başladığı sıcaklığa doyma sıcaklığı denir.

Doyma basıncı :Verilen sıcaklıkta suyun kaynamaya başladığı basınca doyma basıncı denir.

Sıkıştırılmış sıvı: Verilen bir basınçta suyun sıcaklığı doyma sıcaklığının altında ise sıkıştırılmış sıvı olarak tanımlanır.

Doymuş sıvı: Verilen bir basınçta o basınca karşılık gelen doyma sıcaklığında olup, içinde buhar zerresi olmayan suya doymuş sıvı denir. Su buharlaşmanın başlangıcındadır.

Doymuş buhar:Verilen bir basınçta o basınca karşılık gelen doyma sıcaklığında olup, suyun tamamının buhar fazında olduğu durumdur.Buhar yoğuşma sınırındadır.

Kızgın buhar: Verilen bir basınçta buharın sıcaklığı o basınçtaki doyma sıcaklığından daha yüksek ise buhar kızgın buhardır.

Buhar Kazanı Yakıt Türleri

Buhar üretmekte yararlanılan; kömür, pelet , motorin, doğalgaz ve fosil yakıtları, bazı

tesislerde ise artık yakıtın yakılmasıyla ortaya çıkan, ısıyı içindeki suyu ısıtmak için kullanan kazana denir.

Genellikle ısıtma ve enerji üretiminde kullanılırlar.

Kimi zaman nükleer reaktörlerde de, basınç altında buhar üretmek amacıyla ısı kaynağı olarak yararlanılır. Başka bir değişle buhar kazanları, istenilen sıcaklık ve miktarda buhar üreten cihazlardır.

Buharın endüstride tercih edilmesinin en önemli sebepleri; çok iyi bir ısı taşıyıcısı olması, ısı transferi özelliklerinin özellikle faz değişiminden dolayı yüksek olması ve iletiminin çok kolay olması ile herhangi bir pompalama sistemine ihtiyaç duymamasıdır. Buhar sadece ısı taşıyıcı özelliğinin dışında bazı proseslerde nemlendirme özellikleri için de kullanılmaktadır.

Buhar Sayacının Önemi

Bazı marka ve modellerde buhar sayacı titreşime göre buhar sayımı yapar.
(Titreşimden Etkileniyor). Sağlıklı bir ölçüm yapabilmesi için buhar sayaçları uzman kişiler tarafından seçilmelidr.

buhar hızınn 70 ile 110 m/Sn arasında olursa en ideal buhar ölçümünü yapar.

Buhar Nedir

Buhar: Suyun gaz durumuna denir. Su ve dolayısıyla buhar saf bir maddedir.

Termodinamik özellikleri, tablolardan veya diyagramlardan (Mollier diyagramı) bulunur. İki

özellik bilinirse diğer özellikler de hesaplanabilir veya diyagram ve tablolardan tespit

edilebilir..

Buhar Nasıl Oluşur?
Buhar, sıvı ya da katı halden buharlaşma ya da sublimasyon yolu ile oluşur. Suyun

buharlaşması esnasında eşit miktarda sıvı ya da katı parçacıkların gaz haline geçtiği ve aynı

zamanda gaz halinden geri döndüğü bir dinamik denge kurulur.

Buhar ve Suyun Enerji Farkı

Buhar Su’ya göre 5 kat daha fazla enerji taşır.

Lark Ne Kadar Buhar Çeker

Lark normal standarlarda ise 1200kg/h ile 1400 kg/h arasında maksimum kapasitede buhar çeker

daha ayrıntılı sorularınız için lütfen sitemizde bulunan mail adresimize mail atınız
En geç bir gün içerisinde yanıtlanacaktır. (iletişim numaranızı bırakırsanız arayarakta bilgilendirme yaparız)

Koç Darbesinin Basıncı Ne Kadardır

Koç Darbesi olunan yerde mevcut buhar basıncın 10 katı büyüklüğünde bir basınç olur

bu çok şiddetki bir ses ve vuruntu olarak kendisini hissettirir.

Kurutma Fabrikası İçin Buhar Hesaplaması

Üretim prosesinizde kaç tane kurutma ünitesi kuracaksınız söyleyin

kapasitenizi hesaplayarak size en uygun kapasite seçimi yapalım.

(lütfen mail atınız)

Buhar Kazanı Satan Firmalar

Buhar kazanı satan ülkemizde çok fazla olmak ile beraber asıl önemli olan buhar kazanını kaça aldığınız değil , buhar kazanı alacağınız firmanın kazan için gerekli olan sertifikalara sahip olması gerekmektedir. bunu belgelerin en başında CE belgesi bulunmaktadır.

Buhar Kazanı Nedir? Kullanım Alanları Nelerdir?

Buhar Kazanı Nedir?
Buhar kazanları suyun ısıtılarak buharlaşmasını sağlayan sistemlerdir. Buhar kazanlarında kömür, motorin, doğal gaz ve diğer fosil yakıtlar kullanılabilmektedir.

Buhar kazanı tipleri: yarım silindirik buhar kazanı ve skoç tipi buhar kazanları olarak bünyemizde iki tipte üretilmektedir. Üretimi yapılan buhar kazanları çelik buhar kazanlarıdır. Buhar kazanları endüstriyel tesislerde oldukça sık kullanılmaktadır. Isı transferi işlemi yüksektir. İletim kolay olmaktadır ve pompalama işlemine gerek duyulmaz. Su buharının nakledilmesi sırasında ayrıca enerji ihtiyacı duyulmaz. Taşınımı ve iletimi kolaydır. Buhar kazanları yüksek miktarda ısı enerjisi taşımaktadır. Buhar kazanlarının ayrıca alev borulu buhar kazanı ve su borulu buhar kazanı çeşitleri de vardır.

Buharın Kullanılma Nedenleri
• İdeal bir ısı taşıyıcı olması
• Küçük çaplı borularla daha fazla ısı taşıyabilmesi
• Çevre dostu olması(yani temiz olması)
• Geri kazanımı ile enerji tasarufu sağlanabilir
• Akışkanın taşınması kendi bsıncıyla gerçekleşir.Pompaya gerek yoktur.dolayısıyla
maliyeti düşüktür.
• Sıcaklık kontrolünü çok hassas bir biçimde gerçekleştirmek mümkündür.
• Buhar tesisattaki korozyon riskini azaltır.
• Isı kayıpları azdır yani ideal bir ısı taşıyıcısıdır. Küçük çaplı borular ile iletilmesi
nedeniyle ısı kayıpları diğer sistemlere göre daha azdır. Termodinamik özellikleri
iyidir.
• Yatırım gideri azdır, küçük çaplı boru kullanılır, yalıtım az yapılır, ucuz montaj.
• Buhar emniyetlidir yani alevlenme özelliği yoktur. Steril bir akışkandır.
• Buhar çevre dostudur. Saf maddedir.
Dezavantajı ise; yüksek enerji ve basınç olduğundan korunması yapılmalıdır.

Buhar Kazanı Kullanım Alanları Nelerdir?
• Petrokimyada
• Termik santrallerinde elektrik üretiminde (Buhar türbinleri)
• Sterilizasyon amacı ile ilaç ve gıda endüstrisinde
• İnşaat malzemelerin endüstrisinde
• Buharlı ısıtma sistemleri (kalorifer tesisatlar)
• Rafinerilerde
• Kimyasal prosesler
• Gıda endüstrisinde
• Sterilizasyon (ambalaj ve gıda) • Gübre endüstrisinde
• Kauçuk ürünlerinde ve imalatında
• İnşaat malzemeleri endüstrisinde
• Kağıt endüstrisinde
• Ahşap işletmesi ve şekillendirilmesi
Daha bir çok yerde kullanılmaktadır.

Pislik Tutucu Bağlantı Şekli

Buhar hatlarında ki pislik tutucular mevcut hatta yatay bağlanmalıdır.

Makarna Fabrikasının Isı Yükü Nedir

Fabrika üretim kapasitenizi söyleyin.

Saatlik ısı kapasitenizi ve gerekli basıncı hesap edelim.

(lütfen mail atınız)

Buhar Kazanı Seçimi

İdeal Buhar Kazanı Seçimi;

* Öncelikle verimlilik ele alınmalıdır, bir buhar kazanının veriminin en yüksek olduğu yükleme durumu %80 yük durumudur. Dolayısı ile seçilecek buhar kazanı kapasitesinin 1/5 oranında büyük olması öncelikli seçim kriteridir.
* İşletmenin ihtiyacı olan buhar gün içerisinde çok fazla değişiklik gösteriyorsa örneğin 1,5-2 kat farklar var ise kesinlikle buhar kazanı yedekli düşünülmeli, ortak tek bir kollektör üzerinden çekvalf karşı dengelemesi ile buhar ihtiyacı arttığında yedek buhar kazanı devreye girmeli ve rejim sağlanmalıdır.
* İşletmenin ihtiyacı olan buhar basınç değeri ve buhar kapasitesi teknik açıdan yuvarlamalardan sakınarak doğru hesaplanmalıdır, bir çok işletme ihtiyacını belirlerken yukarı yuvarlamakta ve ihtiyacı olandan büyük bir buhar kazanı ve buhar tesisatı alarak aksine buharın hızının düşmesine ve verimsiz bir buhar enerjisi tüketilmesine yol açmaktadır. Buhar kazanı net ve doğru verilerle seçilmelidir.
* Düşük basınçta buhar kullanan cihazlara buhar yüksek basınçta götürülmeli ve burada basınç düşürücü yardımı ile istenilen basınç aralığına çekilmelidir, bu şekilde hem cihaza buhar daha küçük çapta boru ile götürülecek hem de daha kuru bir buhar elde edilmiş olacaktır.
* İşletmede buhar ihtiyacı yok ise ısınma amaçlı buhar kazanı kullanılmamalıdır, ilk tesis ve işletme maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle tesisin ısıl kapasitesine göre sıcak su kazanı veya kızgın su kazanı sistemleri kullanılmalıdır.
* Buhar üretici seçimi yapılırken ani buhar çekim miktarı göz önüne alınmalı, bu değerler çok yüksek ise sisteme bir buhar aküsü ilave edilmeli yada kısa sürede devreye giren bir su borulu buhar jeneratörü konulmalıdır.
* Kazan dairesi düzenlemesi yapılırken çalışma koşulları ve mahalli idarelerin istediği kazan sınıflandırma kuralları göz önüne alınmalıdır.

Buhar Kazanı Kullanım Kılavuzu

Buhar Kazanları Kullanma Kılavuzu

BUHAR KAZANLARI KULLANMA KILAVUZU

BKRC ENDÜSTRİYEL ENERJİ BUHAR KAZANLARI

Değerli Müşterimiz;

Almış olduğunuz BKRC ENDÜSTRİYEL ENERJİ buhar kazanı;Türk Standartlarına ( TS 497 ve 0,6 – 2,5 MPa arası tasarım basıncında olanlar için TS 377 )uygun olarak üretilmiştir. Kazanınızın Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın belirlediği kullanım ömrü 10 yıldır.

Bu kullanma kılavuzu BKRC ENDÜSTRİYEL ENERJİ YSB ve SBK serisi kazanlar için hazırlanmıştır.

Klavuzunuz kazanınızın kullanılması yanında teknik özelliklerini de içermektedir.

YARIM SİLİNDİRİK BUHAR KAZANI TEKNİK ÖZELLİKLERİ

Tipi : 3 geçişli, alçak basınçlı, yarım silindirik

Külhan-Cehennemlik : Kazan saçından imal edilmiş, ekstra takviyelerle

güçlendirilmiş

Refrakter Malzeme : Külhan ve cehennemlik kısmında tam yanmanın

sağlanması için uygulanmalıdır.

Malzeme : H 1 ve H 2 kalite kazan sacı

Borular : Kazan borusu

Kaynak Kalitesi : EN 288, EN 287 – 1 e göre sertifikalı kaynakçılar

tarafından yapılmaktadır.

Yakıt Cinsi : Katı – Sıvı – Gaz

SKOÇ TİPİ BUHAR KAZANI TEKNİK ÖZELLİKLERİ

Tipi : 3 geçişli, yüksek ve alçak basınçlı tam silindirik,skoç tipi

Külhan-Cehennemlik : Kazan saçından imal edilmiş

Refrakter Malzeme : Külhan ve cehennemlik kısmında tam yanmanın

sağlanması için uygulanmalıdır.

Malzeme : H 1 ve H 2 kalite kazan sacı

Borular :Kazan borusu

Kaynak Kalitesi : EN 288, EN 287 – 1 e göre sertifikalı kaynakçılar

tarafından yapılmaktadır.

Yakıt Cinsi : Katı – Sıvı – Gaz

TAŞIMA ve NAKLİYE SIRASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

A.) KAZANIN ARAÇ ÜZERİNE YERLEŞTİRİLMESİ

Kazan araç üzerine yerleştirilirken vinç ile yükleme yapılmalıdır. Kazanın yükleneceği aracın kasasının kapakları önceden açılmalıdır.

Kazanın vinç ile taşınması esnasında taşıma halkasından faydalanılmalıdır. Vincin bomunun ucunda bulunan kancayı kazanın taşıma halkasından geçiriniz. Kanca piminin emniyette olduğuna emin olunuz. Vincin bomunu yavaşca yukarı kaldırarak boşluğunu alınız. Kazanı en alt seviyesi yerden 30 – 40 cm yukarıda olacak şekilde yavaşça yukarı kaldırınız.

Kazanın sallanmasına neden olacak ani hareketlerden kaçınınız. Yüklenecek aracın yanına kadar bu şekilde kazanı taşıyınız. Kazan aracın yanına getirildikten sonra aracın kasa seviyesinden 30-40 cm yükseğe kaldırın ve düzgün bir şekilde aracın kasası üzerine indirin.

Vincin kancasını taşıma halkasından çıkarınız.

DİKKAT : Kazan mutlaka taşıma halkasından faydalanılarak dik pozisyonda taşınmalıdır. Kazan vinç ile kaldırıldığında kazanın altında canlı varlık bulunmamalıdır. Kazan, aksesuarları monteli vaziyette nakledilmemelidir.

B.) KAZANIN ARAÇ ÜZERİNDE NAKLİYESİ

Kazan araçla nakledilirken araca sıkıca bağlanmalı,etrafına kaymasını engelleyici destekler konulmalıdır. Kazan,kırılacak,ezilecek maddelerle ve canlı varlıklarla birlikte nakledilmemelidir.Araca kazanı yerleştirdikten sonra üzeri branda ile örtülmelidir.Araç şoförü herhangi bir tehlike meydana getirecek

ani hareketlerden kaçınmalıdır.

C.) KAZANIN KULLANILACAĞI YERE İNDİRİLMESİ

Kazan, çalışma veya ikamet edilen yerlere yerleştirilmemeli,ayrı bir kazan dairesine yerleştirilmelidir.

Kazanın kazan dairesine indirilmesi esnasında yine vinçten faydalanılmalı,Madde A.’da belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır.

Kazanın kullanılacağı yere vincin girmesi mümkün değilse;uygun bir yere indirilerek tekerlekli aparatlarla istenilen yere taşınmalıdır.

YARIM SİLİNDİRİK BUHAR KAZANI YERİNE MONTAJI

Kazanın yerine montajı,taşıma ayakları üzerine kaldırılması ve baca bağlantıları yetkili servisçe yapılmalı, emniyet ve kontrol elemanlarının takılması, mevcut tesisata bağlanması ve taşıyıcı ayakların etrafının örülmesi, ateş tuğlasının örülmesi gibi işler yetkili servisin tavsiye edeceği firmalara yaptırılmalıdır.

Buhar kazanının yerleştirileceği kazan dairesi yüksekliği, kazan yüksekliğinden 2 metre fazla olmalıdır. Kazanlar arasında veya yan duvardan en az 1 m boşluk bulunmalıdır. Kazanın önünde de en az kazanın boyu kadar boşluk olmalıdır.

Kazan dairesinin biri dışarı açılan en az karşılıklı iki kapısı olmalıdır. Bu kapı 2 m yükseklikte ve 0,6 m genişlikte olmalıdır. Diğer hacimlerden duvarla ayrılmalıdır.İçerisi en fazla 0,5 mbar basınç düşümüne müsaade edecek şekilde havalandırılmalıdır.Kazan dairesinin taban alanının en az %10 kadar dış havaya açılan duvar bulunmalıdır.

Kazan, en az iki noktadan kriko ile kaldırılarak kazanla birlikte verilen taşıyıcı ayaklar Şekil 3.’de belirtilen yerlere kaynatılarak yerden 30 – 40 cm yükseltilmelidir. Kazanın ön kısmının altına yine kazanla birlikte verilen hava giriş ve kül alma kapağı yerleştirilerek etrafı şekilde görüldüğü gibi tuğla veya briketle dışarıdan hava almayacak şekilde örülür. Kazanın yan ve arka kısımları da şekildeki gibi tuğla veya

briketle örülerek kül haznesi oluşturulur.

Şekil 1.’de görülen külhan ile cehennemliğin birleştiği yer,yüksekliği,patlama kapağı eksenine kadar olacak şekilde ateş tuğlası ile örülmelidir.

Kazan sıvı veya gaz yakıtlı olarak kullanılacaksa kazanın indirileceği yere aşağıda belirtilen skoç tipi kazanda olduğu gibi beton kaide dökülmeli,kazan bu kaidenin üzerine yerleştirilmelidir.Sıvı ve gaz yakıtlı kazanlarda kömür besleme kapağına brülör namlusunun girebileceği ebatta delik açılarak brülörün bağlantı flanşına uygun montaj elemanları yapılır..Brülörün montajı bu elemanlara yapılmalıdır.

SKOÇ TİPİ BUHAR KAZANI YERİNE MONTAJI

Kazanın yerine montajı ve baca bağlantıları yetkili servisçe yapılmalı, emniyet ve kontrol elemanlarının takılması, mevcut tesisata bağlanması gibi işler yetkili servisin tavsiye edeceği firmalara yaptırılmalıdır.

Buhar kazanının yerleştirileceği kazan dairesi yüksekliği, kazan yüksekliğinden 2 metre fazla olmalıdır. Kazanlar arasında veya yan duvardan 1 m boşluk bulunmalıdır. Kazanın önünde de en az kazanın boyu kadar boşluk olmalıdır. Kazan dairesinin biri dışarı açılan en az karşılıklı iki kapısı olmalıdır. Bu kapı 2 m yükseklikte ve 0,6 m genişlikte olmalıdır. Diğer hacimlerden duvarla ayrılmalıdır.

İçerisi en fazla 0,5 mbar basınç düşümüne müsaade edecek şekilde havalandırılmalıdır. Kazan dairesinin taban alanının en az %10 kadar dış havaya açılan duvar bulunmalıdır.

Kazanınızın indirileceği yere şekilde görüldüğü gibi uygun ölçüde beton kaide dökülmeli,kazan bu kaidenin üzerine yerleştirilmelidir.

Sıvı ve gaz yakıtlı kazanlarda şekildeki kömür besleme kapağına brülör namlusunun girebileceği ebatta delik açılarak brülörün bağlantı flanşına uygun montaj elemanları yapılır.Brülörün montajı bu elemanlara yapılmalıdır.

BACA BAĞLANTILARI

Kazanın baca ile bağlantısı, baca bağlantı ağzıyla aynı ebattaki bağlantı parçaları ile yapılmalıdır. Kazan – Baca arasındaki yatay mesafe 3 m’yi geçmemelidir. Mümkünse dirsek kullanılmamalıdır.Dirsek kullanılması zaruri ise

en fazla 2 adet kullanılmalı,dirseklerin keskin dönüşlü olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü baca duman boruları ile bacada zivt ve katran oluşabilir ve yatay kısımda fazla uzun kullanılan baca duman boruları baca gazını çabuk soğuttuğundan çekiş zayıflamasına neden olur.

Kaliteli bir yanma için baca çekişi çok önemlidir. Bu yüzden baca çapınız, kazanınızın ihtiyacına uygun ebatta olmalıdır.

BUHAR KAZANI AKSESUARLARI MONTAJI

Prejurstatlar : Kazan üzerinde iki adet olmalıdır. Bunlardan biri limit prejurstat olup,ayarlanan değerde brülörü ( veya fanı )durdurur. Diğeri ise basınç ayar prejurstatıdır.İki kademeli brülör kullanılması halinde üç adet prejurstat kullanılmalıdır.Prejurstat seçiminde önemli olan bir nokta; prejurstat ayar basıncının, prejurstat çalışma aralığının ortasında bir yerde olmasıdır. Ayrıca diferansın, çalışma basıncının% 10’undan büyük olmaması tercih edilir.

Manometreler : Manometreler de iki adet olmalıdır. Bunlar kazan basıncının okunmasını sağlarlar. Manometrelerde çalışma basıncı, cihaz aralığının yaklaşık 3/4’ü olmalıdır.

Kazan Otomatik Besi Cihazı : Otomatik su besi cihazı, kazanda ayarlanan su seviyesi azaldıkça,besi pompalarına kumanda ederek kazana otomatik olarak su basılmasını ve seviyenin sabit tutulmasını temin eder.

Kazan üzerindeki en önemli emniyet ve kontrol elemanıdır. Şamandıralı ve sıvı kontaklı olmak üzere iki cinsi bulunmaktadır. Şamandıralı cihazların arıza riski yüksek olduğundan daldırma tip, sıvı kontaklı cihazların kullanılması tavsiye edilir. Kazanda su besi cihazı olarak şamandıralı tip seçildiğinde bile, emniyet görevi yapan limit seviye kontrol cihazı daldırmalı sıvı kontaklı tip olmalıdır.

Kazan Su Seviye Elektrotları : Su seviyesini kontrol etmek için kullanılır. Şekil 3’de gösterilen ağızdan kazana monte edilir.

Su seviye göstergesi : çelik gövdeli ve refleks camlı veya manyetik tip olup, kazanda yine iki adet bulunur.

Emniyet Vanaları : Emniyet vanaları ağırlıklı veya yaylı olabilir. Kazan üzerinde iki adet kullanılmalıdır. Bunlardan biri yaylı, diğeri ağırlıklı tipte olabilir.

Bir kollektör vasıtası ile kazan üzerindeki emniyet bağlantı ağzına her iki emniyet ventili de bağlanabilir. Malzeme çelik veya özel döküm olabilir. Emniyet vanaları açtıklarında kazandaki basınç yükselmeyecek şekilde boyutlandırılmalıdırlar. Emniyet vanaları bir üst çaptaki boru ile kazan dairesi dışında ve tehlikesiz bir yere açılmalıdır. Emniyet vanası giriş ve çıkış

tarafında vana kesinlikle olmamalıdır. Emniyet valfleri, maksimum çalışma basıncının % 6 üzerine çıkılmadan, kazan tam kapasitede iken buharı dışarı atabilecek ölçüde olmalıdır. Emniyet valfleri, çalışma basıncının yaklaşık % 10 daha üzerinde bir değere ayarlanmalıdır.

Kazan Armatürleri : Ana buhar alma ventili boyutu kazan ana çıkış ağzı ile aynı alınır.Besi suyu kazan girişinde bir çekvalf ve bir kapama valfi bulunmalıdır.

Kazan içindeki tuz konsantrasyonunu ayarlamak için üst blöf, kazanda biriken çamur, tortu vs. yabancı maddeleri dışarı atmak için dip blöf yapılır. Blöf işlemi elle yapılabileceği gibi, gözetimsiz çalışan kazanlarda otomatik olmak zorundadır.

Elektrik panosu ve alarm sistemi : Kazan besi suyu sistemi, emniyet sistemi ve koruma özelliklerini üzerinde barındıran bir elektrik panosu bulunmalıdır.

Kazan alarm sistemi,

1- Azami basınç emniyet ve alarmı.

2- Asgari su seviyesi emniyet ve alarmı

3- Kazan tav emniyet ve alarmını içermelidir.

KAZANIN KULLANILMASI

Kazanın işletilmesi ile görevlendirilecek personel, ortaya çıkabilecek ivedi duruma müdahaleden sorumludur. Bunun için de personel herşeyden önce bütün donanım görevleri, çalışma özellikleri, çalışma basınç ve sıcaklığı ile akış miktarları hakkında tam bilgi sahibi olmalı, sistemde bulunan bütün kontrol devreleri ve ölçü aletleri ile elektrikli koruma donanımının görev ve çalışmasını iyi bilmelidir.

Bir işletme defteri bulundurulması ve muntazam doldurulması son derece yararlıdır. Tablo 4.’de buhar kazanı örnek günlük kontrol çizelgesi verilmiştir.

KAZANIN ÇALIŞMAYA HAZIRLANMASI VE İLK ATEŞLEME

* Yeni devreye alınacak kazan ateşlemeden önce gerek su tarafı (kollektörlergibi ) gerekse gaz tarafı (ocak içi, baca gazı kanalları, brülör hücresi gibi) iyice gözden geçirilmelidir.

Yakma donanımındaki ve baca çekiş sistemindeki tüm donanımın doğru çalıştığı saptanmalı, bütün damperlerin rahatça açılıp kapandığı kontrol edilmelidir. Otomatik yanma kontrolü ve başka otomatik kontroller varsa bunlarla ilgili bütün test, ayar, ve kalibrasyonların yapılmış ve sistemin kusursuz çalışır durumda bulunması sağlanmış olmalıdır. Elektrikli koruma ve kilitleme sistemi ile ilgili bütün test, ayar, kalibrasyon ve fonksiyon kontrolleri yapılmalı ve sistemin bütün elemanları çalışır durumda olmalıdır.
Bütün blöf ve boşaltma vanaları,seviye gösterge camı boşaltma vanaları,
besleme suyu el vanaları ve kontrol vanalarının iyi çalışır ve sızdırmaz durumda oldukları saptandıktan sonra bunlar kapatılmalıdır.* Kazanda otomatik su seviyesi kontrolü varsa, bu kontrol sistemi ileilgili bütün ayar, test, kalibrasyon ve fonksiyon muayeneleri yapılmış ve otomatik sistemin kusursuz çalışması sağlanmış olmalıdır.
Su seviye camının çalışıp çalışmadığından emin olunmalıdır.

Buhar kazanı uzun süre devre dışı bırakılmışsa, tekrar ateşlemeden önce, bütün muayeneler yapılmış ve bulunan aksaklıklar giderilmiş olmalıdır.

Kazana gerekli kimyasal koşullara uygun su doldurulmalıdır.

Kazana ilk verilen su soğuk olmamalı ve sıcaklığı,kazan metal sıcaklığından

en çok + 100C farklı olmalıdır.

* Kazan istenen seviyeye kadar doldurulduktan sonra su beslenmesi durdurulmalıdır. Kazanla ilgili boşaltma vanalarından boşaltma yapılarak vana ve borularda tıkanıklık olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Kazan, ana buhar borusuna yalnız bir vana ile bağlı değilse buhar çıkış vanası açılıp kapatılarak kontrol edilmeli ve iyi çalıştığı izlenmelidir. Bu vana buhar elde edildiğinde ısınıp sıkışmaması için çok sıkılmamalıdır.

Ana buhar basınç göstergesi muayene ve kalibre edilmiş olmalıdır.

Kazanınızı sıvı veya gaz yakıtlı olarak kullanıyorsanız, brülörün hava ve yakıt ayarlarının yapılması gerekir. Bu işlem yapılırken atık baca gazı analizöründen faydalanılmalı ve uzman kişilerce yapılmalıdır.Pratik olarak hava ve

yakıt ayarının yapılabilmesi için alev renginden veya baca gazının renginden faydalanılır. Alev rengi açık sarı ise ve baca gazı renksizse hava miktarı yüksektir. Kazanda yanma oluşmuyorsa veya alev boyu kısa ve baca gazı rengi koyu ise hava miktarı azdır. Sağlıklı bir yanma için alev renginin turuncu olması gerekir. Alev ve baca gazı rengi sürekli kontrol edilmelidir.

Kazan ilk ateşlendiğinde meydana getirilecek ilk alev, yakma donanımına

ve kazana göre uygun ölçüde küçük olmalıdır. İlk ateşlemede en küçük alev en az bir saat büyültülmeyerek korunmalıdır.

* Kazanınızı katı yakıtlı olarak kullanıyorsanız,yakacağınız kömür, portakal büyüklüğünde olmalıdır. Kömür besleme kapağından ızgaraların üzerine ilk küçük alevi sağlayacak miktarda kömür yayılmalıdır. Kömürün üzerine odun ve tahta parçaları dizilmelidir. Kağıt,üstübü ve çıra gibi tutuşturucu malzemeler de odun parçalarının aralarına yerleştirilerek yanma sağlanmalıdır. Kazan her zaman üstten tutuşturulmalıdır. Alttan tutuşturduğunuz taktirde,kömür uçucu maddeleri hem yanmadan dışarı atılır, hem de % 20 – 30′ a varan oranda fazla kömür tüketerek, aynı oranda hava kirliliğine sebep olursunuz. Kazanınızı yaktıktan sonra kömür besleme kapağı kapatılmalı ve sürekli kapalı tutulmalı

İlk yakma esnasında alttaki hava giriş kapağı ve üstteki kömür besleme kapağı üzerindeki sekonder hava girişi açık olmalıdır.

Hava giriş kapağı (kullanılıyor ise fan yardımı ile) ,sekonder hava girişi ve baca klapesi ilk küçük alevi koruyacak şekilde ayarlanmalıdır.

Hava giriş ve çıkışını sağlayan klape ve kapakları tam olarak kapatılmamalıdır. Hem kömürdeki uçucu maddelerin yanmadan havaya atılmasına, hem de

hava kirliliğine neden olmamak için yanmakta olan kömürün üzerine yeni kömür ilave edilmemelidir. Kömür yüklemesi yapılacağında,gelberi ile küllerin, kül alma haznesine dökülmesini sağlanmalıdır. Kalan kor halindeki parçaları kazanın bir

kenarına biriktirerek, yeni kömür yüklemesi yapılmalıdır. Daha sonra kor halindeki parçalar yeni yüklenen kömürün üzerine düzgün bir şekilde yayılmalıdır. Bu şekilde yeni yüklediğiniz kömür tutuşturulmalıdır.

Kazanınıza yanma için gerekli hava akımının sağlanabilmesi için kül haznesinde aşırı kül birikmesi önlenmelidir.

Kazan suyunun ısınması ile su seviyesi yükseleceğinden zaman zaman blöf yapılarak su seviyesi sabit tutulmalıdır.

Kazanın eşit olarak ısınması sağlandıktan sonra, gerektiğinde alev az bir miktar büyütülerek basınç yükseltilmelidir. Kazan çalışma basıncına ulaşma süresi, kazan büyüklüğüne uygun olmalıdır.

Emniyet valflerinin kontrolü yapılmalıdır.

Isıtma sırasında seviye camı, el ve adam deliği kapakları gibi contalı kısımlar zaman zaman yoklanmalı, varsa kaçaklar giderilmelidir. Yüksek basınç ve sıcaklık altında oluşan kaçaklar, bu durumda giderilmeyip, ilgili kısımlar işletmeden çıkarıldıktan sonra giderilmelidir.

KAYNATMA
Yeni kurulmuş veya basıç altındaki kısımları onarım görmüş kazanlarda kazan su yüzeylerindeki kir, pas, yağ vb.’inden temizlemek üzere kazan kimyasal temizleyiciler ve alkali deterjan ile kaynatılmalıdır. Kaynatma sırasında seviye camı çıkarılıp yerine geçici bir cam takılarak kimyasal maddelerin seviye camını kirletmesi önlenmeli ve kaynatma bittikten sonra seviye camı yerine takılmalıdır.

Kaynatmada kullanılacak kimyasal maddelerin cinsi ve miktarı aşağıdaki gibi olmalıdır.

Kazan suyunun her 1 ton’una 2 kg Sodyum Karbonat,

2 kg Trisodyum Fosfat,

1 kg Sodyum Hidroksit

Bu kimyasal maddeler kullanılırken personelin el, yüz, göz gibi yerlerinin zarar görmemesi için koruyucu gözlük ile lastik ayakkabı, eldiven ve önlük gibi güvenlik malzemeleri kullanılmalıdır.Kazana normal seviyeye kadar su alınmalıdır. Kimyasal maddeler suda iyice eridikten sonra kazansuyuna katılmalıdır. Bu maddelere ilave olarak köpürme yapmayan bir sentetik deterjan da kazan suyuna yeterli miktarda katılmalıdır. Kimyasal maddeler ve deterjan kazana katıldıktan sonra kapaklar kapatılarak kazan en küçük alevle ateşlenmeli ve kaynatma yapılmalıdır. Kazan basıncı, işletme basıncının 1/3’üne yükseltilmeli ve kaynatma süresince bu değerde tutulmalıdır. Daha sonra seviye gösterge camının yarısı kadar blöf yapılarak, normal seviyeye kadar sıcak su alınmalıdır. Kazan suyundan belli aralıklarla numune alınıp, analiz yapılarak su temizleninceye kadar aynı işlem sık sık tekrarlanmalıdır. Daha sonra kazan soğutulup, suyu boşaltılmalı, basınçlı su ile yıkanmalı, çökelmiş pislik, çamur v.b. temizlenmelidir.KAZANIN DEVREYE SOKULMASI
Kazan buhara kalktıktan sonra kazanın arkasındaki blöf vanasını açarak blöf yaptırılmalıdır.

Yüzey blöf vanasından yüzey blöfü yaptırılmalıdır.

Seviye göstergelerinin altındaki vanalardan bir miktar su akması sağlanmalıdır.

Ağırlıklı emniyet ventilinin kolunu bir miktar havaya kaldırarak buhar çıkması sağlanmalıdır.

Bu işlemler her gün en az iki kez yapılmalıdır

Buhar sistemine buhar veren başka kazan varsa kazan basıncı, sistem basıncına ulaşıp sisteme buhar vermeye hazır duruma geldiğinde, kazanı devreye bağlarken kazandaki buharın sistemdeki buhara ani değmesi önlenmeli ve kazan buhar borusundaki bütün kondens suyu dışarı atılmalıdır.

Dış buhar sistemine buhar veren başka kazan yoksa, kazan basıncı ilk yükseltilmeye başlandığında sisteme az miktarda buhar verilerek sistem ısıtılmalı ve bundan sonra dış sistem basıncı kazan basıncı ile birlikte yükseltilmelidir.

Kazan çıkışında bir kapama vanası varsa, kazan basıncına geldiğinde, bu vana çok yavaş ve dikkatle açılarak kazan devreye sokulur.
DEVREDEKİ KAZANIN İŞLETİLMESİ

A ) ALEV

Kazanda hangi tip yakıt kullanılırsa kullanılsın, alev olabildiğince kararlı ve düzgün olmalıdır.

B ) SU SEVİYESİ

Kazan işletmesi sırasında su seviyesinin istenilen değerde olabildiği kadar sabit tutulması gerekilidir. Buhar kazanlarında su seviyesi otomatik olarak kontrol edilir. Bununla birlikte, otomatik cihazların her an arıza yapabilecekleri düşünülerek, su seviyesinin durumu kazancı tarafından sürekli olarak kontrol edilmelidir.

Seviye gösterge cihazlarının verimli çalışmaları için gösterge tüpünün en az ayda bir kez temizlenmesi gerekir. Ayrıca seviye elektrotlarının kireç bağlamamış olması gerekir.

C ) KÖPÜRME

Köpürme meydana geldiğinde, buhar çıkışı azaltılarak su seviyesi normal değerine düşürülmeli ve köpük sürekli blöf edilmelidir. Köpüklenme önlenene kadar kazana bir yandan taze su verilip bir yandan da blöf sürdürülmeli, köpüklenme önlenemezse kazan devreden çıkarılarak olayın nedenleri araştırılmalıdır.

D ) KAZAN BESLEME SUYU

Kazan besleme suyu, kimyasal işlemden geçirilmiş olmalı, kazan suyunun sürekli analizleri yapılarak istenmeyen kimyasal koşullar giderilmelidir. Besleme suyu sıcaklığının ve pompa çıkış basıncının istenen değerde tutulması sağlanmalıdır.

Kazan besleme suyu borusu ve besleme pompaları sürekli kontrol edilmelidir.

E ) BLÖFLER

Kazan günde en az bir kez blöf vanası sonuna kadar açılıp kapatılmak suretiyle blöf edilmelidir. Blöfler buhar çekişinin en az olduğu sırada yapılmalıdır

Blöf sistemi sık sık muayene edilmeli ve sızdıran vanalar onarılmalı veya değiştirilmelidir.

KAZANI DEVREDEN ÇIKARMA

Kazan buhar çıkışı azaltılırken bir yandan da besleme suyu kısılmalı ve alev küçültülmelidir.Alev söndürüldükten sonra buhar çıkışındaki kapama vanası sıkıca kapatılmalıdır. Su seviyesi normal ise besleme suyu pompası durdurulmalıdır ve besleme suyu giriş vanası kapatılmalıdır. Su seviyesi normal değerinden çok yüksek ise normale gelecek şekilde blöf yapılmalı, daha sonra kazan soğumaya bırakılmalıdır. Farklı sıcaklıkların meydana gelmesini önlemek için, hızlı soğutmadan kaçınılmalıdır.

BOŞALTMA

Kazan soğumaya bırakıldığında basıncın düşmesi izlenir. Kazanda basınç

kalmadıktan ve su sıcaklığı 900Cnin altına düştükten sonra kazan boşaltılabilir. Bununla birlikte ateşe dayanıklı harç kısımlar el yanmadan dokunabilecek seviyeye kadar soğumadan kazanı boşaltmak sakıncalıdır. Kazan tam olarak boşaltıldıktan sonra blöf vanaları sıkıca kapatılmalı ve üzerlerine açılması gerektiğini belirten uyarma etiketleri asılmalıdır.

OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR İÇİN İŞLETME KURALLARI

Hangi nedenle olursa olsun, su seviyesi gösterge camının görüş seviyesi altına düşerse kazan derhal durdurularak (katı yakıtlı ise yakıt dışarı alınarak ) buhar çıkışı kapatılmalı, sonra su seviyesindeki düşmenin nedenleri araştırılmalıdır. Su seviyesini tekrar eski durumuna getirmek üzere hemen su vermek tehlikelidir. Kazan bir miktar soğuduktan sonra azar azar su verilmelidir.
Ocak patlamalarının önlenmesi için;
Söndürülen brülörlerin vanaları iyi kapatılmalı ve brülör ateşleme çubukları dışarı alınmalıdır.
Alev sürekli olarak gözetlenmeli, brülörün sönmesi halinde yakıt yağı vanası derhal kapatılmalıdır.
Kazan ilk ateşlenmesinde alev kısa zamanda meydana gelmez ise yakıt yağı vanası kapatılmalı ve ocak havalandırıldıktan sonra yeniden ateşleme yapılmalıdır.
Katı yakıtlı kazan faal halde iken elektrik kesilirse hemen yakıt boşaltılarak duman kapakları açılarak kazanın soğuması sağlanmalıdır.
DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

* İçerisinde su yokken kazanınızı kesinlikle yakmayınız.

Kazanınız yanarken içine girmeyiniz ve başınızı,elinizi sokmayınız.

Kazanınızın baca klapesini kesinlikle tam olarak kapatmayınız.

Kötü bir baca çekişi kazanın verimini düşürdüğü gibi sağlığa zararlı sonuçlar da doğurabilir.

Güvenliğiniz ve iyi bir yanma sağlamak için bacalar temiz ve bakımlı olmalıdır. Bu yüzden kazanınızı yakmadan önce baca çekişini kontrol ediniz.

Baca ve baca bağlantılarının hava sızdırmamasına dikkat ediniz. Yanma esnasında baca bağlantısında bulunan temizleme kapağının kapalı olduğundan emin olunuz.

Kazanınız yanarken duman sandığı kapaklarını ve baca temizleme kapağını kesinlikle açmayınız.

Brülör çalışırken kesinlikle kazan kapaklarını açmayınız.

Brülör yakılmadan önce kazanınızın yanma hacminin temiz olmasına, içerisinde yanıcı maddelerin bulunmamasına dikkat ediniz.

Kazanınız yanarken sık sık kontrol ediniz.

Kazanınızda herhangi bir yiyecek maddesi pişirmeyiniz ve evcil hayvan kurutmayınız.

Kazanın arka kısmında bulunan patlama kapağı rahat açılacak şekilde olmalıdır, kapak önüne engel koymayınız. Patlama kapağı ile kesinlikle oynamayınız.

Kazanınız içerisinde çevre ve insan sağlığını tehdit eden maddelerle kükürt miktarı yüksek yakıtlar yakmayınız.

Katı yakıtlı olarak kullandığınız kazanınızı benzin, ispirto,gazyağı gibi yanıcı ve parlayıcı sıvı yakıtlar ile tutuşturmayınız ve bu maddeleri kazanınızın yakınlarında bulundurmayınız.

Kazanınızın içerisine patlayıcı maddeler atmayınız. Kazanınızda kok kömürü yakmayınız.

Kömür torbaları petrokimya ürünü olduğundan, yakıldığı zaman çevreye ve insan sağlığına zararlı atıklarla birlikte kazan içerisinde ve bacanızda zivt ve katran oluşmasına sebep olacağından kömür beslemesini torba ile değil, kömürü torbadan boşaltarak kürekle yapınız.

Kazanınıza yükleme yaparken,ızgaraların zarar görmemesi ve verimli bir yanma için atılan kömür miktarına ve yayılışına dikkat ediniz.

Kömür yüklemesi yaptıktan sonra kazan kapağını kapalı tutunuz. Verimli bir yanma için yakıtın yeterli oksijenle yanması gerekir.

Yanma hacminin daralarak gerekli oksijenin sağlanamamasına neden olmamak için kazanınıza aşırı yükleme yapmayınız. Aşırı yükleme aynı zamanda ızgaralarınızın da ömrünü kısaltacaktır.

* Olağan dışı bir durumla karşılaştığınızda hemen yetkili servisle irtibata geçiniz.

TEMİZLİK VE BAKIM

GÜNLÜK BAKIM İŞLEMLERİ

Su seviye göstergesinin havasını alınız.

Kazan tağdiye cihazını kontrol edin ve temizleyin.

Kazanınızı günde birkaç defa blöf ediniz.

Fotoseli kontrol edin.

Besi suyu deposunda ve degazörde yeteri kadar su bulunup bulunmadığını kontrol ediniz.

Gaz ile ateşlemeli sistemlerde gaz basınç regülatöründe önceki ve sonraki gaz basıncını kontrol ediniz

Kazan üzerindeki ve su, buhar ve yakıt hatlarındaki bütün kaçak yapan flanş ve bağlantı yerlerini sıkıştırın ve sızıntıları önleyin.

Kazan emniyet ventilinin kolay açılabilecek şekilde olduğunu kontrol ediniz.

Katı yakıtlı kazanlarda yanma sonucu oluşan külü her gün alınız.

AYLIK BAKIM İŞLEMLERİ

Emniyet ventilini kontrol ediniz.

Su seviye otomatiğini ve asgari su seviye kesme otomatiğini, en az ayda bir defa kazan su seviyesini yavaşça ve gerçekten asgari seviyeye indirilerek kontrol ediniz.

Kazan ve kazana ait bütün sistem, boru bağlantıları, flanşlar, tutucular ve vanalardaki kaçakları ve diğer arızaları dikkatlice kontrol ediniz. Tatminkar görülmeyen her husus not edilerek düzeltilmelidir.

Yakıt filtresini temizleyin.

Brülörünüzün temizliğini yapınız.

Bütün kaçak yapan flanş ve bağlantı yerlerini sıkıştırın ve sızıntıları önleyin, gerekiyorsa yenileyin.

Şalter tertibatını ve otomatik sistemi bir elektrikçiye kontrol ettiriniz.

Ön duman sandığı kapaklarını açın ve duman borularını bir fırça ile ayda 3 – 4 kez temizleyiniz. Bu temizlik esnasında ön ve arka sandıklardaki ve baca bağlantı hattındaki kurumları da temizleyiniz.
YILLIK BAKIM İŞLEMLERİ

Kazanı tamamen boşaltınız.
Bütün el ve adam deliklerini açın. Conta yüzeylerine zarar vermeden yapışmış kalmış conta parçalarını temizleyin.
Kazanın içini temizleyin, basınçlı su ile iyice yıkayın. Kazan kireçlenme yapmışsa bunları temizleyin ve sonra iyice yıkayın.
Bütün aylık bakım işlemlerini yapınız.
Bütün yatakları yeni yağlayın. Vantilatörün, besi suyu pompalarının ve yakıt pompalarının bakımını yapınız.
Adam ve el deliklerini kapatın, bunlar için yeni contalar koyun.
Kazanı yeniden su ile doldurun.
Bacanızı yılda en az bir kez temizleyiniz.

BAKIM VE TEMİZLEME

İyi bir kazan bakıcısı için en iyi referans kazan dairesinin temizliği ve bakımlı bir kazan dairesi mahallidir. Yüksek verim sağlamak ve devamlılığı korumak işletme idaresinin ve kazan bakıcısının elindedir. Bunu sağlamak için gerekli bakım ve temizleme masrafları büyük değildir ve uzun ömür ve hissedilir derecede yakıt tasarrufu ile kendisini fazlasıyla amorti eder.

Sorumlu işletme idaresi, kazan dairesine ait olmayan eşya ve techizatın oradan uzak bulunmasına ve kazan dairesinin yalnız kendi gayesine uygun hizmet etmesine önem vermelidir. Kazan dairesinde temiz su ve pis su bağlantı yerleri bulunmalıdır, kazan dairesinin bol su ile temizlenmesine engel olacak durum olmamalıdır.

Daima bakımlı olan kazan dairesi, her zaman işletmenin en güzel yeri olmalıdır.

KAZAN DIŞ TEMİZLİĞİ

Teknolojinin diğer bütün mamülleri gibi üç geçişli kazan da dışarıdan temiz ve bakımlı bir tesir bırakmalıdır. Armatürler, manşonlar ve flanşlar sızdırmaz iseler kazanın hiçbir tarafından buhar veya su kaçağı olmaz ve daima ilk korozyon başlama noktalarını teşkil eden tuz veya pislik birikintileri meydana gelmez.

İlk işletmeye alınmayı müteakip ilk iki hafta bütün el ve adam deliklerinin

ve flanşların devamlı sıkıştırılmaları çok önemlidir. Aksi halde bunların sızdırmalarının önlenmesi imkansızlaşır. Armatür ve flanşlardaki yeni başlayan sızıntılar derhal

giderilmelidir. ( Sadece besi suyu pompasının tapaları pompa milini korumak için damla şeklinde sızıntı yapmalıdır. ) Ayrıca zaman zaman yapılacak yeni boyanın da çok büyük faydası vardır.

DUMAN GAZI TARAFI TEMİZLİĞİ

Çabuk açılabilen duman kutusu kapakları ve brülörün tesbit yerlerinden kolayca açılabilmesi, işletme aralarında, kazan geçişlerinde meydana gelebilecek kirlenmenin hemen tesbitini ve giderilmesini sağlar. 0,5 mm’ den az, ince bir kurum tabakasını temizlemeye gerek yoktur. Kurum tabakası özel kazan borusu temizleme fırçaları ile temizlenmelidir. Kalın bir kurum tabakası, kazanın randımanının düşmesine sebep olur.

Sık sık soğuk halde iken çalıştırılmaya başlanılan kazanlarda kurum ve kükürt bileşiklerinin terleyen ısıtma yüzeyleri üzerinde sert tabakalar meydana getirme ihtimali vardır. Bu cins tabakalar aktif karakterlerinden ötürü kazan malzemesi için bir tehlike teşkil ederler ve kısa aralıklarla iyice temizlenmelidirler. Bu temizlik için normal duman borusu temizlik fırçaları yeterli değildir. Daha çok elektrik motoru ile tahrik edilen eğilebilir milli ve özel temizleme kafaları bulunan bir temizleme cihazı kullanılmalıdır.

Ön kapaklar tekrar kapatılmadan önce, cıvata ve somunlara MOLYKOTE G pastası sürülmelidir.

SU TARAFI TEMİZLİĞİ

Su tarafında meydana gelebilecek tortuları tesbit etmek için el ve adam deliklerinden faydalanılmalıdır. Kazanın su tarafında meydana gelebilecek takriben

1 mm kalınlığındaki kireçlenme sadece kazan randımanının düşmesine değil, bilhassa yanma hücresi kısmındaki kazan malzemesinin aşırı derecede ısınmasına sebebiyet verir. Daha kalın kazan kireçlenmelerinde malzemenin tamamen kızarması, külhanın çökmesi ve yanmalar imkan dahilindedir.

Eğer doğru olarak hazırlanmış besi suyu ile kazan beslenecek olursa pratik olarak kazan ısıtma yüzeyleri kireçlenmez. Bu durumda kazanı yılda bir defa basınçlı su ile yıkamak kafidir. Beklenenin aksine bir kireçlenme görülürse kimyasal temizleme tatbik edilmelidir.

Ayrıca yağ parçacıklarının su tarafındaki ısıtma yüzeylerinde toplanmamalarına dikkat ederek kondens suyunun yağ ihtiva edip etmediğini devamlı kontrol etmelidir.

İŞLETİLMEYECEK KAZANLARIN KORUNMASI

A.) DUMAN GAZI TARAFININ KORUNMASI

Kazan uzun süre işletilmeyecek ise, devre dışı kalmasından dolayı meydana gelebilecek pas ve korozyona karşı korunması için yapılması gerekli işlemler şunlardır:

Kazanın sıcaklığı takriben 400C ‘ ye düşene kadar külhan, duman boruları ve aynanın duman gazı tarafını iyice temizleyin. Duman gazı tarafındaki bütün yüzeyleri artık yağ veya Fuel – oil ile ince bir tabaka halinde yağlayınız. Kazanın dış hava ile irtibatı tamamen kesilmelidir. Ayrıca yarı yanmış kireç ile dolu kaplar yerleştirerek kazan içindeki havanın kuru kalması sağlanmalıdır.

B.) SU TARAFININ KORUNMASI

KISA SÜRE İŞLETİLMEYECEK KAZANLAR

Kazan devre dışı kaldığı esnada, işletme sırasındakine nazaran daha fazla paslanma ve korozyona maruz kalır. Kazan içerisinde bilhassa gazı alınmamış veya çok az alkali ihtiva eden su kalırsa paslanma ve korozyona uğrama oranı yükselir.

Yeteri kadar koruma tedbirleri alınmamış kazanlar, su tamamiyle boşaltılmış olsa dahi korozyona maruz kalırlar. Suyu tamamiyle boşaltılan kazanları çok az külfetle korozyona karşı korumak mümkündür.

BİR GÜN İŞLETİLMEYECEK KAZANLARDA

Kazan üzerindeki buhar ve su vanaları sıkıca kapatılır.Emniyet tedbiri olarak kazanın işletilmesine son verilmeden önce kazan suyuna oksijen bileşikleri teşkil etmesi için yüksek dozlu kostik soda veya sodyum sülfit karıştırılmalıdır.

BİR HAFTA İŞLETİLMEYECEK KAZANLARDA

Mevcut kazan suyunun her m3’üne takriben 600 gr trisodyumfosfat karıştırarak kazan suyunun fosfat değeri yükseltilir ve yine kazan suyunun her m3’üne 700 gr hidrazin 15 veya 250 gr sodyumsülfit karıştırarak paslanma ve korozyona karşı emniyet tedbirleri alınır. Arta kalan oksijeni kazandan dışarı atmak için emniyet ventili

takriben 0,2 kg/cm2‘ye ayarlanır ve emniyet ventilinden taşıncaya kadar kazana su doldurulur. Kazan soğuduktan sonra aynı şekilde su ile doldurularak yukarıdaki kimyasal maddeler katılmış olarak bütün vanalar sıkıca kapatılır.

Soğuk havalarda dona engel olmak için kazan dairesi sıcaklığının +40C’nin altına düşmemesi sağlanmalıdır.

Kazan tekrar işletmeye alınacağında kazan suyu, kısmen blöf vanasından boşaltılmalıdır. Daha sonra normal besi suyu ile su seviyesine kadar kazan tekrar doldurulur. Burada dikkat edilecek husus kazan suyu Bo- değerinin tekrar işletmeye alma esnasında çok yüksek olmamasıdır.

C.) KAZANIN KURU MUHAFAZASI

Uzun süre işletilmeyecek kazanlar kuru muhafaza edilmelidir. Kazan sıcak halde iken ve alçak basınçta blöf vanasından kazan suyu tamamen boşaltılır. Kazanın boşaltılmasından sonra emniyet ventili açılarak buhar dışarı atılır. Kazandaki bütün el ve adam delikleri açılır ve kazanın iç kısmının kuruyup kurumadığı kontrol edilir. Gerekli hallerde herhengi bir şeyle kurulanır. Kazanın içine yarıya kadar klorkalsiyum ve veya yanmış kireç doldurulmuş kaplar konur. Bu kaplar yaklaşık 3 ayda bir değiştirilmelidir.

Kalan oksijeni yok etmek için kazanın içine yanan kandil veya odun kömürü dolu bir kap yerleştirilmelidir. Sonra bütün ventiller ve el,adam delikleri kapatılmalıdır.

Kazanın kuru muhafazasının başarılı olmasının şartı tam sızdırmaz kapanabilen ventiller, el delikleri ve flanşlardır. Bunlar sürekli kontrol edilerek uygunsuzluklar giderilmelidir.

EL VE ADAM DELİKLERİ BAKIMI

El ve adam deliği kapakları, deliği tam kapatacak şekilde yerleştirilmelidir. Conta yerleştirilmeden önce contanın oturacağı yüzeyleri temizleyin ve uygun, temiz ve kusursuz contaları kullanınız. Çerçeve ile kapak arasındaki boşluğun her tarafta eşit olmasına dikkat ediniz. Kapak civatalarını karşılıklı olarak eşit miktarda azar azar sıkınız. Contanın kalitesine çok dikkat ediniz, dışı grafitli kauçuk, asbest contalar kullanınız. Conta ölçülerini delik ölçülerine göre seçiniz.

BESİ VE KAZAN SUYU

Besi ve kazan suyu için yapılan çalışmaların gayesi kazanı ve su, buhar, kondens hatlarında meydana gelebilecek tehlikeleri yok etmektir. Bu tehlikeler şunlardır.

Besi suyundaki sertlik, kazan ısıtma yüzeylerinin kireçlenmesine sebep olur.

Bu da ısı transferinin güçleşmesine, randımanın düşmesine, ısı birikimi ve sonunda kazanın hurdaya çıkmasına kadar gidecek kazan gövdesinde arızalara sebep olur.

Besi ve kazan suyundaki yağ ve organik maddeler, kazan ısıtma yüzeyinde ince tabakalar oluşturarak, kazanın kireçlenmesinde olduğu gibi ısı birikimlerine sebep olur. Kazan için en tehlikeli olanı kazan suyundaki yağın kazan kireci ile birleşmesidir.

Besi ve kazan suyundaki serbest oksijen ve serbest karbondioksit, kazan malzemesini zayıflatan ve tesisin su ile temasta olan bütün kısımlarına zarar veren korozyon oluşmasının nedenidir.

Kazan suyundaki tuz miktarının yüksek olması, normal zamanlarda sakin ve kuru olan buharlaşmayı hareketlendirir. Buhar, suyu beraberinde çeker, götürür ve böylece kazan suyu tuzları buhar hatlarına yayılır. Boru sisteminin, makinelerin, türbinlerin vs. kirlenmesine, hareketli armatürlerin sıkışmasına, kesitlerin daralmasına vb. sebep olur.

Kazan suyundaki organik bileşik miktarı yüksek olursa su köpürmeye başlar, buharlaşma hareketlenir ve buhar, suyu da beraberinde götürür. Kazan suyunda fazla tuz bulunduğunda meydana gelen olumsuz neticeler hasıl olur.

KAZAN SUYUNDAN NUMUNE ALMA VE ANALİZLER

Buhar üretiminde kullanılmakta olan ham suyun özellikleri kuruluş yerine göre çok çeşitli olabildiğinden, standart bir su koşullandırma sistemi yoktur. Bu koşulların kontrolü için alınan numunelerin hangi tarihte alındığı ve miktarı kesinlikle belirtilmiş olmalıdır. Kazan suyu bileşiminin yavaş değiştiği veya sabit kaldığı bölgelerde günde bir kez numune almak yeterlidir. Su bileşiminin çabuk değiştiği yerlerde ise daha çok numune alınmalıdır. Numuneler blöflerden az önce veya blöf sırasında alınmalı ve basınç altında iken soğutularak bekletilmeden analiz edilmelidir. Numunenin alınacağı kap temiz olmalı ve numune kaba alınmadan önce kap aynı su ile çalkalanmalıdır. Numune kaplarının ağzı kapatılmalıdır. Yapılan deneylerin sonucu bir raporla günlük olarak saptanmalı ve saklanmalıdır.

Deneyler için en az 2 lt su temiz bir kapta tercihen cam şişede götürülmelidir. Kazan suyunun kontrolünde yararlı olan deneyler şunlardır :

a.

Renk ve görünüş

ı.

Sülfat

b.

Koku

i.

P alkalinite

c.

Nitrit

j.

M alkalinite

ç.

Amonyak

k.

Serbest klor

d.

Sertlik

l.

Magnezyum

e.

pH

m.

Klorür

f.

Tortu

n.

Demir

g.

İletkenlik

o.

Silis

h.

Organik madde

ö.

Kalsiyum

Kazanlarda kullanılmak üzere hazırlanacak olan ham su mekanik pisliklerden arınmış ve berrak olmalıdır. Su yumuşatma cihazının rejenerasyon kapasitesinin sağlanabilmesi için su içindeki toplam demir miktarı 0,2 mg/kg ve mangan miktarı 0,05 mg/kg’ı aşmamalıdır. Bu şartların sağlanabilmesini teminen gerekli hallerde filitre ve demir arıtıcı, mangan arıtıcı gibi cihazlar kullanılmalıdır.

Kazanınızı kullanma klavuzunda belirtilen tavsiyelere uygun, normal kullanma koşullarında uzun yıllar güvenle kullanabileceğinizden emin olabilirsiniz.