• Gaziantep Üniversitesi
    Teknopark A Blok Kat:2 No:214

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Makarna Fabrikasının Isı Yükü Nedir

    Fabrika üretim kapasitenizi söyleyin.

    Saatlik ısı kapasitenizi ve gerekli basıncı hesap edelim.

    (lütfen mail atınız) 

  • Buhar Kazanı Nedir

    Buhar nedir?

    Buhar: Suyun gaz durumuna denir. Su ve dolayısıyla buhar saf bir maddedir.

    Termodinamik özellikleri, tablolardan veya diyagramlardan (Mollier diyagramı) bulunur. İki

    özellik bilinirse diğer özellikler de hesaplanabilir veya diyagram ve tablolardan tespit

    edilebilir..

    Buhar Nasıl Oluşur?

    Buhar, sıvı ya da katı halden buharlaşma ya da sublimasyon yolu ile oluşur. Suyun

    buharlaşması esnasında eşit miktarda sıvı ya da katı parçacıkların gaz haline geçtiği ve aynı

    zamanda gaz halinden geri döndüğü bir dinamik denge kurulur.

     

  • Pislik Tutucu Bağlantı Şekli

    Buhar hatlarında ki pislik tutucular mevcut hatta yatay bağlanmalıdır.

  • Buhar Kazanı Satan Firmalar

    Buhar kazanı satan ülkemizde çok fazla olmak ile beraber asıl önemli olan buhar kazanını kaça aldığınız değil , buhar kazanı alacağınız firmanın kazan için gerekli olan sertifikalara sahip olması gerekmektedir. bunu belgelerin en başında CE belgesi bulunmaktadır.

  • Kurutma Fabrikası İçin Buhar Hesaplaması

    Üretim prosesinizde kaç tane kurutma ünitesi kuracaksınız söyleyin

    kapasitenizi hesaplayarak size en uygun kapasite seçimi yapalım.

    (lütfen mail atınız)

  • Koç Darbesinin Basıncı Ne Kadardır

    Koç Darbesi olunan yerde mevcut buhar basıncın 10 katı büyüklüğünde bir basınç olur

    bu çok şiddetki bir ses ve vuruntu olarak kendisini hissettirir.

  • Buhar ve Suyun Enerji Farkı

    Buhar Su'ya göre 5 kat daha fazla enerji taşır.

  • Lark Ne Kadar Buhar Çeker

    Lark normal standarlarda ise 1200kg/h ile 1400 kg/h arasında  maksimum kapasitede buhar çeker

    daha ayrıntılı sorularınız için lütfen sitemizde bulunan mail adresimize mail atınız
    En geç bir gün içerisinde yanıtlanacaktır. (iletişim numaranızı bırakırsanız arayarakta bilgilendirme yaparız) 

  • Buhar Sayacının Önemi

    Bazı marka ve modellerde buhar sayacı titreşime göre buhar sayımı yapar.
    (Titreşimden Etkileniyor). Sağlıklı bir ölçüm yapabilmesi için buhar sayaçları uzman kişiler tarafından seçilmelidr.

    buhar hızınn 70 ile 110 m/Sn arasında olursa en ideal buhar ölçümünü yapar.

  • Buhar Kazanı Yakıt Türleri

    Buhar üretmekte yararlanılan; kömür, pelet , motorin, doğalgaz ve fosil yakıtları, bazı

    tesislerde ise artık yakıtın yakılmasıyla ortaya çıkan, ısıyı içindeki suyu ısıtmak için kullanan kazana denir.

    Genellikle ısıtma ve enerji üretiminde kullanılırlar.

    Kimi zaman nükleer reaktörlerde de, basınç altında buhar üretmek amacıyla ısı kaynağı olarak yararlanılır. Başka bir değişle buhar kazanları, istenilen sıcaklık ve miktarda buhar üreten cihazlardır.

    Buharın endüstride tercih edilmesinin en önemli sebepleri; çok iyi bir ısı taşıyıcısı olması, ısı transferi özelliklerinin özellikle faz değişiminden dolayı yüksek olması ve iletiminin çok kolay olması ile herhangi bir pompalama sistemine ihtiyaç duymamasıdır. Buhar sadece ısı taşıyıcı özelliğinin dışında bazı proseslerde nemlendirme özellikleri için de kullanılmaktadır.

  • Buhar Nedir

    Buhar: Suyun gaz durumuna denir. Su ve dolayısıyla buhar saf bir maddedir.

    Termodinamik özellikleri, tablolardan veya diyagramlardan (Mollier diyagramı) bulunur. İki

    özellik bilinirse diğer özellikler de hesaplanabilir veya diyagram ve tablolardan tespit


    edilebilir..

    Buhar Nasıl Oluşur?

    Buhar, sıvı ya da katı halden buharlaşma ya da sublimasyon yolu ile oluşur. Suyun

    buharlaşması esnasında eşit miktarda sıvı ya da katı parçacıkların gaz haline geçtiği ve aynı

    zamanda gaz halinden geri döndüğü bir dinamik denge kurulur.

  • Buhar Kazanı İle İlğili Temel Kavramlar

    Temel kavramlar:

    Doyma sıcaklığı: Verilen basınçta suyun kaynamaya başladığı sıcaklığa doyma sıcaklığı denir.

    Doyma basıncı :Verilen sıcaklıkta suyun kaynamaya başladığı basınca doyma basıncı denir.

    Sıkıştırılmış sıvı: Verilen bir basınçta suyun sıcaklığı doyma sıcaklığının altında ise sıkıştırılmış sıvı olarak tanımlanır.

    Doymuş sıvı: Verilen bir basınçta o basınca karşılık gelen doyma sıcaklığında olup, içinde buhar zerresi olmayan suya doymuş sıvı denir. Su buharlaşmanın başlangıcındadır.

    Doymuş buhar:Verilen bir basınçta o basınca karşılık gelen doyma sıcaklığında olup, suyun tamamının buhar fazında olduğu durumdur.Buhar yoğuşma sınırındadır.

    Kızgın buhar: Verilen bir basınçta buharın sıcaklığı o basınçtaki doyma sıcaklığından daha yüksek ise buhar kızgın buhardır.

  • Reküperatör Nedir

    Reküperatör atık ısıyı geri kazanmak için kullanılan ters akışlı bir ısı eşanjörüdür.

    Karşı akışlı akışkanların birbirine ısı transfer etmeleri mantığına dayanır.

    Örnek olarak plakalı eşanjörleri verebiliriz.

    Ticari mekanlarda; atılan kirli havanın ısısını, dışarıdan emilen taze havaya transfer eder. Bu işlemi ek bir enerji harcamadan gerçekleştirir. Dışarı atılan havadan dolayı mekana gereken ısıtma enerjisini en az %45 civarında azaltır.

    Atılan kirli havanın ısı yükü, ısı borulu bir eşanjör vasıtası ile emilen taze havaya geçirilir. Her iki sıcaklık farkının %55’i kadar bir ısı yükü geri kazanılır.

    Üzerinde bulunan kontrol ünitesi sayesinde, yaz ve kış aylarında taze ve kirli hava sıcaklıklarının farkı 20C ve üzerinde olduğunda otomatik devreye girer.

    İstenildiği durumlarda sadece mekanın havasını dışarı atmak veya sadece dışarıdan taze hava emmek için de kullanılabilir.

    Isı eşanjöründe, emiş ve eksoz havasının cihazda geçiş yolları tamamen ayrıdır. Bu sebeple eksoz havasında bulunan bakteri ve kokular, emiş havasına karışmazlar.

    Üzerinde bulunan filtreler sayesinde havayı temizler.

    Opsiyonel olarak, ek filtreler de koymak mümkündür. Örneğin, davlumbazdan çıkan yağlı ve kokulu havadan, yağ dumanı ve kokuyu yok etmek için aktif karbon filtre konulabilir.

    Kullanım Alanları:

    Lokantalar

    Kafeler ve Kahvehaneler

    Barlar

    Gece Klüpleri

    Sinema Salonları

    Toplantı Salonları

    Kapalı otoparklar

    Alışveriş Merkezleri

    İş Merkezleri

    Otomobil Servisleri

    İmalathaneler

    Seralar

    Tavuk Çiftlikleri

    Ağıllar

    Basınçlı Kompresör Odaları

    Endüstriyel kazanlar

  • Kazan Çeşitleri Nelerdir

    Doğal Dolaşımlı Kazanlar


    Alev Borulu Kazanlar;

    Yakıtın yanmasıyla oluşan kızgın gazlar, borular içinden geçer ve buharlaştırılacak su

    borularının dışında bulunursa böyle kazanlara alev borulu kazanlar denir.

    Değişken olmakla birlikte kazanın 2/3’ü su, 1/3’ü ise buhar hacmi olarak düzenlenir.

    Alev Borulu Kazanların Başlıca Özellikleri Şunlardır:

    • Su hacminin büyük oluşu nedeniyle önemli miktarda suyu depo ederler.

    • Tüm buhar kazanlarında en önemli kontrol ve denetim noktası su seviyesidir.

    • Yakıtların yakıldığı külhan veya ocağın bir tarafı dışında tümü suyla çevrili olması

    nedeniyle ısı kayıpları az ve kazan verimi yüksek olur.

    • Her zaman için yumuşatılmış su kullanılması önerilir.

    • Isıtma yüzeyleri küçük en fazla 250 m2 dolaylarında ve saatte ürettikleri buhar miktarı 7,5 ton civarındadır. Isıtma yüzeyi ocakla baca arasında akan gazların içinde temas ettiği

    yüzeylerdir. (30 t/h ve 30 bar basınca kadar piyasada mevcuttur.)

    Buhar tutma süreleri çok uzundur, buhar rezerv haznesi fazla olduğu için ani çekişlerde

    ve ara duruşlarda tekrar tam yüke girme süreleri kısadır. (Buhar tutma süresi: kazana su

    alınıp fayrap edildikten sonra, işletme basıncında buhar elde edilinceye kadar geçen süre).

    • Ürettikleri buharın basınç ve sıcaklığı düşüktür. Bu basınç maksimum 30 bar işletme

    basıncına kadar üretilebilmektedirler.

  • Buhar Kazanları ullanım Neden Ve Kullanım Alanları

    Buharın Kullanılma Nedenleri

    • İdeal bir ısı taşıyıcı olması

    • Küçük çaplı borularla daha fazla ısı taşıyabilmesi

    • Çevre dostu olması(yani temiz olması)

    • Geri kazanımı ile enerji tasarufu sağlanabilir

    • Akışkanın taşınması kendi bsıncıyla gerçekleşir.

    Pompaya gerek yoktur. dolayısıyla maliyeti düşüktür.

    • Sıcaklık kontrolünü çok hassas bir biçimde gerçekleştirmek mümkündür.

    • Buhar tesisattaki korozyon riskini azaltır.

    • Isı kayıpları azdır yani ideal bir ısı taşıyıcısıdır. Küçük çaplı borular ile iletilmesi

    nedeniyle ısı kayıpları diğer sistemlere göre daha azdır. Termodinamik özellikleri iyidir.

    • Yatırım gideri azdır, küçük çaplı boru kullanılır, yalıtım az yapılır, ucuz montaj.

    • Buhar emniyetlidir yani alevlenme özelliği yoktur. Steril bir akışkandır.

    • Buhar çevre dostudur. Saf maddedir.

    Dezavantajı ise; yüksek enerji ve basınç olduğundan korunması yapılmalıdır.

    Buharın Kullanım Alanları

    • Petrokimyada

    • Termik santrallerinde elektrik üretiminde (Buhar türbinleri)

    • Sterilizasyon amacı ile ilaç ve gıda endüstrisinde

    • İnşaaat malzemelerin endüstrisinde

    • Buharlı ısıtma sistemleri (kalorifer tesisatlar)

    • Rafinerilerde

    • Kimyasal prosesler

    • Gıda endüstrisinde

    • Sterilizasyon (ambalaj ve gıda)

    • Gübre endüstrisinde

    • Kauçuk ürünlerinde ve imalatında

    • İnşaat malzemeleri endüstrisinde

    • Kağıt endüstrisinde

    • Ahşap işletmesi ve şekillendirilmesi

    Daha bir çok yerde kullanılmaktadır.

  • Kızgın Yağ Kazanı Satan Firmalar

    KIZGIN YAĞ İLE ISITMA SİSTEMLERİ

    Kaynama sıcaklıkları 260 oC ile 390 oC arasında değişen ısı transfer yağları kullanılan ısıtma sistemleridir.

    Tekstil, ağaç, otomotiv ve kimya sanayi gibi tesislerde endüstriyel ısıtma, kurutma ve pişirme gibi yüksek çalışma sıcaklıklarına ihtiyaç olan proseslerde, eskiden yüksek basınçlı buhar veya kızgın su kullanılırdı. Şimdi ise aynı maksat için 300 oC sıcaklıklara kadar, kızgın yağlı ısıtma sistemleri tercih edilmektedir.

    Proses ihtiyacı yüksek sıcaklık uygulamalarında kızgın yağ tercih edilmesinin en önemli nedeni; yüksek sıcaklık karşılığı olan buhar basıncının yüksek olmasıdır. Bu nedenle yüksek buhar basıncında çalışma riskini ortadan kaldırmak için kızgın yağ kazanları kullanılmaktadır.

    Sistemde en üst noktadaki basınç maksimum 1 bar, sistem yüksek basınçlı olmadığından daha güvencelidir, korozyon etkisi yoktur. Sistemin toplam maliyeti, genel olarak buharlı veya kızgın sulu sistemden daha azdır. Tesis lokal olarak ve sadece yüksek sıcaklık isteyen proses için kurulur.

    Bu tip akışkanların, su ve buhara göre başlıca üstünlükleri şunlardır:

    1. Atmosferik basınçta yüksek kaynama sıcaklığına sahip oluşları dolayısıyla 350 oC sıcaklığa kadar “basınçsız” tesisler kurmak mümkündür.

    2. Korozyon ve taşlama eğilimi olmadığından ısı taşıyıcının ön-hazırlama tesisine ihtiyacı yoktur.

    3. Katılaşma esnasında hacmi artmadığından donmanın vereceği zararlar söz konusu değildir.

     

    Kızgın Yağdan İstenen Özellikler:

    1. Atmosferik basınçtaki kaynama sıcaklığı yüksek olmalıdır.

    2. Katılaşma ( donma ) sıcaklığı düşük olmalıdır.

    3. İyi bir ısıl kararlılığa sahip olmalıdır.

    4. Tüm sıcaklıklarda (hata ilk çalıştırma anında bile ) düşük vikoziteye sahip olmalıdır.

    5. Isı transfer özellikleri iyi olmalıdır.

    6. Buhar olarak kullanıldığında, buharlaşma gizli ısısı yüksek olmalıdır.

    7. Kullanıldığı cihazların malzemeleri için korozyon eğilimi düşük olmalıdır.

    8. Kokusuz ve zehirsiz olmalıdır.

    9. Yabancı maddelere karşı hassasiyeti düşük olmalıdır.(örneğin oksijene karşı)

    10. Sistemin sızdırması durumunda çevreye vereceği zarar riski minimum olmalıdır.

    11. Yangın riski minimum olmalıdır.

    12. İmha imkânları kolay olmalıdır.

    13. Fiyatı ucuz olmalıdır.

  • Enerji Nedir?

    Bir cisimde bulunan ve ortaya bir iş çıkarmaya yarayan güce denir. Dünyada hayat, evrendeki enerji sayesinde meydana gelmiştir.

    Bu enerjinin çoğu güneşten gelir. Güneş enerjisi toplu olarak kömürde, tahtada, benzinde birikmiş olarak bulunur. Güneş, yeryüzündeki suların buharlaşıp yağmur olarak yağmasını, böylece bir enerji kaynağı olan akarsuların oluşumunu da sağlar. İnsanlık, yeni enerji kaynaklarının keşfiyle paralel olarak ilerlemiştir.

    Enerji, birincisi kütle olan fizik biliminin İki önemli unsurundan biridir. Fizik bilginleri enerjiyle kütlenin aynı fikrin İki ayrı durumu olduğunu ileri sürerler. Enerjinin birçok şekillerini kimyasal değişmeler sayesinde elde etmek mümkündür. En önemli enerji kaynaklarından biri de, atom çekirdeğinde bulunur. Bir sistemin enerjisi, o sistemin yapabileceği azami iştir. İş, fizikte bir cisme, bir kuvvetin tesiri ile yol aldırma, yerini değiştirme şeklinde tarif edilir.

    İş (W), kuvvet (F) ve kuvvetetkisiyle cismin aldığı yol (x) ile gösterilirse, W= F.x olur. Kuvvet tatbik edilen cisimlerin hızları değişir. Bütün hareketli cisimler, hıza sahip oldukları için, aynı zamanda yukarıdaki iş tarifinden gidilerek enerjiye sahip oldukları da çıkarılabilir. Yani, hıza sahip olan cisimler zinde bir kuvvetin sahipidirler. Bu kuvvetle iş yapabilirler.

    Hızla çarpışan iki şişenin birbirini kırması, sahip oldukları enerji sebebiyledir. Hareketli cisimlerin sahip oldukları bu enerjiye "kinetik enerji" denir. Kinetik enerji, o cismin kütlesi ile hızının karesinin çarpımının yarısına eşit olur (E= 1/2 mv2 ). Sürtünmesiz bir ortamda duran bir cisim bir (F) kuvvetinin etkisiyle harekete geçer ve bir (x) yolu sonunda (v) hızını kazanırsa, kuvvetin yaptığ iş, cismin kazandığı kinetik enerjiye eşit olur (F.x= 1/2 mv2 ). Eğer kuvvet, hareketli cisme tesir etti ise, o zaman o cisim üzerine yapılan iş, o cismin kinetik enerjisindeki değişmeye eşittir.

    enerji

    Potansiyel enerji: Cisimlerin durumları sebebiyle iş yapabilecek halde olmalarıdır. Yer çekimi potansiyel enerjisi, yerin çekim kuvveti etkisindeki cisimlerin, yerden belli bir yükseklikte bulunmaları ile sahip oldukları enerjidir. Yapabilecekleri iş, kütlelerin, yerçekimi ivmesi ve bulundukları yüksekliğin çarpımıyla verilir. Potansiyel enerji= m.g.h ifadesinde, g yerçekimi ivmesini gösterir ve değeri sabittir. Esnek cisimler kuvvet tatbiki ile sıkışma ve uzama yapabildikleri için, potansiyel enerjiye sahip olabilirler. Yani, bir kuvvet sebebi ile üzerlerine yapılan işi, potansiyel enerji olarak depo edebilirler.

    Bir yayın biriktirdiği potansiyel enerji, esnekliğini gösteren sabit bir sayı ile uzama ve sıkışma miktarının karesinin çarpımının yarısı ile verilir. E= 1/2 k.x2 formülünde k sabitine, yay sabiti denir ve yayın sertlik derecesini gösterir. Kinetik enerjiye ve potansiyel enerjiye mekanik enerji denir. Mekanik enerji korunumludur. Aralarında değişme olabilir. Yüksekteki bir taş düşerken, potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.

    Hareketli bir cisim bir yayı sıkıştırırken, kinetik enerji, yayın biriktirdiği patansiyel enerji haline geçer. Düşen bir su kütlesinin potansiyel enerjisi, kinetik enerjihaline dönüşür. Bu kinetik enerji bir türbini döndürebilir. Bu türbinin dönme mili, bir su kabı içindeki karıştırıcıyı da döndürürse, kap içindeki suyun, sıcaklık derecesinin yükseldiği görülür. Suyun kazandığı ısı, türbini döndüren suyun kinetik enerjisidir.

    O halde ısı da bir enerjidir. Isınan cisimler iş yapabilirler. Gaz dolu bir kabın altı ısıtıldığında kabın kapağının yükseldiği görülür. Böylece ısı enerjisi potansiyel enerjiye dönüşmüştür. T sıcaklığındaki bir cismin sahip olduğu enerji, 1/2 K.T2 formülü ile verilir. K Boltzmann sabitidir. İzafiyet teorisinde, her maddenin bir enerjiye karşılık geldiği gösterilmiştir. Bir cismin kütlesinin, ışık hızının karesi ile çarpımı o maddenin enerji karşılığını verir (E= M.C2 ).

    Modern fizik, enerji naklinin (transferinin) çok küçük miktarlar (enerji paketleri) halinde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu küçük miktarlara (enerji paketlerine) kuvant denir. Bu hale de enerjinin kuvantumlu oluşu denir. En geniş manada enerjinin korunumlu olması, isim değiştirse de enerji miktarının değişmemesi demektir. Mesela kütle yok olmakta, fakat kütlenin karşılık geldiği enerji, ısı enerjisine dönmektedir.

    Enerji kanunları

    Güneşin yaydığı elektromagnetik dalgalar enerji taşırlar. Bu sebepten güneş önemli bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinin sanayideki yayılma miktarı 4x10 33 erg’dir. Güneşte, elektronlarını yüksek sıcaklık sebebi ile kaybetmiş olan hidrojen atomları birbirleri ile nükleer reaksiyonlara girerek, Helyum çekirdeği haline gelmekte ve reaksiyondaki kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkmaktadır.

    Bu enerji radyasyon yoluyla güneş etrafına yayılmaktadır. Jeolojik devirler boyunca toprak altında kalan canlı organizmalar, bugün çıkarılıp ısıya çevrilerek enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Bitki artıkları "maden kömürü" tabakalarını ve linyit yataklarını meydana getirmiştir. Diğer canlı organizmalar da petrol ve tabii gaz haline gelmişlerdir. Belli bir yükseklikteki su, yüksekliği nispetinde bir potansiyel enerjiye sahiptir. Bu potansiyel enerjiye "hidrolik enerji kaynağı" denir. Bu kaynaktan elektrik enerjisi elde edilir. Bütün enerji şekilleri iki bölüme ayrılır:

    Potansiyel enerji

    Bir cismin bulunduğu yer veya durumdan dolayı edindiği enerji miktarıdır. Bir cismin yerini veya durumunu değiştirmekle, o cismin ilk durumunda yapacağından daha çok iş yapabilmesi sağlanmışsa, cisme bir potansiyel verilmiş demektir.

    Kinetik enerji

    Cisimlerde, hareket halinde olmalarından dolayı bulunan enerjidir. Yüksekten dökülen su, bir değirmen tekerleğine çarptığında, bu cisimlerdeki potansiyel enerji (gizli güç), kinetik enerjiye (devrimsel güç) e çevrilebilir. Enerji daima bir şekilden ötekine çevrilebilir. Enerji değişimlerine tabiatta de çok rastlanır. Evrendeki enerji miktarı hiç bir zaman kaybolmaz. Enerjilerin dönüşümünün incelenmesi, «Enerjinin Korunması Kanunu» nu meydana getirmiştir. »Bu ilkeye göre, «enerji kendiliğinden var olmaz, kendiliğinden kaybolmaz».

    Nükleer enerji

    Atomun kütle kaybına karşılık gelen enerjidir. Nükleer reaksiyonlarda, kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkar.

    Rüzgar enerjisi

    Yani basınç farkları sebebiyle hava moleküllerinin kazandıkları kinetik enerji ve (gel-git) denilen suların yükselmesi ve alçalması da enerji kaynağı olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dalgalar ve denizlerin dip ve yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı da bir enerji kaynağıdır.

    Jeotermal enerjisi

    Yer kabuğundaki kızgın magma tabakasındaki ısı enerjisidir. Bu tabakaya temas eden su, yüksek basınçlı buhar halinde yeryüzüne çıkar veya çıkarılır.

     

    Elektrik enerjisi

    Enerji naklinde elektrik enerjisi kullanılır. Bu alternatörün rotorunun dönme eksenine bağlı türbin (su veya buhar türbini), başka bir enerjiyle (barajlarda yüksekten düşen su ile veya termal ve nükleer santrallarda buhar kazanlarındaki buhar basıncı ile) döndürülürse, elektrik enerjisi elde edilir. Elektrik enerjisi aynı zamanda güneş pillerinden de elde edilmektedir.

     

    Enerjinin biçimleri

    Enerji birçok biçimde var olabilir: Doğa bilimlerinin içerisinde, çeşitli enerji biçimleri tanımlanabilir.

    • kimyasal enerji :Yemek, pil vb. maddelerdeki depolanmış enerjidir.
    • Isı enerjisi : Atomların hareketinin enerjisidir.
    • Potansiyel enerji: Bir maddenin durumuna göre sahip olduğu enerjidir (yokuştaki tekerlek, esnetilmiş lastik veya havada tutulan top gibi).
    • Kinetik enerji: Bir maddenin bir yerden başka bir yere gitmek veya dönmek için ihtiyaç duyduğu enerji türüdür.
    • Manyetik enerji: Potansiyel enerji ile kinetik enerjinin toplamıdır.
    • Elektrik enrjisi: Elektronların hareketlerinden kaynaklanan enerjidir.
    • Manyetik enerji: Sadece metallerin sahip olabildiği, atomların dizilimine bağlı çekme veya itme hareketine dönüşebilen enerjidir.
    • Nükleer enerji: Atomların içlerinde sakladıkları enerjidir.
    • Işık enerji: Maddelerden yansıyıp görüntü oluşturan enerjidir.
    • Ses enerjisi: Canlıların duyma organı tarafından algılanabilen enerji türüdür.

    Yukarıdaki liste, enerjinin muhtemel listesi tamamlamak zorunda değildir. Ne zaman doğa bilimcileri enerji korunumu yasası ile çelişen bir olay keşfederlerse, durumu açıklayacak yeni biçimler eklenebilir.

    Isı ve iş, sistemin özelliklerini göstermemeleri fakat transfer edilen enerji süreçlerinde olmalarından dolayı özel durumlardır. Genellikle, bir cisimde ne kadar ısı ya da işin bulunduğunu ölçemeyiz fakat bunun yerine belirli yollarla, verilen durumun olduğu sırada, sadece cisimler arasında transfer edilenin ne kadarının enerji olduğudur.

    Enerjinin çeşitleri sınıflandırılabilir. Yukarıda sıralananların bazıları listede olanların diğerlerini içerebilir ya da kapsayabilir. Depolanan enerjinin çeşitleri potansiyel enerji olarak adlandırılan doğanın temel kuvvetlerine bağlıdır. Potansiyel enerji, özel bir kuvvet çeşidinin ( kuvvet alanı, alan) etkisi altında olan cisimlerin ya da parçacıkların düzeni içerisinde kaydedilmesidir. Bunlar yer çekimsel enerji ( kütlelerin bir yer çekimsel alan içerisinde toplanması yoluyla depolanan enerji), nükleer enerjinin farklı çeşitleri ( nükleer ve zayıf kuvvetten yararlanarak depolanan enerjidir.), elektriksel enerji ( elektrik alandan...), ve manyetik enerji ( manyetik alandan...).

    Diğer alışılmış enerji çeşitleri kinetik ve potansiyel enerjinin karışımının değişimidir. Bir örnek: genellikle makroskobik düzeyde kinetik ve potansiyel enerjinin toplamı mekanik enerjidir. Maddeler içerisindeki elastik enerji ayrıca atomlar ve moleküller arasındaki elektriksel potansiyel enerjiye bağlıdır. Kimyasal enerji elektriksel potansiyel enerji haznesinden salınan ve depolanan ve molekülleri ya da atomik çekirdekleri etkileşime sokan enerjidir.

    Klasik mekanik, bir alan içerisindeki konum işlevi olan potansiyel enerji, hızın bir işlevi olan hareket (kinetik) enerji üzerinden hesaplamalar yapar. konum ve hız bir gözlemci çerçevesinde seçilmelidir. Gözlemci çerçevesini tanımlamak için gerekli olan şeylerden biri sıfır noktasıdır.Bu sıklıkla, Dünya'nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.

    Hareket ya da potansiyel enerjinin bütün biçimleri sınıflandırılmaya girişilmiştir. Richard Feynman şunun altını çizer:

    Potansiyel ve hareket enerjisinin bu tanımı uzunluk ölçüsünün tanımına bağlıdır. Örneğin; biri, ısıl potansiyel ve hareket enerjisini içermeyen, makroskobik potansiyel ve hareket enerjisinden bahsedebilir. Ayrıca, kimyasal potansiyel enerji makroskobik bir kavramla adlandırılır. Daha yakın incelemeler atomik ve yarı atomik ölçekte, onun gerçekten potansiyel ve hareket enerjisinin toplamı olduğunu gösterir. Benzer yorumlar nükleer potansiyel enerji ve diğer enerji biçimlerinin en yaygın olanlarına uygulanır. Eğer çeşitli uzunluk ölçekleri ayrıştırılırsa, uzunluk ölçeğindeki bu bağımlılık, genelde olduğu gibi problemli değildir. Fakat, farklı uzunluk ölçekleri gruplandırıldığı zaman karmaşa yükselebilir. Örneğin, sürtünme makroskobik işi mikroskobik ısıl enerjiye dönüştürdüğü zaman böyle olur.

    Enerji, çeşitli verimlerde farklı biçimler arasında dönüştürülebilir. Bu arasında dönüştürülen ögelere enerji düşürücü denir.

     

    Enerji transferi

    Enerji olgusu ve transferi en doğal olayı açıklama ve tahmin etmede hayati önem taşır. Enerjinin bir biçimi sık sık isteyerek bir diğerine dönüştürülebilir. Örneğin; bir batarya kimyasal enerjiden elektrik enerjisine; bir baraj, yer çekimsel potansiyel enerjiden hareket eden suyun kinetik enerjisine ve sonunda elektrik jeneratörü aracılığıyla elektrik enerjisine dönüşür.

    Enerjinin emek ve ısının iki temel kanunuyla – Carnot teoremi ve termodinamiğin ikinci kanunu- nasıl etkili bir şekilde diğer biçimlere dönüştürüleceği konusunda katı sınırlar vardır. Bir motor çalışması için kullanıldığında bu sınırlar özellikle kanıt olacaktır. Bazı enerji transferleri oldukça etkili olabilir.

    Enerji transferinin yönü ( hangi enerji türü hangi enerji türüne dönüşür) genellikle entropi ( var olan tüm serbestlik derecesi içinde eşit enerji dağılımı) göz önünde tutularak tarif edilir. Pratikte bütün enerji dönüşümleri küçük ölçekte imkanlıdır fakat belirli büyük dönüşümler imkanlı değildir çünkü enerji ya da maddenin rastgele daha konsantre biçimlere ya da küçük alanlara taşınacağı istatiksel açıdan pek mümkün değildir.

    Big Bang’den bu yana var olan çeşitli potansiyel enerji türleri, tetikleyici bir mekanizma var olduğunda sonradan “ serbest bırakılmış” olan ( kinetik ya da radyan enerji gibi daha aktif enerji türlerine dönüştürülmüş) evrendeki enerji dönüşümlerinin karakterini oluşturmuştur. Uranyum ve toryum gibi ağır izotoplarda saklı bulunan enerjinin nükleosentez yoluyla açığa çıkarıldığı radyoaktif çözülme bu sürecin örneklerinden biridir. Nükleosentez, ağır elementlerin Güneş sistemi ve Dünya’ya dahil edilmesinden önce, süpernova yer çekimi çöküşünden çıkan yer çekimsel potansiyel enerjiyi ağır elementlerin yaratılmasında depolayan bir süreçtir. Bu enerji nükleer fisyon bombalarında ya da sivil nükleer enerji üretiminde tetiklenir ve serbest bırakılır.

    Benzer olarak, kimyasal patlama durumunda, kimyasal potansiyel enerji çok kısa bir zaman diliminde kinetik ve ısıl enerjiye dönüşür. Buna başka bir örnek ise sarkaçtır. Sarkacın en yüksek noktasında kinetik enerji sıfırdır ve yer çekimsel potansiyel enerjisi en yüksek düzeydedir. En aşağı noktasında ise kinetik enerjisi maksimumdur ve potansiyel enerjisindeki azalmaya eşittir. Eğer sürtünme ve diğer kayıplar göz ardı edilirse,bu süreçler arasında enerji dönüşümü kusursuz olacaktır ve sarkaç sonsuza kadar salınımına devam edecektir.

     

    ENERJİ VERİMLİLİĞİ NEDİR?

    Enerji  verimliliği,  binalarda  yaşam  standardı  ve  hizmet  kalitesinin,  endüstriyel  işletmelerde  ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan, birim hizmet veya ürün miktarı başına enerji tüketiminin azaltılmasıdır.

    EİE‘nin eğitim, etüt ve bilinçlendirme çalışmaları ile bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %20  ve ulaşım  sektöründe %15 olmak üzere dört Keban Barajı inşaa edebilecek yaklaşık 7,5 milyar TL değerinde enerji tasarruf potansiyelimiz olduğu tespit edilmiştir.

    Isıtma,  aydınlatma  ve  ulaşım  ihtiyaçlarımızı  karşılarken,  elektrikli  ev eşyalarımızı kullanırken, kısacası günlük  yaşantımızın her safhasında enerjiyi verimli kullanmak suretiyle, ihtiyaçlarımızından    kısıtlama  yapmadan  aile bütçesine, ülke ekonomisine    ve    çevremizin korunmasına katkı  sağlamamız mümkündür.

     

    Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?

    En önemli enerji kaynağı olan petrol ve kömür gibi fosil yakıtlar hızla tükeniyor.
    • Enerji  üretim ve tüketim  süreçlerinde  ortaya çıkan  sera  gazı  emisyonları  küresel  ısınma ve  iklim  değişikliğinin  en  önemli  nedenleri arasındadır.
    • Kullandığımız  enerjinin  %70‘ini  yurtdışından  döviz ödeyerek satın alıyoruz.
    • Evimizde ve ulaşımda tükettiğimiz enerjinin faturası aile bütçemizin en önemli kalemlerindendir.
    Enerji  faturalarımızı  düşürmek  ve  aile  ekonomisi  katkıda  bulunmak,  ülkemizin  enerjide  dışa
    bağımlılığı  azaltmak  ve  gelecek  nesillere  yaşanılabilir  bir  çevre  bırakmak  için  enerjiyi  verimli
    kullanalım.  
    Binalarımızda alacağımız bazı önlemler ve enerji tüketim alışkanlıklarımızdaki küçük değişiklikler bizlere çok şeyler kazandıracaktır.

     

    Endüstri nedir?

    İnsanların bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere ham maddeleri, yapılmış eşya haline getiren işlerin bütünüdür.

    Sanayi, hammaddeden mamul madde meydana getirmek için yapılan faaliyetler ve kullanılan araçlar olarak tanımlanabilir. Geniş anlamda sanayi kar , sağlayıcı her türlü mal ve hizmet üretimini ifade eder. Zaten sanayi deyince akla hemen fabrika gelir. Fabrika, sanayi işlemlerinin yürütüldüğü binadır.

    Fabrikada hepsi birbiriyle bağlantılı olmak üzere çok sayıda işlem belli bir düzen dahilinde yürütülür. Böyle bir tesisin sahibi veya yöneticisine sanayici denir. Kural olarak sanayici kendi parasıyla yatırım yapar. Dolayısıyla kapitalist kavramına dahil edilebilir. Ancak sanayici kendisini işadamı olarak görür. Ve başkalarına iş sağlayan müteşebbis olarak tarif edilmeyi tercih eder. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, imalat en önemli faaliyet, sanayici de toplumda en önemli işleve sahip insan konumundadır.

    Tarihte devrim diye adlandırılan çok sayıda gelişme vardır. Ancak bunların hiçbiri 18. asrın sonlarına doğru İngiltere'de yaşanan sanayi devrimi kadar ferdi ve toplumu şekillendirmemiştir. Sanayi devrimi sayesinde elle yapılan üretimin yerini makinelerle yapılan imalat almış ve bunun sonucunda tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmiştir.

    Ondan sonra ekonomik ve sosyal gelişmelerin hızı ve çapı giderek yükselmiş ve bugünkü karmaşık ekonomik ve sosyal topluma ulaşılmıştır. Ekonomik faaliyetler arasında tasnif yapıldığında sanayi ile diğer sektörler birbirinden tamamen farklı işler olarak dile getirilir. Gerçekten bu faaliyetler ilk bakışta sanayiden farklı hatta sanayi ile alakasız olarak görülür.

    Ancak söz konusu işleri imalat sanayiinden tefrik etmenin hakikatlere ne kadar uyduğu tartışmalıdır. İmalatın özü, girdilerin çıktılara dönüştürülmesidir. Biraz daha açarsak imalat işgücü, hammadde, malzeme ve teknoloji gibi üretim faktörlerinin makine ve tezgahlarda somutlaşan imalat süreçleri vasıtasıyla mamul mala dönüştürülmesidir. Ancak A'dan Z'ye incelendiğinde sanayinin neredeyse tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığı anlaşılır. Şöyle ki, mesela mamul üretimi için gerekli hammaddenin tedarikçiden alımı tam anlamıyla ticarettir. Ayrıca mamul malların paraya çevrilmesi, ciddi düzeyde pazarlama ve satış faaliyetini gerektirir.

    Bu arada uluslararası pazara yönelen imalatçı ihracatçı firmalar, otomatikman dış ticaretçi olur. Malların depolanması, istenilen yerlere zamanında ve sağlam bir biçimde nakli hep sanayiciliğin içindedir. İşletme faaliyetinin her safhasında sanayici işinin finansmanını sermaye ve dış kaynaklarla en sağlıklı bir şekilde planlamak ve yürütmek zorundadır. Zaman zaman ortaya çıkan ihtiyaç fazlası parasını likitle verimli menkul değerlere yatırması karlılık bakımından elzemdir. Toparlarsak, üretim çalışmaları arasında yürütülen iç ve dış ticaret, pazarlama-satış, muhasebe, finans, lojistik, mali yatırım gibi işler imalatın ayrılmaz parçasını teşkil eder.

    Diğer taraftan imalat işinde en önemli işlerden biri dizayn (tasarım) işlemidir. Dizayn yepyeni bir mamul meydana getirmek veya mamulde işe yarar bir yenilik ortaya koymaktır. Diğer bir deyişle tasarım mutlaka yaratıcılığı gerektiren sanatsal bir uğraştır. Bu nedenle sanayiciliğin sanatı da içerdiğini söylemekte sakınca yoktur. Özetlersek sanayi, çok yönlü olumlu etkileriyle bir numaralı ekonomik faaliyettir. Bu özelliğiyle de her türlü destek ve teşvike fazlasıyla layıktır.


    Endüstriyel işletme nedir ?

    Elektrik üretim faaliyeti gösteren lisans sahibi tüzel kişiler dışındaki yıllık toplam enerji tüketimleri bin TEP ve üzeri olan, ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmelerdir.   

    Sözlükte "enerji" ne demek?

    1. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan iş yapabilme yetisi, erke.
    2. Vücuda canlılık verdiği kabul edilen etkin güç.
    3. Belirli bir eyleme dönüşebilecek yeti, gizilgüç.

    ENDÜSTRİYEL ENERJİNİN KULLANILDIĞI ALANLAR

    Endüstriyel Enerji Sanayi de , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji , Gaziantep sanayisinde Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji üzerine çalışan firmalar , Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji ne için kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olur , Endüstriyel Enerji ne sıklıkla kullanılır , Endüstriyel Enerjiyi verimli kullanma yolları , Enerji tasarrufunda Endüstriyel Enerji , Buhar kazanında Endüstriyel Enerji , kızgın yağ kazanında Endüstriyel Enerji , Kızgın su kazanında Endüstriyel Enerji , Kalirofer kazanlarında Endüstriyel Enerji , verimli enerji çeşitleri , Endüstriyel Enerjiyi verimliliğini arttıran etmenler , Enerji verimliliği nedir , yeşil enerji nedir , Endüstriyel Enerji kapasite hesaplama  , Endüstriyel Enerji nerelerde kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olurdu , Endüstriyel Enerjiyi arttıran faktörler nelerdir , ne için Endüstriyel Enerji kullanmalıyız , Endüstriyel Enerji üzerine çalışma yapan firmalar kimlerdir , Buhar kazanın verimliliğini nasıl artırabilirim , Endüstriyel Enerjide verimlilik nedir , Endüstriyel Enerjide verim nasıl hesaplanır , Endüstriyel Enerji verime etki eden faktörler nelerdir , Endüstriyel Enerji buhar kazanlarında ne kadar etkilidir , buhar kazanı satan firmalar kimlerdir , kızgın su kazanı satan firmalar kimlerdir , kalifer kazanı satan firmalar kimlerdir , doğalgaz kazanı satan firmalar kimlerdir , sıcak su kazanı satan firmalar kimlerdir , kazan dairesi bakımı yapan firmalar , kazan dairesinde ne gibi bakımlar yapılır, kazan dairesinde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir , buhar kazanın patlama riski varmıdır , kızgınyağ kazanı patlar mı , kızğınyağ kazanında dikkat edilmesi geren etkenler nelerdir , kazan dairesi peryodik bakımı nedir , kazan dairesinde yapılması gereken etkenler nelerdir , neden Endüstriyel Enerji kullanmamız gereklidir , su şartlandırma ne işe yarar , kazan dairesinde neden yumuşak su kullanmalıyız , Endüstriyel Enerjide tasarrufa gidilecek etkenler nelerdir , Endüstriyel Enerji nasıl kontrol edilir , Endüstriyel Enerji tasarruf projeleri , Endüstriyel Enerjililiği iş birliği nelerdir , Endüstriyel Enerjide enerji verimliliği toplantısı ne zaman yapılır , ısı kayıbını engelleyen etmenler nelerdir , Enerji verimliliği ne işe yarar , Aktif Endüstriyel Enerji nedir ve ne işe yarar , Endüstriyel Enerji verimliliğini arttırma etkenleri nelerdir , enerji verimliğiği nedir ve nasıl arttırılır , Endüstriyel Enerji kapasitesi nasıl hesaplanır , Efektif Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji üretimi yapan firmalar kimlerdir , Doğalgaz da Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Endüstriyel Enerji de elektrik tüketimi nasıl etkiler , Endüstriyel Enerji seminerleri ne zaman yapılır , otomasyonlu Endüstriyel Enerji nedir , ortadoğu türk Endüstriyel Enerji çalışmaları nelerdir , Endüstriyel Enerji proje taahut yapan firmalar kimlerdir , Endüstriyel Enerji de güncel iş olanakları nelerdir , Endüstriyel Enerji hakkında bilinmeyenler hizmetler nelerdir , hangi sektörlerde Endüstriyel Enerji kullanılır , çevre teknolojisinde Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Atık enerji de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , sanayi ve enerji verimliliğin de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmalıdır , Endüstriyel fanlar nedir ve nerelerde kullanılılır , OSB de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Türkiye de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmaktadır , Halıcılar için Endüstriyel Enerjinin önemi nedir , kaliteli enerji nedir  ve nasıl üretilir , buhar kazanı satan firmalar arasında öncü firmalar kimlerdir , buhar kazanı almak istiyorum , buhar kazanı alırken nelere dikkat etmeliyim .

  • Baca Gazı Isı Seviyesi
    Baca gazından 20'C düşmesi, Kazanın %1 daha fazla verimli olması demektir.
  • Buhar Kazanı Çeşitleri

    Alev Duman Borulu Kazanlar:

    Alev duman borulu kazanlarda, yanma sonucu ortaya çıkan sıcak alev ve duman gazları

    boruların içerisinden sevk edilir ve bu esnada boruların etrafındaki suyun sıcaklığı yükseltilir ve kaynama ile birlikte buhar elde edilir. Genelde 30 t/h ve 30 bar işletme değerlerinin üzerine çıkıldığında bu tip kazanların kullanılması yaygın değildir. Piyasada yaygın olarak kullanılan alev duman borulu kazan tiplerinden, üç geçişli (skoç tip) ve üç geçişli yarım silindirik kazanlardan ve iki geçişli radyasyon tipi kazanlardan aşağıda kısaca bahsedilmiştir.

    Üç Geçişli Skoç Tip Buhar Kazanları:

    İşletme verimi ve uzun dayanıklılığı ile bu tip kazanlar bütün dünyada yıllardır en yaygın olarak kullanılan ve tercih edilen kazanlar olmuşlardır. Alev duman gazlarının kazan içerisinde üç geçiş yapması dolayısıyla baca çıkış gazları sıcaklığının düşürülmesi ve ısıtma yüzeyinin yeterli büyüklükte olması bu kazanların verimliliğini ön plana çıkarmıştır. Ayrıca cehennemlikli yapısı ile kazanın tamir edilebilme özelliği vardır. Bu sayede yıllar içerisinde oluşacak eskime ve aşınmalar giderilmekte ve kazan çalışmaya devam edilebilmektedir. Bu tip kazanlarda katı - sıvı ve gaz yakıt kullanmak mümkündür.

    İki Geçişli Karşı Basınçlı Buhar Kazanları:

    Düşük maliyetli ve küçük ebatlı kazanlardır. Isıtma yüzeyleri daha düşüktür ve yeterli

    kapasiteye ulaşabilmek için baca çıkış sıcaklıkları yükseltilmiştir. Düşük maliyetli olmaları sebebiyle piyasada yaygın olarak kullanılmışlardır. Enerji, çevre ve ekonomik faktörlerin değerlendirilmesindeki gelişmelere paralel olarak kullanımları azalmaktadır.

    Yarım Silindirik Tip Buhar Kazanları:

    Özellikle katı yakıt kullanılan tesislerde ve işletme basıncı 5 bar’a kadar olan yerlerde en

    uygun kazan tipi, yarım silindirik kazanlardır. Geniş yanma ocağı ve ızgara yüzeyi ile katı yakıtta sorunsuz ve verimli yanma sağlar. Ayrıca sıvı veya gaz yakıta çevrilmeleri

    mümkündür.

    Hibrit Tip Ön Ocaklı Buhar Kazanları

    Yüksek basınç ve buhar miktarlarında katı yakıtlı sistemler için ideal olan kazan tipidir. Su borulu ön ocak ve alev duman borulu arka kazan kısmından meydana gelen kazanlarda katı yakıtla 20 t/h ve 20 bar değerlerine çıkılabilmektedir.

    Buhar Kazanları İle İlgili Önemli Bazı Tanımlar:

    1- Isıtma Yüzeyi: Kazan veya herhangi bir ısı değiştirici (eşanjör) için temel ölçülendirme kriterlerinden biridir ısıtma yüzeyi. Özellikle kazan alınırken veya seçilirken ısıtma yüzeyi kavramının bilinmesinde müşteri açısından büyük fayda bulunmaktadır. Isıtma yüzeyi esasen kazanın büyüklüğünü ve kapasitesini belirtmekte kullanılır. Isıtma yüzeyi kazan içerisinde sıcak alev ve duman gazlarının ısıtılacak olan su ile temas ettiği yüzeylerin toplam alanı anlamına gelmektedir. Bir kazanın ısıtma yüzeyi ne kadar büyükse kazan kapasitesi de o kadar büyük demektir. Kazandaki ısıtma yüzeyi genel olarak içerisindeki alev duman borularının yüzey alanı, külhan ve cehennemlik ile aynaların sıcak gazlarla temasta olduğu alanlar toplanarak bulunabilir.

     

    2- Buhar Kalitesi: Doymuş buhar içerisinde bulunan su miktarının ölçülmesi amacıyla

    kullanılan bu tanım şu formülün açılımı olarak 0 ile 1 arasında bir değere tekabül eder.

    Kalite = Doymuş Buhar Miktarı (kg) / [ Doymuş Buhar + Su miktarı ] (kg). Özellikle kuru buhar istenen proseslerde bu değerin 1 e yakın olması istenir.

    3- F&A 100 C ve Gerçek Buhar Miktarı: Kazanlardan alınan buhar miktarı tanımlanırken F&A 100 C (from and at 100 C) 100 C derecede 1 bar doymuş buhar üretebilme kapasitesi çoğu katalog ve etiket değerlerinde yer almaktadır. Gerçek buhar miktarı ise istenen basınç değerinde gerçekten elde edilebilecek buhar miktarını vermektedir.

    Örneğin 10,5 bar da 5000 kg/h gerçek buhar üreten bir kazan F&A 100 C de 5870 kg/h buhar üretebilir. Bu tanım endüstride eşdeğer bir birim oluşturmak adına kullanılmaktadır.

    4 - Kazanlarla ilgili bazı ipuçları: Aşağıda özellikle endüstride yaygın olarak kullanılan alev duman borulu 3 geçişli (skoç tip) kazanlarla ilgili bazı ipuçlarını verilmiştir.

  • CE Belgesi Nedir ?

    CE  İşareti malların serbest dolaşımını sağlayabilmek amacıyla Avrupa Birliği'nin, 1985 yılında oluşturduğu"Yeni Yaklaşım" çerçevesinde uygulanan bir sağlık ve güvenlik işaretidir. AB genelinde kullanılmış olan değişik uygunluk işaretleri yerine AB direktiflerine uygunluğu belirten tek tip bir AB işareti kullanılması amaçlanmıştır.
     CE  İşareti üzerine iliştirildiği ürünün insan, hayvan ve çevre açısından sağlıklı ve güvenli olduğunu gösteren Avrupa Birliği'nin Yeni Yaklaşım Direktiflerine uygunluk işaretidir.  Şu an sayısı 25'i bulan Yeni Yaklaşım Direktiflerinden biri veya bir kaçı kapsamına giren bir ürünün CE  İşareti taşımadan AB pazarına girebilmesi mümkün değildir. Yeni Yaklaşım Direktiflerine uygunluğu kanıtlamada imalatçıların direktiflerle ilgili harmonize standardlara uygun üretim yapmalarının büyük önemi bulunmaktadır. Standartlara uymak zorunlu
     olmamakla birlikte, standartlara uygun üretim yapılması halinde, direktiflere de uygun üretim yapıldığının varsayılması üreticinin standartlara uymasını teşvik etmektedir.

     CE işareti; bir kalite simgesi olmayıp üzerine iliştirildiği ürünün ilgili yönetmeliğin tüm gereklerini karşıladığı anlamına gelen ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında malların serbest dolaşımını sağlamak amacıyla ortaya çıkan bir işarettir.
    "CE" uygunluk işareti aşağıdaki şekle sahip olan " CE " baş harflerinden oluşur:

    Eğer "CE" uygunluk işareti küçültülür veya büyültülür ise, yukarıdaki çizimde verilen oranlara sadık kalınmalıdır.

    TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ Onaylanmış Kuruluş Numarası: 1783'dir.

    "CE" uygunluk işaretini müteakip, işlemleri yapan onaylanmış kuruluşun kimlik numarası yer almalıdır. Örneğin TSE için; "CE 1783" şeklindedir.

     


    HANGİ ÜRÜNLER CE İŞARETİ TAŞIMALIDIR?

    • Aşağıdaki tabloda verilen CE işareti gerektiren direktifler arasında bulunan, 
    • Üye ülkelerde veya üçüncü ülkelerde üretilmiş tüm yeni ürünlerin, 
    • Üçüncü ülkelerden ithal edilen kullanılmış veya ikinci el ürünlerin, 
    • Direktiflerin hükümlerine yeni ürünmüş gibi tabi olan, önemli ölçüde değişikliğe uğratılmış ürünlerin, 

    CE işareti taşıması gerekmektedir.

    ' CE '' İŞARETİ İLİŞTİRME İŞLEMLERİ 


    Ürün ile ilgili direktif / direktifleri belirlenir. 
    Varsa uyumlaştırılmış standartlar tespit edilir.
    Modül veya modüller kombinasyonu seçilir. 
    Onaylanmış kuruluş gerekip gerekmediğini belirlenir. 
    Uygunluk değerlendirmesine müteakiben, uygunluk beyanı ve gerekiyorsa diğer dokümanlar hazırlanır.Teknik dosya düzenlenir ve muhafaza edilir .Ürünün üzerine ve / veya ambalajına ve beraberindeki belgeye '' CE '' işareti iliştirilir ve piyasaya arz edilir.

     

    CE İŞARETİNİN USULSÜZ KULLANIMI 
    Yönetmeliklere uygun olmayan durumun tespit edilmesi halinde, ürünün imalatçısı veya Türkiye'de yerleşik  yetkili temsilcisi, ürünün CE uygunluk işaretiyle ilgili hükümlere uygun olmasını sağlamakla ve yapılan bu ihlali  sona erdirmekle yükümlüdür. Uygunsuzluğun devam etmesi halinde, Bakanlık kanunlarla kendisine verilen  yetkiler çerçevesinde, söz konusu ürünün piyasaya arzının kısıtlanmasına veya yasaklanmasına veya piyasadan çekilmesine ve asansörün kullanımının yasaklanmasına ilişkin tüm önlemleri alır.

     

    YENİ YAKLAŞIM VE MODÜLER SİSTEM

    "Yeni Yaklaşım"da direktifler çok fazla teknik detay içermemekte, üretilen malların, mal gruplarına göre uyması gereken genel kuralları belirlenmektedir. Ayrıca, "Temel Gerekler"e uygun malların serbest dolaşım içinde  olması sağlanmaktadır.Direktifler ürünlere göre değil, ürünlerin kullanım amaçlarına göre hazırlanmıştır. Böylece benzer işlevleri gören  ürünler, gruplar halinde toplanmış ve tek bir direktif ile birden fazla ürün için "asgari güvenlik" koşulları sağlanmıştır. 
    1990 yılından bu yana CE işaretlemesi sisteminde "modüler" bir anlayış uygulanmaktadır.Modüler anlayışın temel amacı, uygunluk değerlendirme yöntemlerini, ürünlerin özelliklerini ve taşıdıkları risk  oranlarını dikkate alarak belirlemektir.Yapı Malzemeleri Yönetmeliğinde, Modüler Yaklaşımın yerine, Performansın Değişmezliğinin Değerlendirilmesi ve Doğrulanması Sistemi şeklinde  isimlendirilen bir yaklaşım söz konusudur.

    Performansın Değişmezliğinin Değerlendirilmesi ve Doğrulanması Sistemleri;

    SİSTEM 1+ / 1

    Ürün Belgelendirmesi yapan Onaylanmış bir kuruluştan Performans Değişmezlik Belgesi alınması gerekir.

    Yapı malzemesine ilişkin temel karakteristiklerin performans beyanı imalâtçı tarafından aşağıdaki öğelere dayandırılır.

    (a)    Üreticinin görevleri :
    Fabrika Üretim Kontrolü (FPC) 
    Öngörülen deney planına göre fabrikadan alınan numunelerin ileri testleri

    (b)   Onaylanmış Ürün Belgelendirme Kuruluşu  görevleri :
    Malzemenin tip testine (numune alma dâhil), tip hesaplamalara, tablolanmış değerlere veya açıklayıcı dokümanlara dayanarak malzeme tipinin tespiti
    Fabrika üretim kontrolünün ve üretim tesisinin başlangıç denetimi
    Fabrika üretim kontrolünün sürekli gözetimi, ölçümü ve değerlendirilmesi
    Malzemelerin piyasaya arzından önce numunelerinin rastgele denetlenmesi (sadece 1+ için)

    SİSTEM 2+

    Fabrika Üretim kontörlü Belgelendirmesi yapan Onaylanmış bir kuruluştan Fabrika Üretim Kontrolü Uygunluk Belgesi alınması gerekir.

    Yapı malzemesine ilişkin temel karakteristiklerin performans beyanı imalâtçı tarafından aşağıdaki öğelere dayandırılır.

    (a)    Üreticinin görevleri :
    Fabrika Üretim Kontrolü (FPC)
    Öngörülen deney planına göre fabrikadan alınan numunelerin testleri
    Malzemenin tip testine (numune alma dâhil), tip hesaplamalara, tablo halinde verilen değerlere veya açıklayıcı belgelere dayanarak malzeme tipinin tespiti

    (b)   Onaylanmış Fabrika Üretim Kontrolü Belgelendirme Kuruluşu  görevleri :
    Fabrika üretim kontrolünün ve üretim tesisinin başlangıç denetimi
    Fabrika üretim kontrolünün sürekli gözetimi, ölçümü ve değerlendirilmesi

    SİSTEM 3

    Yapı malzemesine ilişkin temel karakteristiklerin performans beyanı imalâtçı tarafından aşağıdaki öğelere dayandırılır.

    (a)    Üreticinin görevleri : Fabrika Üretim Kontrolü (FPC)

    (b)   Onaylanmış Laboratuvarın  görevleri : Malzemenin tip testine (numune alma dâhil), tip hesaplamalara, tablo halinde verilen değerlere veya açıklayıcı belgelere dayanarak malzeme tipinin tespiti

    SİSTEM 4

    Yapı malzemesine ilişkin temel karakteristiklerin performans beyanı imalâtçı tarafından aşağıdaki öğelere dayandırılır.

    (a)    Üreticinin görevleri :
    Fabrika Üretim Kontrolü (FPC)
    Malzemenin tip testine (numune alma dâhil), tip hesaplamalara, tablo halinde verilen değerlere veya açıklayıcı belgelere dayanarak malzeme tipinin tespiti

    (b)   Onaylanmış Kuruluşun  görevleri :  Yoktur.

    UYGUNLUK DEĞERLENDİRME MODÜLLERİ 
    1. Modül A : İç Üretim Kontrolü 
    2. Modül B : Tip İncelemesi 3. Modül C : Tipe Uygunluk Beyanı 
    4. Modül D : Üretim Kalite Güvencesi
    5. Modül E : Ürün Kalite Güvencesi 
    6. Modül F : Ürün Doğrulaması 
    7. Modül G : Birim Doğrulaması 
    8. Modül H : Tam Kalite Güvencesi

    Modül A: Üretimin  İç Kontrolü Hem tasarım hem üretim safhalarını içeren bu modülde üretici, ürünün ilgili
    direktiflere uygunluğunu beyan eder, tasarım, üretim ve kullanımını açıklayan teknik dokümanları hazırlar.
    Onaylanmış kuruluşa ihtiyaç yoktur. 

    Modül B: AT Tip  İncelemesi Yalnızca tasarım aşamasını kapsayan bu modül genellikle uygunluk beyanı ile birlikte kullanılır. CE işareti  şartı aranmayan bu modül çerçevesinde onaylanmış kurum, ürün örneğini ilgili direktif doğrultusunda test eder.

    Modül C: Tipe Uygunluk Beyanı Üretim aşamasına yönelik olan bu modül tek başına yeterli değildir ve AT Tip İncelemesi modülünden (Modül B) sonraki bir aşamayı temsil eder. Ürünün ilgili direktif gereklerine uyduğunu kanıtlamak için kullanılan bu modül sonucunda üretici ürününe CE işareti iliştirir ve uygunluk beyanında bulunur. 

    Modül D: Üretim Kalite Güvencesi Üretim aşamasını kapsar ve Modül B'yi takip eder. Onaylanmış bir kurum tarafından test edilme ve onaylanma sürecini içerir.  İzlediği süreç ISO 9000'nin üretim, tesis ve satış sonrası hizmet kapsamı (eski ISO 9002) ile benzerlik gösterir. Üretim sürecine yönelik bir kalite güvence sistemi kurulmasını öngörür. Nihai ürün denetimi ve testleri imalatçı tarafından gerçekleştirilir. 

    Modül E: Ürün Kalite Güvencesi Üretim aşamasını kapsar ve Modül B'yi takip eder. Onaylanmış bir kurum tarafından test edilme ve onaylanma aşamasını içerir. İzlediği süreç ISO 9000'nin son kontrol ve testler ' alım + ambalaj + satış sonrası hizmet [üretimi içermez] kapsamı ile benzerlik gösterir (eski ISO 9003). Üretim sürecine
    yönelik bir kalite güvence sistemi kurulmasını öngörür. Nihai ürün denetimi ve testleri imalatçı tarafından gerçekleştirilir.

    Modül F: Ürün Doğrulaması Sadece üretim aşamasına yönelik olan bu modül genellikle Modül B ile birlikte kullanılır. Onaylanmış bir kurumun, ürünün teknik dokümanlara veya tip incelemesindeki tanımlara uygunluğunu denetlediği modül çerçevesinde yazılı uygunluk belgesi ile birlikte ürüne CE işareti iliştirilir. 

    Modül G: Birim Doğrulaması Hem tasarım hem üretim safhalarını kapsayan bu modül çerçevesinde, onaylanmış kurumun, ürünün ilgili direktiflere uyduğunu bildirmesi ve yapılan testler neticesinde ürünün CE işareti taşıması gerekir. 

    Modül H: Tam Kalite Güvencesi Hem tasarım hem üretim safhalarıyla ilgili olan bu modülün uygulanması için onaylanmış bir kurum tarafından kalite yönetim sisteminin [ISO 9000'nin tasarım + geliştirme + üretim + tesis + satış sonrası hizmet kapsamını (TS EN ISO 9001)] varlığı denetlenir. Tasarımın uyumlaştırılmış standardlara tam olarak uyumlu olmadığı durumlarda ; tasarımın yönetmeliğin hükümlerine uyup uymadığı incelenir.


    CE İŞARETİ VE TSE BELGESİ 
    CE  İşareti üzerine iliştirildiği ürünün kullanıldığı çevre açısından güvenli olduğunu gösteren, Avrupa Birliği Yeni Yaklaşım Direktiflerine uygunluk işaretidir. Bir ürün birden fazla Yeni Yaklaşım Direktifine girebilmekte olup, gerekli şartlar yerine getirilerek ürün üzerine iliştirilen CE İşareti o ürünün bu direktiflerin tümüne uygun
    olduğunu göstermektedir. Direktiflere uygunluk, direktiflerde belirtilen ilgili uygunluk değerlendirme prosedürlerini takip ederek direktiflerin temel gereklerini karşılamak anlamına gelmektedir. Bu temel gerekler ürün güvenliğine yönelik şartları öngörmektedir. Bununla birlikte temel gerekler ürünün performans özellikleri ve kalitesine yönelik şartları direkt olarak belirtmemektedir. Dolayısıyla CE İşareti ürünlerin güvenliğine yönelik olup esas olarak Avrupa Birliği içerisinde serbest dolaşımı amaçlamaktadır.Oysa TSE Ürün Belgelendirmesi direktiflerde atıfta bulunulan Standardlarda öngörülen güvenlik şartlarının yanı sıra performans ve kalite kriterlerini, üretim yerinin yeterliliği ile birlikte göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle TSE Belgeli bir ürün güvenli olmanın yanı sıra performans ve kalite açısından da tüketiciye güvence vermektedir. Bu nedenle ürün belgelendirmesinin CE işaretine bir alternatif olarak değerlendirilmemesi gerekir. Bunun en bariz göstergesi, Avrupa Birliği ülkelerinin tümünde CE işareti dışında kalan ürün belgelendirme faaliyetlerinin sürekli artarak devam ediyor olmasıdır. Enstitümüzün 1964 yılında başlattığı ve günümüze kadar kesintisiz devam ettirdiği ürün belgelendirme hizmetleri, gerek sanayicimiz gerekse tüketicilerimiz açısından büyük önem taşımaktadır.


    CE İŞARETİNİN KALİTE YÖNETİM İSTEMLERİYLE İLİŞKİSİ NEDİR?

    CE işaretinin Kalite Yönetim Sistemleriyle (TS EN ISO 9001) doğrudan bir ilişkisi yoktur. CE işareti herhangi bir ürünün Avrupa Birliği Yeni Yaklaşım Direktiflerine ve ilgili harmonize Avrupa Standartlarına uygun olarak tasarlanıp, üretildiğini simgeler. Modüler sistemde bazı ürün grupları için Kalite Yönetim Sistemlerinin  şart olduğu görülmektedir.

  • Kızgın Yağ Tesisatı Yapımında Dikkat Edilecek Hususlar

    Kızgın Yağ Tesisatı Yapımında Dikkat Edilecek Hususlar
    1.Termik Yağ Genleşme Tankı : Tesisattaki (kazan dahil) toplam termik yağ hacminin en az %30 hacminde olmalıdır. Genleşme tankının çapı mümkün olduğunca küçük (atmosferle temas eden yüzeyin küçük olması için) olmalı ve tank dik silindirik şekilde yerleştirilmelidir.
    2.Rezerve Yağ Tankı : En az tesisattaki bütün termik yağ hacminin 1.5 katı hacimde olmalıdır.
    3.Termik Yağ Sirkülasyon Pompaları : Yüksek sıcaklıklar için özel dizayn edilmiş, tercihen hava soğutmalı, çelik döküm veya sfero döküm olmalıdır.
    4.Termik Yağ Doldurma Pompaları : Oda sıcaklığında termik yağın viskozitesine göre dizayn edilmiş, dişli pompalar kullanılabilir.
    5.Vanalar, Çekvalfler, 3-Yollu Vanalar : Termik yağın çalışma sıcaklığına dayanıklı olmalı, iç parçalarında bakır veya bakır alaşımları kullanılmamalıdır. Vanalar PN16 sfero döküm veya PN25/40 çelik döküm olmaldır.
    6.Filtreler : Tesisatta yağ ile birlikte taşınan katı maddeleri tutarlar. Zaman zaman temizlenmeleri gerekir. Filtre yüzeylerini mümkün olduğunca büyük seçmek temizlenme sıklığının azaltılması bakımından uygun olur. Filtrenin kirlenmesi ile oluşacak direnci görebilmek ve müdahale edebilmek için filtre giriş ve çıkışına mutlaka birer manometre bağlanmalıdır.
    7.Termik Yağ Seviye Göstergesi : Termik yağın genleşme tankındaki sıcaklığı ve karakteristiklerine uygun olmaldır.
    8.Boru Tesisatı ve Ekleme Parçaları : Bütün boru ekleme parçaları çelik olmalıdır. 300 C altında alaşımsız çeliklerin kullanılmasına müsaade edilir. Borulamada karbonlu (örneğin ASTM A-53 ve ASTM A-106) veya St. 35.8 Dikişsiz çelik çekme boru kullanılabilir. Dökme demir hiçbir zaman kızgın yağ tesisatlarında kullanılmaz. (Kırılma, çatlama, yağ sızdırma tehlikesinden dolayı) Boru tesisatına uygun şekilde meyil verilmeli ve hava toplanma ihtimali olan yerlerde bir hava tahliye borusu ve vanası konulmalıdır. Yağın siküle ettiği borular taşyünü ile yeterli kalınlıkta izole edilmelidir.
    9.Enstrumanlar : Güvenlik ve kontrol için kızgın yağ sisteminde aşağıdaki enstrumanlar mutlaka bulunmalıdır.
    a. Brulör kumanda termostadı
    b.Maksimum sıcaklık termostadı
    c.Diferansiyel presostad veya akış kontrol otomatiği (flow switch), yağ sirkülasyonu yavaşladığında veya yağ sirkülasyon pompası devreden çıktığında brulörü durdurur.
    d.Genleşme tankı asgari yağ seviye kilidi, Yağ seviyesi belirli bir seviyenin altına düştüğü zaman alarm vererek brulörü devreden çıkarır.
    e.Baca termostadı : Herhangi bir sebeple yağ sirkülasyonu durdurğunda: baca gazı sıcaklığı yükseleceğinden, brulörü devreden çıkarır.
    10.Sistemde Kullanılacak Termik Yağ : Mineral yağlardan yapılan; yüksek sıcaklıklarda özelliğini kaybetmeyen, korozif özelliği olmayan, ısıl kararlılığı (ısı taşımka özelliği) bozulmayan mineral yağlar tercih edilmelidir.
    11.Genleşme Tankı : Sistemdeki termik yağın hava ile temas ettiği tek yerdir. Oksidasyon olmaması için tank içindeki yağın sıcaklığı 60 C yi geçmemelidir. Tesis bu durumu garanti edecek şekilde yapılmalıdır. Tanktaki yağın hava ile temas eden yüzeyini azaltmak için ; genleşme tankını dik silindirik tank şeklinde imal ederek bina dışına sirkülasyon pompasının basmasında sorun teşkil etmeyecek şekilde tesisatın en üst noktasından daha yüksek bir noktaya monte edilmelidir. Genleşme tankı izole edilmemelidir. (ancak don tehlikesi olan yerlerde kapalı bir mahal içine alınabilir.) Tesisatın genleşme tankı ile irtibatı, sirkülasyon pompasının emişinden önce ve 1 1/2" - 2 " çapında izolasyonsuz boru ile sağlanır.
    12.Termik Yağ Depolama Rezerv Tankı : Rezerv tankını : tesisattaki bütün yağın doğal akışla boşalacağı bir derinliğe koyunuz. Mümkünse üzerine bir seviye göstergesi veya petrometre koyunuz. Yağı sisteme bir el pompası veya dişli pompa ile en alt noktadan doldurmaya başlayınız. Sistemde hava tutma ihtimali olan yerlerde bir hava tahliye sistemi koyarak, bunların yağ doldurma işlemi sırasında açık olmasını sağlayınız.
    13.Boru Uzaması : Yüksek sıcaklıklardan dolayı kızgın yağ tesisatındaki borularda meydana gelebilecek genleşmelerin dikkate alınmalıdır. Kazan, vana gibi tesisat elemanlarının bağlantılarında bu uzamalar daha da öenm kazanır. Küçük çaptaki boruların elastikiyeti bazen bu uzamaları kompanze edebilir. Ancak büyük çaplı borularda ve özellik boru hattı üzerinde fazla armatür varsa mutlaka belirli aralıklarda kompansatör kullanılmalı ve borular uygun yerlerden sabitlenmelidir.
    14.Hava Tahliye Sistemi : Sistemin en üst noktalarına toplanan buharın ve gazın tahliye edilmesi için önlem alınmalıdır.
    15.Blöf Yapma : Tesisat içindeki bütün yağ ve diğer maddeleri boşaltmak için uygun bir yere böf tesisatı yapılmalıdır.
    16.Kızgın Yağ Kazan Daireleri : Ana binadan ayrı, bağımsız ve zemine yapılmış olmalı. Girş kapısının haricinde bir acil çıkış kapısına (yangına dayanıklı malzemeden yapılmış) haiz olmalıdır.
    17.Havalandırma : Kazan dairesine yakma havasından fazla hava sirkülasyonu sağlayacak bir alt hava girişi ve bir üst kirli hava çıkışı olmalıdır.

     

    Kızgın Yağ Tesisatı Devreye Alma Prosedürü
     

    1.Basınç Testi : Kızgın yağ kazanı ve bütün tesisat en az 6 bar basınçta termik yağ veya hava ile basınç testine tabi tutulmalıdır. Basınç testi hava ile yapılıyorsa test işlemi bitiminde hava tamamen boşaltılmalıdır.
    2.Termik Yağ Doldurma : Tesisatta hava tutulmasını engellemek için tesisatın en alt noktasından dolum pompası (dişli pompa) vasıtası ile sisteme termik yağ basılmaya başlanır. Bu esnada hava tahliye vanaları açıktır. Buralardan hava tahliyesi bitip yağ gelmeye başlayınca vanalar kapatılır. Termik yağ genleşme tankının 1/3'üne kadar (minimum seviye) doldurulur. Sirkülasyon pompası yağ soğuk vaziyette 4 saat çalıştırılarak siztemde oluşması muhtemel havanın tahliyesi sağlanır.
    3.Devreye Alma : Termik yağ sıcaklığı 90 C'ye çıkıncaya kadar sıcaklık yükselme hızı 40 C/saat olarak yükseltilir. 90 C ile 120 C arasında sıcaklık yükselmesi 10-15 C/saat'ten fazla olmamalıdır. Bundan sonra sistem normal çalışma sıcaklığında 6 saat çalıştırılır. Sistem soğutulur. Filtrelerde birikmiş olan yabancı maddeler temizlenir.
    4.Termik Yağ Testi : Periyodik olarak sistemdeki yağdan aşağıdaki şekilde numune alarak kontrol ediniz. Değiştirilme noktasına gelmişse termik yağı değiştiriniz.
    a.İlk test ilk çalıştırmadan sonra yapılır.
    b.İkinci kontrol 100 çalışma saati veya ikinci ay bitiminde yapılmalıdır.
    c.Üçüncü ve dördüncü kontroller, 2000 çalışma saatinden sonra veya 6 ayda bir kontrol edilmelidir.
    d.Bundan sonraki bütün kontroller her 3000 çalışma saati veya her yıl düzenli olarak yapılmalıdır.
    5.Termik Yağ Testi Nasıl Yapılmalıdır : Yağ alımı 1 kgdan az olmayacak şekilde saydam bir kaba ve sistem soğukken yapılır. Sistem soğukken sirkülasyon pompası 10-15 dakika çalıştırılıp durdurulur ve dönüş hattındaki numune alma vanasından bir miktar yağ akıttıktan sonra numune alınır. İlk testte (ilk çalıştırmadan sonraki) numune kabının içindeki termik yağın temiz olup olmadığına bakılır. Kirlenme tespit edilirse sistemdeki yağ boşaltılıp filtre edilerek tekrar doldurulur. Sistemdeki yağın testinde pislenme, oksidayon ve bozulma işaretleri aranır.
    6.Termik Yağın Bozulma İşaretleri
    a.Pislenme : tesisattan alınan numune termik yağın içindeki artıklar yağın ısıl kararlılığını, ısı taşıma kapasitesini ve ısı transfer kabiliyetini azaltır. Ayrıca kaynak çapağı gibi yabancı cisimler sirkülasyon pompaları ve vanalar gibi tesisat elemanlarında hasara neden olabilir.
    b.Oksidasyon : Termik yağ sıcaklığı 60 C geçtiğinde hava ile temas ederse oksidasyona uğrar. Viskozitesi artar. Akışkanlığı ve ısı transfer kapasitesi azalır.
    c.Isıl Bozulma : Termik yağ kazan içinde aşırı ısınıp sıcaklığı 350-400 C yi geçtiğinde (bunun genel sebebi kazan içinde yağ hızının durması veya çok yavaşlaması olabilir) bozulmaya başlar. (Cracking). Bo yağın iiçinde siyah noktalar (ziftleşme) halinde görülür. Bu bozulma akışkanın kalınlaşmasına, akma kabiliyetinin azalmasına, sistemdeki yağ devresinde direncin artmasına, daha ileri seviyede kazan ısıtma yüzeylerine sıvanarak ısı transferinin engellenmesine ve buralarda ısı yığılmasına ve delinmeler neticesinde yangın çıkmasına sebep olabilir. Aşırı kirlenmiş ve ısıl bozulmaya uğramış termik yağın derhal değiştirilmesi gerekir.

  • Dünya´da Buhar Kazanların Önemi - Tarihçe

    Buhar makinesi,buharın içinde var olan ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren bir dıştan yanmalı motordur.Buhar makineleri, lokomatifler , buharlı gemiler , pompalar buharlı traktörler ve endüstriyel devreler olabilir.

    Bir buhar makinesi basınç altında buhar üretmek için suyu kaynatacak bir kazana ihtiyaç duyar. Herhangi bir ısı kaynağı kullanılabilir, fakat genelde odun, kömür veya petrol türevi yakıtların yakılmasından elde edilen ateş kullanılır.

    Çalışma prensibi olarak, ısı enerjisini alan su buharlaşarak genişler ve bir odacığa alınır, odacık soğutulduğunda sıvı hale geçen buhar vakum yaratır böylece mekanizmaların hareket alması ile mekanik enerjiye yani işe dönüşür.

     

    İçindekiler

    İlk örnek

     Buhar gücünün ilk faydalı uygulaması
     Buhar makineleri◦3.1 Savery makinesi
     Newcomen makinesi
     Watt makinesi
     Buhar türbinleri

     Buhar makinesinin verimi
     Buharlı ulaşım araçları  Buharlı gemiler
     Buharlı Lokomotifler
     Buharlı otomobil

     Buhar makinesi tipleri
     Bağlantılar
     Kaynaklar

     

    İlk örnek

     
    İskenderiyeli Heron’un yaptığı ilk örnek türbin

    Bilinen ilk buhar makinesi diyebileceğimiz örnek Mısırlı mühendis Heron'nun birinci yüzyılda 50 yıllarına doğru mısır iskenderiye'de uçları birbirlerine göre zıt yönleri gösteren iki eğik tüpün yerleştirildiği oyuk bir küreden yaptığı türbin’dir. Kürede su kaynatıldığında buhar borulardan dışarı çıkmakta günümüzde etki tepki kanunu dediğimiz şeyin sonucunda kürenin dönmesine yol açmakta idi. Hero buharlı bir türbin ya da motor icat etmesine rağmen toplumda bir etki yaratmadığından bunu motor aygıtının icadı olarak görülmemektedir

    Buhar gücünün ilk faydalı uygulaması

    Buhar gücünün Heron tarafından uygulamasından sonra 1679 yılında ilk faydalı uygulama Fransız fizikçi Denis Papin‘den (1647-1712) geldi. İçinde suyun kaynadığı ve biriken buharın suyun kaynama noktasını yükselttiği sıkıca kapanan bir kapağı olan düdüklü tencere icat edilmişti. Papin’in dikkat ettiği şey daha yüksek ısıda kemikler yumuşuyor ve et daha çabuk pişiyordu. Tencereye buhar basıncının çok yükselmesine karşın bir de güvenlik vanası eklenmişti.

    Buhar makineleri

     
    Buhar motorunun çalışması

    Savery makinesi

    1698 yılında, İngiliz mühendis Thomas Savery (1650-1715), ilk ticari olarak satılan buhar makinesini yapmıştır. Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır. Madencinin Arkadaşı olarak tanınmaktaydı.

    Çalışma prensibi ise şöyledir:

    Buhar kazanından gelen buhar odacığa dolar. Odacık buhar ile doluyken üzerine soğuk su döküldüğünde suya dönüşen buhar vakum yaratır; böylece odacıktaki su seviyesi yükselir. Vana yardımıyla odaya buhar dolduğunda iş yapılmış olur yani madenden su çekilmiş olur. Bu makinede vanalar insan gücüyle sırayla kapatılıp açılması gerekmektedir.

    Yüksek basınçla çalıştığından o günün teknolojisine göre bu tip bir buharı güvenli biçimde kullanacak düzeyde değildi. Ayrıca gerekli buharı oluşturmak için suyu ısıtmada çok fazla yakıt gerekliydi. Bu tip makinaların öncülü olan Savery’nin makinası verimi düşük olduğundan fazla kullanılmadı fakat kendinden sonra gelen makinalar için temel teşkil etti.
     

    Newcomen makinesi

    • Ana madde:
    Newcomen makinesinin şematik gösterimi
    -Buhar; pembe, su; mavi ile gösterilmiştir.
    -Açık vanalar yeşil, kapalı olanlar kırmızıdır.

    1712' de İngiliz mühendis Thomas Newcomen (1663-1729) yeni bir tür buhar makinesi geliştirdi. Bu makinenin Savery Makinesinden en büyük avantajı pistonun bir zincir yardımıyla tahterevalli benzeri bir tür kaldıraca tutturulmuş olmasıydı. Bu kaldıracın diğer ucu ise bir tür tulumbaya bağlanmıştı. Piston silindirin en üst noktasında iken silindirin içine gönderilen soğuk su buharı yoğunlaştırıyordu. Böylece atmosferik basınç pistona aşağıya doğru kuvvet uyguladığı anda su madenden yükseliyordu. Buhar pistona dolunca bu çevrim tekrar ediyordu. Ayrıca daha az tehlikeliydi. Yine de makine istenilen verime ulaşamamış ve yakıt tüketimi azalmamıştı.

    Watt makinesi

    1764 yılında bozulan Newcomen makinalarından biri onarılması için İskoçyalı mühendis James Watt'a verildi.Makinayı onaran watt aynı zamanda randımanı düşük bu makineyi geliştirmek de istedi. Arkadaşı İskoç kimyacı Joseph Black'tan gizli ısıyı  öğrenmiş olan Watt aynı odayı sürekli ısıtıp soğutmanın ne kadar israflı bir şey olduğunu anladı ve aklına iki oda yapmak fikri geldi. Biri sürekli sıcak, diğeri de sürekli soğuk tutulacaktı. Buhar işini yaparken sıcak odada bulunacaktı ve su haline getirilmesi gerektiğinde supaplar sistemiyle soğuk odaya alınacaktı.

    Watt 1781 yılına gelindiğinde makinasını iyice geliştirmiş ve pistonun ileri geri hareketini ustalıkla bir tekerleğin dönme hareketine çeviren mekanik aletleride icat etmişti. Watt'ın makine tarihi ve makine mühendisliğine katkıları çok büyük önem taşır.

    Buhar türbinleri

    1884 yılında İngiliz mühendis Charles Algernon Parsons (1854-1931) ilk başarılı buhar türbinini yapmıştır. Bu sayede yüksek hızlı gemi yapımı kolaylaşmış. jeneratörlerin de kullanılması kolaylaşmıştır.

    Buhar makinesinin verimi

    James Watt’ın geliştirmesine rağmen buhar makinalarının verimi halen %7 civarında idi kalan %93 boşa giden ısı olarak kayboluyordu.

    Buhar makinasının verimini inceleyen ilk kişi Fransız fizikçi Nicolas Leonard Sadi Carnot’tur (1796-1832) 1824 yılında yayımladığı Ateşin Tahrik Kuvveti Üzerine isimli kitabında buhar makinasının maksimum veriminin en sıcak halindeki buhar ile en soğuk halindeki suyun sıcaklığı arasındaki farka bağlı olduğunu gösterdi. Carnot ısı ve işin birbirlerine dönüşmesi yolunu ilk olarak ele alan kişi olduğundan Termodinamik biliminin kurucusu kabul edilmektedir.

    Buharlı ulaşım araçları

    Buharlı Gemiler

     1787 yılına kadar buharlı motorlar sadece su pompalarını ve tekstil makinalarını çalıştırmak için kullanılmıştı. 22 Ağustos 1787 yılında ise Amerikalı mucit John Fitch (1743-1798) ilk vapuru Delaware Nehri’ne indirmiştir. Bir süre Philaderphia ile Trenton arasında düzenli vapur yolculuğu yapılmasını sağlamıştır.Fakat Fitch ticari anlamda başarı kazanamamıştır. 1807 yılına gelindiğinde ise yine Amerikalı mucit olan Robert Fulton saatte 8 km hızla giden adını Clermont koyduğu kırk metre uzunluğundaki vapurları Hudson Nehri’nde işletmeye başladı.  Bu sefer Fitch’in tersine ticari başarı kazanıldığından Fulton vapuların mucidi kabul edilmektedir. 1809 yılında ise Moses Rogers komutası altındaki Phoenix okyonusa açılan ilk buharlı vapur oldu. 1811 yılında Mississippi Nehri üzerinde işleyen ilk gemi New Orleans faaliyete geçti.


    Okyanusu aşan ilk gemi ise 1819 yılında Georgia Savannah’tan İngiltere’deki Liverpool’a beşbuçuk haftada ulaşan Savannah isimli gemi oldu. Yolculuğun büyük kısmı yelkenlerin açılması ile bitirildiğinden aslında buharlı gemi sayılmazdı.

    1827 yılında Türbinlerin ve gemi pervanesinin keşfedilmesi sonucu , pervanenin yan çarktan daha etkili olduğu anlaşıldı ve gemi teknolojisi hızla gelişti

    Buharlı Lokomotifler

     
    Buharlı lokomotifin çalışması

    İlk buharlı motorların gemilerde kullanılmasından sonra 1804 yılında Richard Trevithick bir vagonun şasesi üzerine sabit bir buhar motoru yerleştirerek dünyanın ilk buharlı lokomotifini üretti. Yaptığı özel yolda lokomotifini hareket ettirerek gösteri düzenlemiş fakat bundan ticari bir kazanç elde edememiştir.


    1825 yılına gelindiğinde ise İngiliz mucit George Stephenson geliştirilmiş buharlı motorlardan faydalanarak ilk buharlı lokomotif denebilecek ve adına Rocket dediği aracı yaptı.

    Buharlı otomobil[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bilinen ilk örnek Fransız mühendis Nicolas Joseph Cugnot tarafından yapılan Fardier’dir. Nicholas Joseph Cugnot küçük ölçekte yaptığı iki kazanlı Newcomen makinesini üç tekerlekli bir arabaya yükleyerek 1769 yılında deneme yapmıştır. Fakat buharlaşma yoluyla azalan kazan suyunu yenileyecek bir sistem olmadığından araç 15 dakikada bir durmak ve su ikmali yapıp suyun kaynamasını beklemek gerekmekteydi.

    Buharlı otomobil


    Bilinen ilk örnek Fransız mühendis Nicolas Joseph Cugnot tarafından yapılan Fardier’dir. Nicholas Joseph Cugnot küçük ölçekte yaptığı iki kazanlı Newcomen makinesini üç tekerlekli bir arabaya yükleyerek 1769 yılında deneme yapmıştır. Fakat buharlaşma yoluyla azalan kazan suyunu yenileyecek bir sistem olmadığından araç 15 dakikada bir durmak ve su ikmali yapıp suyun kaynamasını beklemek gerekmekteydi.

    Buhar makinesi tipleri


    Buhar makineleri iki ana başlıkta sınıflandırılabilir.
    •1 ) Teknoloji kullanımına göre
    1.1) Pistonlu buhar makinaları

    1.2) Türbinli buhar makinaları

    2) Uygulama alanlarına göre
    2.1) Durağan (Sabit) buhar makineleri

    2.1.1) Sarımlı,dönen milli motorlar ve frekanslı olarak duran ve tersine hareket edebilen basit uygulamalar

    .2.1.2) Nadiren duran ve tersine hareket ihtiyacı olmayan güç sağlayan motorlar.(Tüm termal güç istasyonları, değirmenler, fabrikalar.)

    2.2) Araç Motorları

    2.2.1) Buharlı bot ve gemiler

    2.2.2) Buharlı lokomotif

    2.2.3) Buharlı otomobil

    2.2.4) Buharlı iş makineleri

    2.2.4.1) Buharlı yol silindiri

    2.2.4.2) Buharlı traktör

  • Beton Kürleme Buhar ihtiyacı Ne Kadardır ?

    Beton Kürleme Buhar ihtiyacı Ne Kadardır ?

    sizlerden gelen ve kapasite miktarının  hesaplaması genellikle zor olan beton kürleme kapasite ihtiyacını 4-6 bar işletme basıncında ve 1m3beton/saat beton kürlemek için 20kg/h buhara ihtiyaç vardır.

     

     

    -----------------------

     

    bunu yeni kısımlara ekleriz

    Enerji nedir?

    Bir cisimde bulunan ve ortaya bir  çıkarmaya yarayan güce denir. Dünyada hayat, evrendeki enerji sayesinde meydana gelmiştir.

    Bu enerjinin çoğu güneşten gelir. Güneş enerjisi toplu olarak kömürde, tahtada, benzinde birikmiş olarak bulunur. Güneş, yeryüzündeki suların buharlaşıp yağmur olarak yağmasını, böylece bir enerji kaynağı olan akarsuların oluşumunu da sağlar. İnsanlık, yeni enerji kaynaklarının keşfiyle paralel olarak ilerlemiştir.

    Enerji, birincisi kütle olan fizik biliminin İki önemli unsurundan biridir. Fizik bilginleri enerjiyle kütlenin aynı fikrin İki ayrı durumu olduğunu ileri sürerler. Enerjinin birçok şekillerini kimyasal değişmeler sayesinde elde etmek mümkündür. En önemli enerji kaynaklarından biri de, atom çekirdeğinde bulunur. Bir sistemin enerjisi, o sistemin yapabileceği azami iştir. İş, fizikte bir cisme, bir kuvvetin tesiri ile yol aldırma, yerini değiştirme şeklinde tarif edilir.

    İş (W), kuvvet (F) ve kuvvetetkisiyle cismin aldığı yol (x) ile gösterilirse, W= F.x olur. Kuvvet tatbik edilen cisimlerin hızları değişir. Bütün hareketli cisimler, hıza sahip oldukları için, aynı zamanda yukarıdaki iş tarifinden gidilerek enerjiye sahip oldukları da çıkarılabilir. Yani, hıza sahip olan cisimler zinde bir kuvvetin sahipidirler. Bu kuvvetle iş yapabilirler.

    Hızla çarpışan iki şişenin birbirini kırması, sahip oldukları enerji sebebiyledir. Hareketli cisimlerin sahip oldukları bu enerjiye "kinetik enerji" denir. Kinetik enerji, o cismin kütlesi ile hızının karesinin çarpımının yarısına eşit olur (E= 1/2 mv2 ). Sürtünmesiz bir ortamda duran bir cisim bir (F) kuvvetinin etkisiyle harekete geçer ve bir (x) yolu sonunda (v) hızını kazanırsa, kuvvetin yaptığ iş, cismin kazandığı kinetik enerjiye eşit olur (F.x= 1/2 mv2 ). Eğer kuvvet, hareketli cisme tesir etti ise, o zaman o cisim üzerine yapılan iş, o cismin kinetik enerjisindeki değişmeye eşittir.

    enerji

    Potansiyel enerji: Cisimlerin durumları sebebiyle iş yapabilecek halde olmalarıdır. Yer çekimi potansiyel enerjisi, yerin çekim kuvveti etkisindeki cisimlerin, yerden belli bir yükseklikte bulunmaları ile sahip oldukları enerjidir. Yapabilecekleri iş, kütlelerin, yerçekimi ivmesi ve bulundukları yüksekliğin çarpımıyla verilir. Potansiyel enerji= m.g.h ifadesinde, g yerçekimi ivmesini gösterir ve değeri sabittir. Esnek cisimler kuvvet tatbiki ile sıkışma ve uzama yapabildikleri için, potansiyel enerjiye sahip olabilirler. Yani, bir kuvvet sebebi ile üzerlerine yapılan işi, potansiyel enerji olarak depo edebilirler.

    Bir yayın biriktirdiği potansiyel enerji, esnekliğini gösteren sabit bir sayı ile uzama ve sıkışma miktarının karesinin çarpımının yarısı ile verilir. E= 1/2 k.x2 formülünde k sabitine, yay sabiti denir ve yayın sertlik derecesini gösterir. Kinetik enerjiye ve potansiyel enerjiye mekanik enerji denir. Mekanik enerji korunumludur. Aralarında değişme olabilir. Yüksekteki bir taş düşerken, potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.

    Hareketli bir cisim bir yayı sıkıştırırken, kinetik enerji, yayın biriktirdiği patansiyel enerji haline geçer. Düşen bir su kütlesinin potansiyel enerjisi, kinetik enerjihaline dönüşür. Bu kinetik enerji bir türbini döndürebilir. Bu türbinin dönme mili, bir su kabı içindeki karıştırıcıyı da döndürürse, kap içindeki suyun, sıcaklık derecesinin yükseldiği görülür. Suyun kazandığı ısı, türbini döndüren suyun kinetik enerjisidir.

    O halde ısı da bir enerjidir. Isınan cisimler iş yapabilirler. Gaz dolu bir kabın altı ısıtıldığında kabın kapağının yükseldiği görülür. Böylece ısı enerjisi potansiyel enerjiye dönüşmüştür. T sıcaklığındaki bir cismin sahip olduğu enerji, 1/2 K.T2 formülü ile verilir. K Boltzmann sabitidir. İzafiyet teorisinde, her maddenin bir enerjiye karşılık geldiği gösterilmiştir. Bir cismin kütlesinin, ışık hızının karesi ile çarpımı o maddenin enerji karşılığını verir (E= M.C2 ).

    Modern fizik, enerji naklinin (transferinin) çok küçük miktarlar (enerji paketleri) halinde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu küçük miktarlara (enerji paketlerine) kuvant denir. Bu hale de enerjinin kuvantumlu oluşu denir. En geniş manada enerjinin korunumlu olması, isim değiştirse de enerji miktarının değişmemesi demektir. Mesela kütle yok olmakta, fakat kütlenin karşılık geldiği enerji, ısı enerjisine dönmektedir.



    --------------

     

    Enerji kanunları

    Güneşin yaydığı elektromagnetik dalgalar enerji taşırlar. Bu sebepten güneş önemli bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinin sanayideki yayılma miktarı 4x10 33 erg’dir. Güneşte, elektronlarını yüksek sıcaklık sebebi ile kaybetmiş olan hidrojen atomları birbirleri ile nükleer reaksiyonlara girerek, Helyum çekirdeği haline gelmekte ve reaksiyondaki kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkmaktadır.

    Bu enerji radyasyon yoluyla güneş etrafına yayılmaktadır. Jeolojik devirler boyunca toprak altında kalan canlıorganizmalar, bugün çıkarılıp ısıya çevrilerek enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Bitki artıkları "maden kömürü" tabakalarını ve linyit yataklarını meydana getirmiştir. Diğer canlı organizmalar da petrol ve tabii gaz haline gelmişlerdir. Belli bir yükseklikteki su, yüksekliği nispetinde bir potansiyel enerjiye sahiptir. Bu potansiyel enerjiye "hidrolik enerji kaynağı" denir. Bu kaynaktan elektrik enerjisi elde edilir. Bütün enerji şekilleri iki bölüme ayrılır:



    --------------

    Potansiyel enerji

    Bir cismin bulunduğu yer veya durumdan dolayı edindiği enerji miktarıdır. Bir cismin yerini veya durumunu değiştirmekle, o cismin ilk durumunda yapacağından daha çok iş yapabilmesi sağlanmışsa, cisme bir potansiyel verilmiş demektir.

    Kinetik enerji

    Cisimlerde, hareket halinde olmalarından dolayı bulunan enerjidir. Yüksekten dökülen su, bir değirmen tekerleğine çarptığında, bu cisimlerdeki potansiyel enerji (gizli güç), kinetik enerjiye (devrimsel güç) e çevrilebilir. Enerji daima bir şekilden ötekine çevrilebilir. Enerji değişimlerine tabiatta de çok rastlanır. Evrendeki enerji miktarı hiç bir zamankaybolmaz. Enerjilerin dönüşümünün incelenmesi, «Enerjinin Korunması Kanunu» nu meydana getirmiştir. »Bu ilkeye göre, «enerji kendiliğinden var olmaz, kendiliğinden kaybolmaz».

    Nükleer enerji

    Atomun kütle kaybına karşılık gelen enerjidir. Nükleer reaksiyonlarda, kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkar.

    Rüzgar enerjisi

    Yani basınç farkları sebebiyle hava moleküllerinin kazandıkları kinetik enerji ve (gel-git) denilen suların yükselmesi ve alçalması da enerji kaynağı olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dalgalar ve denizlerin dip ve yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı da bir enerji kaynağıdır.

    Jeotermal enerjisi

    Yer kabuğundaki kızgın magma tabakasındaki ısı enerjisidir. Bu tabakaya temas eden su, yüksek basınçlı buharhalinde yeryüzüne çıkar veya çıkarılır.

     

    Elektrik enerjisi

    Enerji naklinde elektrik enerjisi kullanılır. Bu alternatörün rotorunun dönme eksenine bağlı türbin (su veya buhar türbini), başka bir enerjiyle (barajlarda yüksekten düşen su ile veya termik ve nükleer santrallarda buhar kazanlarındaki buhar basıncı ile) döndürülürse, elektrik enerjisi elde edilir. Elektrik enerjisi aynı zamanda güneş pillerinden de elde edilmektedir.

     

    Enerjinin biçimleri

    Enerji birçok biçimde var olabilir: Doğa bilimlerinin içerisinde, çeşitli enerji biçimleri tanımlanabilir.

    • Kimyasal enerji: Yemek, pil vb. maddelerdeki depolanmış enerjidir.
    • Isı enerjisi: Atomların hareketinin enerjisidir.
    • Potansiyel enerji: Bir maddenin durumuna göre sahip olduğu enerjidir (yokuştaki tekerlek, esnetilmiş lastik veya havada tutulan top gibi).
    • Kinetik enerji: Bir maddenin bir yerden başka bir yere gitmek veya dönmek için ihtiyaç duyduğu enerji türüdür.
    • Mekanik enerji: Potansiyel enerji ile kinetik enerjinin toplamıdır.
    • Elektrik enerjisi: Elektronların hareketlerinden kaynaklanan enerjidir.
    • Manyetik enerji: Sadece metallerin sahip olabildiği, atomların dizilimine bağlı çekme veya itme hareketine dönüşebilen enerjidir.
    • Nükleer enerji: Atomların içlerinde sakladıkları enerjidir.
    • Işık enerjisi: Maddelerden yansıyıp görüntü oluşturan enerjidir.
    • Ses enerjisi: Canlıların duyma organı tarafından algılanabilen enerji türüdür.

    Yukarıdaki liste, enerjinin muhtemel listesi tamamlamak zorunda değildir. Ne zaman doğa bilimcileri enerji korunumu yasası ile çelişen bir olay keşfederlerse, durumu açıklayacak yeni biçimler eklenebilir.

    Isı ve iş, sistemin özelliklerini göstermemeleri fakat transfer edilen enerji süreçlerinde olmalarından dolayı özel durumlardır. Genellikle, bir cisimde ne kadar ısı ya da işin bulunduğunu ölçemeyiz fakat bunun yerine belirli yollarla, verilen durumun olduğu sırada, sadece cisimler arasında transfer edilenin ne kadarının enerji olduğudur.

    Enerjinin çeşitleri sınıflandırılabilir. Yukarıda sıralananların bazıları listede olanların diğerlerini içerebilir ya da kapsayabilir. Depolanan enerjinin çeşitleri potansiyel enerji olarak adlandırılan doğanın temel kuvvetlerine bağlıdır. Potansiyel enerji, özel bir kuvvet çeşidinin ( kuvvet alanı, alan) etkisi altında olan cisimlerin ya da parçacıkların düzeni içerisinde kaydedilmesidir. Bunlar yer çekimsel enerji ( kütlelerin bir yer çekimsel alan içerisinde toplanması yoluyla depolanan enerji), nükleer enerjinin farklı çeşitleri ( nükleer ve zayıf kuvvetten yararlanarak depolanan enerjidir.), elektriksel enerji ( elektrik alandan...), ve manyetik enerji ( manyetik alandan...).

    Diğer alışılmış enerji çeşitleri kinetik ve potansiyel enerjinin karışımının değişimidir. Bir örnek: genellikle makroskobik düzeyde kinetik ve potansiyel enerjinin toplamı mekanik enerjidir. Maddeler içerisindeki elastik enerji ayrıca atomlar ve moleküller arasındaki elektriksel potansiyel enerjiye bağlıdır. Kimyasal enerji elektriksel potansiyel enerji haznesinden salınan ve depolanan ve molekülleri ya da atomik çekirdekleri etkileşime sokan enerjidir.

    Klasik mekanik, bir alan içerisindeki konum işlevi olan potansiyel enerji, hızın bir işlevi olan hareket (kinetik) enerji üzerinden hesaplamalar yapar. Konum ve hız bir gözlemci çerçevesinde seçilmelidir. Gözlemci çerçevesini tanımlamak için gerekli olan şeylerden biri sıfır noktasıdır. Bu sıklıkla, Dünya'nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.

    Hareket ya da potansiyel enerjinin bütün biçimleri sınıflandırılmaya girişilmiştir. Richard Feynman şunun altını çizer:

    Potansiyel ve hareket enerjisinin bu tanımı uzunluk ölçüsünün tanımına bağlıdır. Örneğin; biri, ısıl potansiyel ve hareket enerjisini içermeyen, makroskobik potansiyel ve hareket enerjisinden bahsedebilir. Ayrıca, kimyasal potansiyel enerji makroskobik bir kavramla adlandırılır. Daha yakın incelemeler atomik ve yarı atomik ölçekte, onun gerçekten potansiyel ve hareket enerjisinin toplamı olduğunu gösterir. Benzer yorumlar nükleer potansiyel enerji ve diğer enerji biçimlerinin en yaygın olanlarına uygulanır. Eğer çeşitli uzunluk ölçekleri ayrıştırılırsa, uzunluk ölçeğindeki bu bağımlılık, genelde olduğu gibi problemli değildir. Fakat, farklı uzunluk ölçekleri gruplandırıldığı zaman karmaşa yükselebilir. Örneğin, sürtünme makroskobik işi mikroskobik ısıl enerjiye dönüştürdüğü zaman böyle olur.

    Enerji, çeşitli verimlerde farklı biçimler arasında dönüştürülebilir. Bu arasında dönüştürülen ögelere enerji dönüştürücü denir.

    Enerji transferi

    Enerji olgusu ve transferi en doğal olayı açıklama ve tahmin etmede hayati önem taşır. Enerjinin bir biçimi sık sık isteyerek bir diğerine dönüştürülebilir. Örneğin; bir batarya kimyasal enerjiden elektrik enerjisine; bir baraj, yer çekimsel potansiyel enerjiden hareket eden suyun kinetik enerjisine ve sonunda elektrik jeneratörü aracılığıyla elektrik enerjisine dönüşür.

    Enerjinin emek ve ısının iki temel kanunuyla – Carnot teoremi ve termodinamiğin ikinci kanunu- nasıl etkili bir şekilde diğer biçimlere dönüştürüleceği konusunda katı sınırlar vardır. Bir motor çalışması için kullanıldığında bu sınırlar özellikle kanıt olacaktır. Bazı enerji transferleri oldukça etkili olabilir.

    Enerji transferinin yönü ( hangi enerji türü hangi enerji türüne dönüşür) genellikle entropi ( var olan tüm serbestlik derecesi içinde eşit enerji dağılımı) göz önünde tutularak tarif edilir. Pratikte bütün enerji dönüşümleri küçük ölçekte imkanlıdır fakat belirli büyük dönüşümler imkanlı değildir çünkü enerji ya da maddenin rastgele daha konsantre biçimlere ya da küçük alanlara taşınacağı istatiksel açıdan pek mümkün değildir.

    Big Bang’den bu yana var olan çeşitli potansiyel enerji türleri, tetikleyici bir mekanizma var olduğunda sonradan “ serbest bırakılmış” olan ( kinetik ya da radyan enerji gibi daha aktif enerji türlerine dönüştürülmüş) evrendeki enerji dönüşümlerinin karakterini oluşturmuştur. Uranyum ve toryum gibi ağır izotoplarda saklı bulunan enerjinin nükleosentez yoluyla açığa çıkarıldığı radyoaktif çözülme bu sürecin örneklerinden biridir. Nükleosentez, ağır elementlerin Güneş sistemi ve Dünya’ya dahil edilmesinden önce, süpernova yer çekimi çöküşünden çıkan yer çekimsel potansiyel enerjiyi ağır elementlerin yaratılmasında depolayan bir süreçtir. Bu enerji nükleer fisyon bombalarında ya da sivil nükleer enerji üretiminde tetiklenir ve serbest bırakılır.

    Benzer olarak, kimyasal patlama durumunda, kimyasal potansiyel enerji çok kısa bir zaman diliminde kinetik ve ısıl enerjiye dönüşür. Buna başka bir örnek ise sarkaçtır. Sarkacın en yüksek noktasında kinetik enerji sıfırdır ve yer çekimsel potansiyel enerjisi en yüksek düzeydedir. En aşağı noktasında ise kinetik enerjisi maksimumdur ve potansiyel enerjisindeki azalmaya eşittir. Eğer sürtünme ve diğer kayıplar göz ardı edilirse,bu süreçler arasında enerji dönüşümü kusursuz olacaktır ve sarkaç sonsuza kadar salınımına devam edecektir.

     

    ------------

     

    ENERJİ VERİMLİLİĞİ NEDİR?

    Enerji  verimliliği,  binalarda  yaşam  standardı  ve  hizmet  kalitesinin,  endüstriyel  işletmelerde  ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan, birim hizmet veya ürün miktarı başına enerji tüketiminin azaltılmasıdır.

    EİE‘nin eğitim, etüt ve bilinçlendirme çalışmaları ile bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %20  ve ulaşım  sektöründe %15 olmak üzere dört Keban Barajı inşaa edebilecek yaklaşık 7,5 milyar TL değerinde enerji tasarruf potansiyelimiz olduğu tespit edilmiştir.

    Isıtma,  aydınlatma  ve  ulaşım  ihtiyaçlarımızı  karşılarken,  elektrikli  ev eşyalarımızı kullanırken, kısacası günlük  yaşantımızın her safhasında enerjiyi verimli kullanmak suretiyle, ihtiyaçlarımızından    kısıtlama  yapmadan  aile bütçesine, ülke ekonomisine    ve    çevremizin korunmasına katkı  sağlamamız mümkündür.

     

    Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?

    En önemli enerji kaynağı olan petrol ve kömür gibi fosil yakıtlar hızla tükeniyor.
    • Enerji  üretim ve tüketim  süreçlerinde  ortaya çıkan  sera  gazı  emisyonları  küresel  ısınma ve  iklim  değişikliğinin  en  önemli  nedenleri arasındadır.
    • Kullandığımız  enerjinin  %70‘ini  yurtdışından  döviz ödeyerek satın alıyoruz.
    • Evimizde ve ulaşımda tükettiğimiz enerjinin faturası aile bütçemizin en önemli kalemlerindendir.
    Enerji  faturalarımızı  düşürmek  ve  aile  ekonomisi  katkıda  bulunmak,  ülkemizin  enerjide  dışa
    bağımlılığı  azaltmak  ve  gelecek  nesillere  yaşanılabilir  bir  çevre  bırakmak  için  enerjiyi  verimli
    kullanalım.  
    Binalarımızda alacağımız bazı önlemler ve enerji tüketim alışkanlıklarımızdaki küçük değişiklikler bizlere çok şeyler kazandıracaktır.

     

    Endüstri nedir?

    İnsanların bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere ham maddeleri, yapılmış eşya haline getiren işlerin bütünüdür.

    Sanayi, hammaddeden mamul madde meydana getirmek için yapılan faaliyetler ve kullanılan araçlar olarak tanımlanabilir. Geniş anlamda sanayi kar sağlayıcı her türlü mal ve hizmet üretimini ifade eder. Zaten sanayi deyince akla hemen fabrika gelir. Fabrika, sanayi işlemlerinin yürütüldüğü binadır.

    Fabrikada hepsi birbiriyle bağlantılı olmak üzere çok sayıda işlem belli bir düzen dahilinde yürütülür. Böyle bir tesisin sahibi veya yöneticisine sanayici denir. Kural olarak sanayici kendi parasıyla yatırım yapar. Dolayısıyla kapitalist kavramına dahil edilebilir. Ancak sanayici kendisini işadamı olarak görür. Ve başkalarına  sağlayan müteşebbis olarak tarif edilmeyi tercih eder. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, imalat en önemli faaliyet, sanayici de toplumda en önemli işleve sahip insan konumundadır.

    Tarihte devrim diye adlandırılan çok sayıda gelişme vardır. Ancak bunların hiçbiri 18. asrın sonlarına doğru İngiltere'de yaşanan sanayi devrimi kadar ferdi ve toplumu şekillendirmemiştir. Sanayi devrimi sayesinde elle yapılan üretimin yerini makinelerle yapılan imalat almış ve bunun sonucunda tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmiştir.

    Ondan sonra ekonomik ve sosyal gelişmelerin hızı ve çapı giderek yükselmiş ve bugünkü karmaşık ekonomik ve sosyal topluma ulaşılmıştır. Ekonomik faaliyetler arasında tasnif yapıldığında sanayi ile diğer sektörler birbirinden tamamen farklı işler olarak dile getirilir. Gerçekten bu faaliyetler ilk bakışta sanayiden farklı hatta sanayi ile alakasız olarak görülür.

    Ancak söz konusu işleri imalat sanayiinden tefrik etmenin hakikatlere ne kadar uyduğu tartışmalıdır. İmalatın özü, girdilerin çıktılara dönüştürülmesidir. Biraz daha açarsak imalat işgücü, hammadde, malzeme ve teknoloji gibi üretimfaktörlerinin makine ve tezgahlarda somutlaşan imalat süreçleri vasıtasıyla mamul mala dönüştürülmesidir. Ancak A'dan Z'ye incelendiğinde sanayinin neredeyse tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığı anlaşılır. Şöyle ki, mesela mamul üretimi için gerekli hammaddenin tedarikçiden alımı tam anlamıyla ticarettir. Ayrıca mamul malların paraya çevrilmesi, ciddi düzeyde pazarlama ve satış faaliyetini gerektirir.

    Bu arada uluslararası pazara yönelen imalatçı ihracatçı firmalar, otomatikman dış ticaretçi olur. Malların depolanması, istenilen yerlere zamanında ve sağlam bir biçimde nakli hep sanayiciliğin içindedir. İşletme faaliyetinin her safhasında sanayici işinin finansmanını sermaye ve dış kaynaklarla en sağlıklı bir şekilde planlamak ve yürütmek zorundadır. Zaman zaman ortaya çıkan ihtiyaç fazlası parasını likitle verimli menkul değerlere yatırması karlılık bakımından elzemdir. Toparlarsak, üretim çalışmaları arasında yürütülen iç ve dış ticaret, pazarlama-satış, muhasebe, finans, lojistik, mali yatırım gibi işler imalatın ayrılmaz parçasını teşkil eder.

    Diğer taraftan imalat işinde en önemli işlerden biri dizayn (tasarım) işlemidir. Dizayn yepyeni bir mamul meydana getirmek veya mamulde işe yarar bir yenilik ortaya koymaktır. Diğer bir deyişle tasarım mutlaka yaratıcılığı gerektiren sanatsal bir uğraştır. Bu nedenle sanayiciliğin sanatı da içerdiğini söylemekte sakınca yoktur. Özetlersek sanayi, çok yönlü olumlu etkileriyle bir numaralı ekonomik faaliyettir. Bu özelliğiyle de her türlü destek ve teşvike fazlasıyla layıktır


    Endüstriyel işletme nedir ?

    Elektrik üretim faaliyeti gösteren lisans sahibi tüzel kişiler dışındaki yıllık toplam enerji tüketimleri bin TEP ve üzeri olan, ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmelerdir.   

     

     

     

     

     

    Sözlükte "enerji" ne demek?

    1. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan iş yapabilme yetisi, erke.
    2. Vücuda canlılık verdiği kabul edilen etkin güç.
    3. Belirli bir eyleme dönüşebilecek yeti, gizilgüç.

     

    Enerji kelimesinin ingilizcesi

    n. energy, power, kick, drive, pep, pith, snap, steam, verve, vigor, vigour [Brit.], vim, vinegar, guts
    Köken: Fransızca

  • Endüstriyel Enerji Nedir?

    Bir cisimde bulunan ve ortaya bir iş çıkarmaya yarayan güce denir. Dünyada hayat, evrendeki enerji sayesinde meydana gelmiştir.

    Bu enerjinin çoğu güneşten gelir. Güneş enerjisi toplu olarak kömürde, tahtada, benzinde birikmiş olarak bulunur. Güneş, yeryüzündeki suların buharlaşıp yağmur olarak yağmasını, böylece bir enerji kaynağı olan akarsuların oluşumunu da sağlar. İnsanlık, yeni enerji kaynaklarının keşfiyle paralel olarak ilerlemiştir.

    Enerji, birincisi kütle olan fizik biliminin İki önemli unsurundan biridir. Fizik bilginleri enerjiyle kütlenin aynı fikrin İki ayrı durumu olduğunu ileri sürerler. Enerjinin birçok şekillerini kimyasal değişmeler sayesinde elde etmek mümkündür. En önemli enerji kaynaklarından biri de, atom çekirdeğinde bulunur. Bir sistemin enerjisi, o sistemin yapabileceği azami iştir. İş, fizikte bir cisme, bir kuvvetin tesiri ile yol aldırma, yerini değiştirme şeklinde tarif edilir.

    İş (W), kuvvet (F) ve kuvvetetkisiyle cismin aldığı yol (x) ile gösterilirse, W= F.x olur. Kuvvet tatbik edilen cisimlerin hızları değişir. Bütün hareketli cisimler, hıza sahip oldukları için, aynı zamanda yukarıdaki iş tarifinden gidilerek enerjiye sahip oldukları da çıkarılabilir. Yani, hıza sahip olan cisimler zinde bir kuvvetin sahipidirler. Bu kuvvetle iş yapabilirler.

    Hızla çarpışan iki şişenin birbirini kırması, sahip oldukları enerji sebebiyledir. Hareketli cisimlerin sahip oldukları bu enerjiye "kinetik enerji" denir. Kinetik enerji, o cismin kütlesi ile hızının karesinin çarpımının yarısına eşit olur (E= 1/2 mv2 ). Sürtünmesiz bir ortamda duran bir cisim bir (F) kuvvetinin etkisiyle harekete geçer ve bir (x) yolu sonunda (v) hızını kazanırsa, kuvvetin yaptığ iş, cismin kazandığı kinetik enerjiye eşit olur (F.x= 1/2 mv2 ). Eğer kuvvet, hareketli cisme tesir etti ise, o zaman o cisim üzerine yapılan iş, o cismin kinetik enerjisindeki değişmeye eşittir.

    enerji

    Potansiyel enerji: Cisimlerin durumları sebebiyle iş yapabilecek halde olmalarıdır. Yer çekimi potansiyel enerjisi, yerin çekim kuvveti etkisindeki cisimlerin, yerden belli bir yükseklikte bulunmaları ile sahip oldukları enerjidir. Yapabilecekleri iş, kütlelerin, yerçekimi ivmesi ve bulundukları yüksekliğin çarpımıyla verilir. Potansiyel enerji= m.g.h ifadesinde, g yerçekimi ivmesini gösterir ve değeri sabittir. Esnek cisimler kuvvet tatbiki ile sıkışma ve uzama yapabildikleri için, potansiyel enerjiye sahip olabilirler. Yani, bir kuvvet sebebi ile üzerlerine yapılan işi, potansiyel enerji olarak depo edebilirler.

    Bir yayın biriktirdiği potansiyel enerji, esnekliğini gösteren sabit bir sayı ile uzama ve sıkışma miktarının karesinin çarpımının yarısı ile verilir. E= 1/2 k.x2 formülünde k sabitine, yay sabiti denir ve yayın sertlik derecesini gösterir. Kinetik enerjiye ve potansiyel enerjiye mekanik enerji denir. Mekanik enerji korunumludur. Aralarında değişme olabilir. Yüksekteki bir taş düşerken, potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.

    Hareketli bir cisim bir yayı sıkıştırırken, kinetik enerji, yayın biriktirdiği patansiyel enerji haline geçer. Düşen bir su kütlesinin potansiyel enerjisi, kinetik enerjihaline dönüşür. Bu kinetik enerji bir türbini döndürebilir. Bu türbinin dönme mili, bir su kabı içindeki karıştırıcıyı da döndürürse, kap içindeki suyun, sıcaklık derecesinin yükseldiği görülür. Suyun kazandığı ısı, türbini döndüren suyun kinetik enerjisidir.

    O halde ısı da bir enerjidir. Isınan cisimler iş yapabilirler. Gaz dolu bir kabın altı ısıtıldığında kabın kapağının yükseldiği görülür. Böylece ısı enerjisi potansiyel enerjiye dönüşmüştür. T sıcaklığındaki bir cismin sahip olduğu enerji, 1/2 K.T2 formülü ile verilir. K Boltzmann sabitidir. İzafiyet teorisinde, her maddenin bir enerjiye karşılık geldiği gösterilmiştir. Bir cismin kütlesinin, ışık hızının karesi ile çarpımı o maddenin enerji karşılığını verir (E= M.C2 ).

    Modern fizik, enerji naklinin (transferinin) çok küçük miktarlar (enerji paketleri) halinde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu küçük miktarlara (enerji paketlerine) kuvant denir. Bu hale de enerjinin kuvantumlu oluşu denir. En geniş manada enerjinin korunumlu olması, isim değiştirse de enerji miktarının değişmemesi demektir. Mesela kütle yok olmakta, fakat kütlenin karşılık geldiği enerji, ısı enerjisine dönmektedir.

    Enerji kanunları

    Güneşin yaydığı elektromagnetik dalgalar enerji taşırlar. Bu sebepten güneş önemli bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinin sanayideki yayılma miktarı 4x10 33 erg’dir. Güneşte, elektronlarını yüksek sıcaklık sebebi ile kaybetmiş olan hidrojen atomları birbirleri ile nükleer reaksiyonlara girerek, Helyum çekirdeği haline gelmekte ve reaksiyondaki kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkmaktadır.

    Bu enerji radyasyon yoluyla güneş etrafına yayılmaktadır. Jeolojik devirler boyunca toprak altında kalan canlı organizmalar, bugün çıkarılıp ısıya çevrilerek enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Bitki artıkları "maden kömürü" tabakalarını ve linyit yataklarını meydana getirmiştir. Diğer canlı organizmalar da petrol ve tabii gaz haline gelmişlerdir. Belli bir yükseklikteki su, yüksekliği nispetinde bir potansiyel enerjiye sahiptir. Bu potansiyel enerjiye "hidrolik enerji kaynağı" denir. Bu kaynaktan elektrik enerjisi elde edilir. Bütün enerji şekilleri iki bölüme ayrılır:

    Potansiyel enerji

    Bir cismin bulunduğu yer veya durumdan dolayı edindiği enerji miktarıdır. Bir cismin yerini veya durumunu değiştirmekle, o cismin ilk durumunda yapacağından daha çok iş yapabilmesi sağlanmışsa, cisme bir potansiyel verilmiş demektir.

    Kinetik enerji

    Cisimlerde, hareket halinde olmalarından dolayı bulunan enerjidir. Yüksekten dökülen su, bir değirmen tekerleğine çarptığında, bu cisimlerdeki potansiyel enerji (gizli güç), kinetik enerjiye (devrimsel güç) e çevrilebilir. Enerji daima bir şekilden ötekine çevrilebilir. Enerji değişimlerine tabiatta de çok rastlanır. Evrendeki enerji miktarı hiç bir zaman kaybolmaz. Enerjilerin dönüşümünün incelenmesi, «Enerjinin Korunması Kanunu» nu meydana getirmiştir. »Bu ilkeye göre, «enerji kendiliğinden var olmaz, kendiliğinden kaybolmaz».

    Nükleer enerji

    Atomun kütle kaybına karşılık gelen enerjidir. Nükleer reaksiyonlarda, kütle kaybı enerji şeklinde açığa çıkar.

    Rüzgar enerjisi

    Yani basınç farkları sebebiyle hava moleküllerinin kazandıkları kinetik enerji ve (gel-git) denilen suların yükselmesi ve alçalması da enerji kaynağı olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda dalgalar ve denizlerin dip ve yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı da bir enerji kaynağıdır.

    Jeotermal enerjisi

    Yer kabuğundaki kızgın magma tabakasındaki ısı enerjisidir. Bu tabakaya temas eden su, yüksek basınçlı buhar halinde yeryüzüne çıkar veya çıkarılır.

     

    Elektrik enerjisi

    Enerji naklinde elektrik enerjisi kullanılır. Bu alternatörün rotorunun dönme eksenine bağlı türbin (su veya buhar türbini), başka bir enerjiyle (barajlarda yüksekten düşen su ile veya termal ve nükleer santrallarda buhar kazanlarındaki buhar basıncı ile) döndürülürse, elektrik enerjisi elde edilir. Elektrik enerjisi aynı zamanda güneş pillerinden de elde edilmektedir.

     

    Enerjinin biçimleri

    Enerji birçok biçimde var olabilir: Doğa bilimlerinin içerisinde, çeşitli enerji biçimleri tanımlanabilir.

    • kimyasal enerji :Yemek, pil vb. maddelerdeki depolanmış enerjidir.
    • Isı enerjisi : Atomların hareketinin enerjisidir.
    • Potansiyel enerji: Bir maddenin durumuna göre sahip olduğu enerjidir (yokuştaki tekerlek, esnetilmiş lastik veya havada tutulan top gibi).
    • Kinetik enerji: Bir maddenin bir yerden başka bir yere gitmek veya dönmek için ihtiyaç duyduğu enerji türüdür.
    • Manyetik enerji: Potansiyel enerji ile kinetik enerjinin toplamıdır.
    • Elektrik enrjisi: Elektronların hareketlerinden kaynaklanan enerjidir.
    • Manyetik enerji: Sadece metallerin sahip olabildiği, atomların dizilimine bağlı çekme veya itme hareketine dönüşebilen enerjidir.
    • Nükleer enerji: Atomların içlerinde sakladıkları enerjidir.
    • Işık enerji: Maddelerden yansıyıp görüntü oluşturan enerjidir.
    • Ses enerjisi: Canlıların duyma organı tarafından algılanabilen enerji türüdür.

    Yukarıdaki liste, enerjinin muhtemel listesi tamamlamak zorunda değildir. Ne zaman doğa bilimcileri enerji korunumu yasası ile çelişen bir olay keşfederlerse, durumu açıklayacak yeni biçimler eklenebilir.

    Isı ve iş, sistemin özelliklerini göstermemeleri fakat transfer edilen enerji süreçlerinde olmalarından dolayı özel durumlardır. Genellikle, bir cisimde ne kadar ısı ya da işin bulunduğunu ölçemeyiz fakat bunun yerine belirli yollarla, verilen durumun olduğu sırada, sadece cisimler arasında transfer edilenin ne kadarının enerji olduğudur.

    Enerjinin çeşitleri sınıflandırılabilir. Yukarıda sıralananların bazıları listede olanların diğerlerini içerebilir ya da kapsayabilir. Depolanan enerjinin çeşitleri potansiyel enerji olarak adlandırılan doğanın temel kuvvetlerine bağlıdır. Potansiyel enerji, özel bir kuvvet çeşidinin ( kuvvet alanı, alan) etkisi altında olan cisimlerin ya da parçacıkların düzeni içerisinde kaydedilmesidir. Bunlar yer çekimsel enerji ( kütlelerin bir yer çekimsel alan içerisinde toplanması yoluyla depolanan enerji), nükleer enerjinin farklı çeşitleri ( nükleer ve zayıf kuvvetten yararlanarak depolanan enerjidir.), elektriksel enerji ( elektrik alandan...), ve manyetik enerji ( manyetik alandan...).

    Diğer alışılmış enerji çeşitleri kinetik ve potansiyel enerjinin karışımının değişimidir. Bir örnek: genellikle makroskobik düzeyde kinetik ve potansiyel enerjinin toplamı mekanik enerjidir. Maddeler içerisindeki elastik enerji ayrıca atomlar ve moleküller arasındaki elektriksel potansiyel enerjiye bağlıdır. Kimyasal enerji elektriksel potansiyel enerji haznesinden salınan ve depolanan ve molekülleri ya da atomik çekirdekleri etkileşime sokan enerjidir.

    Klasik mekanik, bir alan içerisindeki konum işlevi olan potansiyel enerji, hızın bir işlevi olan hareket (kinetik) enerji üzerinden hesaplamalar yapar. konum ve hız bir gözlemci çerçevesinde seçilmelidir. Gözlemci çerçevesini tanımlamak için gerekli olan şeylerden biri sıfır noktasıdır.Bu sıklıkla, Dünya'nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.

    Hareket ya da potansiyel enerjinin bütün biçimleri sınıflandırılmaya girişilmiştir. Richard Feynman şunun altını çizer:

    Potansiyel ve hareket enerjisinin bu tanımı uzunluk ölçüsünün tanımına bağlıdır. Örneğin; biri, ısıl potansiyel ve hareket enerjisini içermeyen, makroskobik potansiyel ve hareket enerjisinden bahsedebilir. Ayrıca, kimyasal potansiyel enerji makroskobik bir kavramla adlandırılır. Daha yakın incelemeler atomik ve yarı atomik ölçekte, onun gerçekten potansiyel ve hareket enerjisinin toplamı olduğunu gösterir. Benzer yorumlar nükleer potansiyel enerji ve diğer enerji biçimlerinin en yaygın olanlarına uygulanır. Eğer çeşitli uzunluk ölçekleri ayrıştırılırsa, uzunluk ölçeğindeki bu bağımlılık, genelde olduğu gibi problemli değildir. Fakat, farklı uzunluk ölçekleri gruplandırıldığı zaman karmaşa yükselebilir. Örneğin, sürtünme makroskobik işi mikroskobik ısıl enerjiye dönüştürdüğü zaman böyle olur.

    Enerji, çeşitli verimlerde farklı biçimler arasında dönüştürülebilir. Bu arasında dönüştürülen ögelere enerji düşürücü denir.

     

    Enerji transferi

    Enerji olgusu ve transferi en doğal olayı açıklama ve tahmin etmede hayati önem taşır. Enerjinin bir biçimi sık sık isteyerek bir diğerine dönüştürülebilir. Örneğin; bir batarya kimyasal enerjiden elektrik enerjisine; bir baraj, yer çekimsel potansiyel enerjiden hareket eden suyun kinetik enerjisine ve sonunda elektrik jeneratörü aracılığıyla elektrik enerjisine dönüşür.

    Enerjinin emek ve ısının iki temel kanunuyla – Carnot teoremi ve termodinamiğin ikinci kanunu- nasıl etkili bir şekilde diğer biçimlere dönüştürüleceği konusunda katı sınırlar vardır. Bir motor çalışması için kullanıldığında bu sınırlar özellikle kanıt olacaktır. Bazı enerji transferleri oldukça etkili olabilir.

    Enerji transferinin yönü ( hangi enerji türü hangi enerji türüne dönüşür) genellikle entropi ( var olan tüm serbestlik derecesi içinde eşit enerji dağılımı) göz önünde tutularak tarif edilir. Pratikte bütün enerji dönüşümleri küçük ölçekte imkanlıdır fakat belirli büyük dönüşümler imkanlı değildir çünkü enerji ya da maddenin rastgele daha konsantre biçimlere ya da küçük alanlara taşınacağı istatiksel açıdan pek mümkün değildir.

    Big Bang’den bu yana var olan çeşitli potansiyel enerji türleri, tetikleyici bir mekanizma var olduğunda sonradan “ serbest bırakılmış” olan ( kinetik ya da radyan enerji gibi daha aktif enerji türlerine dönüştürülmüş) evrendeki enerji dönüşümlerinin karakterini oluşturmuştur. Uranyum ve toryum gibi ağır izotoplarda saklı bulunan enerjinin nükleosentez yoluyla açığa çıkarıldığı radyoaktif çözülme bu sürecin örneklerinden biridir. Nükleosentez, ağır elementlerin Güneş sistemi ve Dünya’ya dahil edilmesinden önce, süpernova yer çekimi çöküşünden çıkan yer çekimsel potansiyel enerjiyi ağır elementlerin yaratılmasında depolayan bir süreçtir. Bu enerji nükleer fisyon bombalarında ya da sivil nükleer enerji üretiminde tetiklenir ve serbest bırakılır.

    Benzer olarak, kimyasal patlama durumunda, kimyasal potansiyel enerji çok kısa bir zaman diliminde kinetik ve ısıl enerjiye dönüşür. Buna başka bir örnek ise sarkaçtır. Sarkacın en yüksek noktasında kinetik enerji sıfırdır ve yer çekimsel potansiyel enerjisi en yüksek düzeydedir. En aşağı noktasında ise kinetik enerjisi maksimumdur ve potansiyel enerjisindeki azalmaya eşittir. Eğer sürtünme ve diğer kayıplar göz ardı edilirse,bu süreçler arasında enerji dönüşümü kusursuz olacaktır ve sarkaç sonsuza kadar salınımına devam edecektir.

     

    ENERJİ VERİMLİLİĞİ NEDİR?

    Enerji  verimliliği,  binalarda  yaşam  standardı  ve  hizmet  kalitesinin,  endüstriyel  işletmelerde  ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan, birim hizmet veya ürün miktarı başına enerji tüketiminin azaltılmasıdır.

    EİE‘nin eğitim, etüt ve bilinçlendirme çalışmaları ile bina sektöründe %30, sanayi sektöründe %20  ve ulaşım  sektöründe %15 olmak üzere dört Keban Barajı inşaa edebilecek yaklaşık 7,5 milyar TL değerinde enerji tasarruf potansiyelimiz olduğu tespit edilmiştir.

    Isıtma,  aydınlatma  ve  ulaşım  ihtiyaçlarımızı  karşılarken,  elektrikli  ev eşyalarımızı kullanırken, kısacası günlük  yaşantımızın her safhasında enerjiyi verimli kullanmak suretiyle, ihtiyaçlarımızından    kısıtlama  yapmadan  aile bütçesine, ülke ekonomisine    ve    çevremizin korunmasına katkı  sağlamamız mümkündür.

     

    Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?

    En önemli enerji kaynağı olan petrol ve kömür gibi fosil yakıtlar hızla tükeniyor.
    • Enerji  üretim ve tüketim  süreçlerinde  ortaya çıkan  sera  gazı  emisyonları  küresel  ısınma ve  iklim  değişikliğinin  en  önemli  nedenleri arasındadır.
    • Kullandığımız  enerjinin  %70‘ini  yurtdışından  döviz ödeyerek satın alıyoruz.
    • Evimizde ve ulaşımda tükettiğimiz enerjinin faturası aile bütçemizin en önemli kalemlerindendir.
    Enerji  faturalarımızı  düşürmek  ve  aile  ekonomisi  katkıda  bulunmak,  ülkemizin  enerjide  dışa
    bağımlılığı  azaltmak  ve  gelecek  nesillere  yaşanılabilir  bir  çevre  bırakmak  için  enerjiyi  verimli
    kullanalım.  
    Binalarımızda alacağımız bazı önlemler ve enerji tüketim alışkanlıklarımızdaki küçük değişiklikler bizlere çok şeyler kazandıracaktır.

     

    Endüstri nedir?

    İnsanların bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere ham maddeleri, yapılmış eşya haline getiren işlerin bütünüdür.

    Sanayi, hammaddeden mamul madde meydana getirmek için yapılan faaliyetler ve kullanılan araçlar olarak tanımlanabilir. Geniş anlamda sanayi kar , sağlayıcı her türlü mal ve hizmet üretimini ifade eder. Zaten sanayi deyince akla hemen fabrika gelir. Fabrika, sanayi işlemlerinin yürütüldüğü binadır.

    Fabrikada hepsi birbiriyle bağlantılı olmak üzere çok sayıda işlem belli bir düzen dahilinde yürütülür. Böyle bir tesisin sahibi veya yöneticisine sanayici denir. Kural olarak sanayici kendi parasıyla yatırım yapar. Dolayısıyla kapitalist kavramına dahil edilebilir. Ancak sanayici kendisini işadamı olarak görür. Ve başkalarına iş sağlayan müteşebbis olarak tarif edilmeyi tercih eder. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, imalat en önemli faaliyet, sanayici de toplumda en önemli işleve sahip insan konumundadır.

    Tarihte devrim diye adlandırılan çok sayıda gelişme vardır. Ancak bunların hiçbiri 18. asrın sonlarına doğru İngiltere'de yaşanan sanayi devrimi kadar ferdi ve toplumu şekillendirmemiştir. Sanayi devrimi sayesinde elle yapılan üretimin yerini makinelerle yapılan imalat almış ve bunun sonucunda tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmiştir.

    Ondan sonra ekonomik ve sosyal gelişmelerin hızı ve çapı giderek yükselmiş ve bugünkü karmaşık ekonomik ve sosyal topluma ulaşılmıştır. Ekonomik faaliyetler arasında tasnif yapıldığında sanayi ile diğer sektörler birbirinden tamamen farklı işler olarak dile getirilir. Gerçekten bu faaliyetler ilk bakışta sanayiden farklı hatta sanayi ile alakasız olarak görülür.

    Ancak söz konusu işleri imalat sanayiinden tefrik etmenin hakikatlere ne kadar uyduğu tartışmalıdır. İmalatın özü, girdilerin çıktılara dönüştürülmesidir. Biraz daha açarsak imalat işgücü, hammadde, malzeme ve teknoloji gibi üretim faktörlerinin makine ve tezgahlarda somutlaşan imalat süreçleri vasıtasıyla mamul mala dönüştürülmesidir. Ancak A'dan Z'ye incelendiğinde sanayinin neredeyse tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığı anlaşılır. Şöyle ki, mesela mamul üretimi için gerekli hammaddenin tedarikçiden alımı tam anlamıyla ticarettir. Ayrıca mamul malların paraya çevrilmesi, ciddi düzeyde pazarlama ve satış faaliyetini gerektirir.

    Bu arada uluslararası pazara yönelen imalatçı ihracatçı firmalar, otomatikman dış ticaretçi olur. Malların depolanması, istenilen yerlere zamanında ve sağlam bir biçimde nakli hep sanayiciliğin içindedir. İşletme faaliyetinin her safhasında sanayici işinin finansmanını sermaye ve dış kaynaklarla en sağlıklı bir şekilde planlamak ve yürütmek zorundadır. Zaman zaman ortaya çıkan ihtiyaç fazlası parasını likitle verimli menkul değerlere yatırması karlılık bakımından elzemdir. Toparlarsak, üretim çalışmaları arasında yürütülen iç ve dış ticaret, pazarlama-satış, muhasebe, finans, lojistik, mali yatırım gibi işler imalatın ayrılmaz parçasını teşkil eder.

    Diğer taraftan imalat işinde en önemli işlerden biri dizayn (tasarım) işlemidir. Dizayn yepyeni bir mamul meydana getirmek veya mamulde işe yarar bir yenilik ortaya koymaktır. Diğer bir deyişle tasarım mutlaka yaratıcılığı gerektiren sanatsal bir uğraştır. Bu nedenle sanayiciliğin sanatı da içerdiğini söylemekte sakınca yoktur. Özetlersek sanayi, çok yönlü olumlu etkileriyle bir numaralı ekonomik faaliyettir. Bu özelliğiyle de her türlü destek ve teşvike fazlasıyla layıktır.


    Endüstriyel işletme nedir ?

    Elektrik üretim faaliyeti gösteren lisans sahibi tüzel kişiler dışındaki yıllık toplam enerji tüketimleri bin TEP ve üzeri olan, ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmelerdir.   

    Sözlükte "enerji" ne demek?

    1. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan iş yapabilme yetisi, erke.
    2. Vücuda canlılık verdiği kabul edilen etkin güç.
    3. Belirli bir eyleme dönüşebilecek yeti, gizilgüç.

    ENDÜSTRİYEL ENERJİNİN KULLANILDIĞI ALANLAR

    Endüstriyel Enerji Sanayi de , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji ,Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji , Gaziantep sanayisinde Endüstriyel Enerji , Gaziantepte Endüstriyel Enerji üzerine çalışan firmalar , Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji ne için kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olur , Endüstriyel Enerji ne sıklıkla kullanılır , Endüstriyel Enerjiyi verimli kullanma yolları , Enerji tasarrufunda Endüstriyel Enerji , Buhar kazanında Endüstriyel Enerji , kızgın yağ kazanında Endüstriyel Enerji , Kızgın su kazanında Endüstriyel Enerji , Kalirofer kazanlarında Endüstriyel Enerji , verimli enerji çeşitleri , Endüstriyel Enerjiyi verimliliğini arttıran etmenler , Enerji verimliliği nedir , yeşil enerji nedir , Endüstriyel Enerji kapasite hesaplama  , Endüstriyel Enerji nerelerde kullanılır , Endüstriyel Enerji olmasa ne olurdu , Endüstriyel Enerjiyi arttıran faktörler nelerdir , ne için Endüstriyel Enerji kullanmalıyız , Endüstriyel Enerji üzerine çalışma yapan firmalar kimlerdir , Buhar kazanın verimliliğini nasıl artırabilirim , Endüstriyel Enerjide verimlilik nedir , Endüstriyel Enerjide verim nasıl hesaplanır , Endüstriyel Enerji verime etki eden faktörler nelerdir , Endüstriyel Enerji buhar kazanlarında ne kadar etkilidir , buhar kazanı satan firmalar kimlerdir , kızgın su kazanı satan firmalar kimlerdir , kalifer kazanı satan firmalar kimlerdir , doğalgaz kazanı satan firmalar kimlerdir , sıcak su kazanı satan firmalar kimlerdir , kazan dairesi bakımı yapan firmalar , kazan dairesinde ne gibi bakımlar yapılır, kazan dairesinde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir , buhar kazanın patlama riski varmıdır , kızgınyağ kazanı patlar mı , kızğınyağ kazanında dikkat edilmesi geren etkenler nelerdir , kazan dairesi peryodik bakımı nedir , kazan dairesinde yapılması gereken etkenler nelerdir , neden Endüstriyel Enerji kullanmamız gereklidir , su şartlandırma ne işe yarar , kazan dairesinde neden yumuşak su kullanmalıyız , Endüstriyel Enerjide tasarrufa gidilecek etkenler nelerdir , Endüstriyel Enerji nasıl kontrol edilir , Endüstriyel Enerji tasarruf projeleri , Endüstriyel Enerjililiği iş birliği nelerdir , Endüstriyel Enerjide enerji verimliliği toplantısı ne zaman yapılır , ısı kayıbını engelleyen etmenler nelerdir , Enerji verimliliği ne işe yarar , Aktif Endüstriyel Enerji nedir ve ne işe yarar , Endüstriyel Enerji verimliliğini arttırma etkenleri nelerdir , enerji verimliğiği nedir ve nasıl arttırılır , Endüstriyel Enerji kapasitesi nasıl hesaplanır , Efektif Endüstriyel Enerji nedir , Endüstriyel Enerji üretimi yapan firmalar kimlerdir , Doğalgaz da Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Endüstriyel Enerji de elektrik tüketimi nasıl etkiler , Endüstriyel Enerji seminerleri ne zaman yapılır , otomasyonlu Endüstriyel Enerji nedir , ortadoğu türk Endüstriyel Enerji çalışmaları nelerdir , Endüstriyel Enerji proje taahut yapan firmalar kimlerdir , Endüstriyel Enerji de güncel iş olanakları nelerdir , Endüstriyel Enerji hakkında bilinmeyenler hizmetler nelerdir , hangi sektörlerde Endüstriyel Enerji kullanılır , çevre teknolojisinde Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Atık enerji de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , sanayi ve enerji verimliliğin de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmalıdır , Endüstriyel fanlar nedir ve nerelerde kullanılılır , OSB de Endüstriyel Enerjinin yeri nedir , Türkiye de Endüstriyel Enerji nasıl kullanılmaktadır , Halıcılar için Endüstriyel Enerjinin önemi nedir , kaliteli enerji nedir  ve nasıl üretilir , buhar kazanı satan firmalar arasında öncü firmalar kimlerdir , buhar kazanı almak istiyorum , buhar kazanı alırken nelere dikkat etmeliyim .